• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C

Yarışmalarda insanlar para için 'maymun' ediliyor

Yarışmalarda insanlar para için 'maymun' ediliyor
Yarışma programı enflasyonunu değerlendiren Prof. Dr. Ali Atıf Bir "Buradaki sosyal sorun 'para' için insanları 'maymun' etmek ve insan onuruyla oynamak" dedi.

Hangi televizyon kanalını açsanız bir yarışmaya rastlıyorsunuz. Halkın sinema filmi ve dizilerden tanıdığı ünlü isimler bir bir yarışma sunmaya başladı. Çoğunluğu para ödüllü bu yarışmalar yarışmacı bulmakta da sıkıntı yaşamıyorlar. Garip garip yarışmalarda kimi bilgisini kimi bedenini kimi ise sesini yarıştırıyor. Anne-kız, kaynana-gelin yarışanlar da işi kreması gibi ... Adeta bir yarışma enflasyonu yaşanıyor. Peki bu yarışmalar neden bu kadar yoğunlukta? Çok mu izleniyorlar? İnsanlar bu yarışmalara neden katılıyor? Ortada bir sosyal sorun var mı? Bu soruları Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Atıf Bir’e sorduk. Bir'den yarışmalar ve yarışmacılara ilişkin ilginç yanıtlar aldık... 

‘ŞÖHRET VE PARA İKİLEMİ’ 
Yarışma programlarının şöhret ve para ikilemi ile yürüdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Bir, “Türkiye ’de reyting ölçümüne siyasiler karıştı. Futbolun içinde siyasilerin eli ne kadar varsa artık reyting ölçümlerinin içinde var o kadar var. Bu şartlar altında yapılan ölçümlerin ürettiği yarışma talebi gerçek bir talep mi bilmiyoruz ama yarışmalar dizi furyası karşısında daha az maliyetli programlar üretmeye çalışan TV'lerin başvurdukları bir araç. Daha az girdiyle daha çok çıktı elde etmek mümkün. Hem eğlendirip hem "şöhret" olma şansı verip hem de para kazandırdığı için bir insan tipine oldukça çekici geliyor bu programlar. Yarışmacıların saflıkları, salaklıkları da bir sonraki güne cımbızlanarak yeniden üretilince kulaktan kulağa iletişim yüksek oluyor” diye konuştu. 

‘SOSYAL BİR SORUN VAR’ 
Ortada bir sosyal sorun da olduğuna dikkat çeken Bir şöyle konuştu: “Buradaki sosyal sorun ‘para’ için insanları ‘maymun’ etmek ve insan onuruyla oynamak. Bu kör gözüm parmağıma yapıldığında da gerçekten rahatsız edici oluyor. İnsan kendi haline bırakırsanız kendini öldürebilen bir varlık. Bir yerde ona dur demek gerekiyor. Burada da RTÜK gibi kurumlara ihtiyaç var. Ne yazık ki Türkiye'de kanal bolluğu birçok RTÜK kanunun maddesinin uygulanmamasına neden oluyor. Çünkü bizde çoğulculuk değil çoklukçuluk var. Bu nedenle her program türünün kısa sürede dibine vuruyoruz.” 

REYTİNG ÖLÇÜMLERİNE SİYASET KARIŞTI 
Türkiye’deki reyting ölçümlerini de değerlendiren Prof. Dr. Ali Atıf Bir şunları söyledi: “Futbolun içinde siyasilerin eli ne kadar varsa artık reyting ölçümlerinin içinde o kadar siyasilerin eli var. Örneğin kurucu anket sonuçları küçük bir grubun dışında hiçbir şekilde kimseyle paylaşılmıyor. Bu nedenle de evrenin ne kadar panele yansıdığını bilmiyoruz. Şunu da anımsatmakta yarar var. Ölçümlerin AGB'den KANTAR MEDYA'ya geçtiği dönem AGB'ye yapılan baskın ve sonrasındaki gözaltılar, mahkemeler Cemaat-Hükümet işbirliğinin güçlü olduğu dönemdi. Ortada artık ne o polisler, ne savcılar ne de hakimler var. Balyoz'dan Ergenekon'dan eser kalmadı. Ama eski sistemin ürünü olan reyting sistemi hala devam ediyor.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim