• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

Yalçın Akdoğan: Gazeteciler yeniden ele alınmalı

Yalçın Akdoğan: Gazeteciler yeniden ele alınmalı
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından düzenlenen "Basın İş Kanunu Çalıştayı"na katıldı.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından düzenlenen "Basın İş Kanunu Çalıştayı"na katıldı.

Burada konuşan Akdoğan, basın emekçilerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek "1953 yılından beri yürürlükte olan bu kanun birçok defa tadil edilmiş olmasına rağmen bugün geldiğimiz noktada ihtiyaçları karşılamadığı yönünde çok yoğun bir tartışma var. Bugün gazetecilik tanımından, mali ve özlük haklara kadar birçok konuda gazetecilerin ve basın çalışanlarının çalışma hayatlarına ilişkin yasal mevzuatın yeniden ele alınması gerekiyor" dedi.

"BİZİM YAPACAĞIMIZ DEĞİŞİME DİRENMEK DEĞİL, DEĞİŞİMİ KAVRAMAK"

Gazeteciliğin, teknoloji yoğunluklu bir mesleğe dönüşmesi ile istihdam alanında daralmalar yaşandığını ve gazeteciliğin zor bir meslek olduğunu ifade eden Akdoğan, "Bizim yapacağımız bu değişime direnmek değil, elbette bu değişimi kavramak ve en yararlı şekilde mesleğimize, yaşamlarımıza aktarmaktır. Yeni medya ortamında hızlı bir değişim yaşanırken ve bu değişimden hayatlarımız, mesleğimiz olumlu ya da olumsuz bir şekilde etkilenirken kenarda durup izleyemeyiz. Gazetecilik doğası gereği zaten zor bir meslek. Gazeteci hem bedenen işçilik yapar, hem de yoğun bir zihinsel faaliyet yürütür. Karda, kışta, sıcakta, tehlike altında, kan ter içinde haberin peşinde koşar. Bir taraftan zihinsel, bir taraftan bedensel bir faaliyet yürütür. Bu yüzden hem fikir, hem de beden işçisidir. İşvereninden en alt kademede çalışan arkadaşımıza kadar, bu sektörde çalışan arkadaşlarımızın büyük zorluk ve fedakarlıkla işlerini yaptığını biliyorum" şeklinde konuştu.

"KADERİ PATRONUNUN İKİ DUDAĞI ARASINDA OLAN GAZETECİ İŞİN HAKKINI VEREBİLİR Mİ?"

Başta ekonomik olmak üzere birçok sorun ile mücadele eden gazetecinin işini hakkı ile yapabilmesini nasıl sağlayabiliriz, diyen Akdoğan, "Kaderi patronunun sadece iki dudağı arasında olan ve her an işten çıkarılma korkusu yaşayan bir gazeteci, bu işin hakkını layıkıyla verebilir mi? Kıdem ve tecrübe gibi bu mesleğin yaslandığı en önemli iki özelliğin, ucuz iş gücüne kurban edildiği bir ortamda gazeteci yarına güvenle bakabilir mi? Bazı meslekler doğası gereği esnek bir mesai gerektirir. Ancak gece geç saatlere kadar mesaide kalan, haftada ancak bir gün izin yapabilen veya yapamayan, bayramda, tatilde çalışmak zorunda kalan bir gazeteciyi normal bir çalışan olarak görebilir miyiz? İşten çıkarıldıktan sonra bile hakkı olan tazminatı ancak aylarca süren mahkemeler sonucunda alabilen bir gazetecinin iş güvencesinden söz edebilir mi? Üzülerek belirtmek istiyorum ki, her gün gazeteci arkadaşlarımız yalnızca birkaçını sıralayabildiğim bu sorunlarla yüzleşerek iş yapmaya çalışıyor. Bu durumu düzeltmek için hiç şüphesiz herkese büyük sorumluluklar düşüyor. Biz, hükümet olarak sorumluluğumuz farkındayız" ifadelerini kullandı.

"YASAL MEVZUATIN YENİDEN ELE ALINMASI GEREKİYOR"

Türkiye'de uygulanan iş mevzuatının gazeteciye özel bir önem verdiğini vurgulayan Yalçın Akdoğan, "1953 yılından beri yürürlükte olan bu kanun birçok defa tadil edilmiş olmasına rağmen bugün geldiğimiz noktada ihtiyaçları karşılamadığı yönünde çok yoğun bir tartışma var. Bugün gazetecilik tanımından, mali ve özlük haklara kadar birçok konuda gazetecilerin ve basın çalışanlarının çalışma hayatlarına ilişkin yasal mevzuatın yeniden ele alınması gerekiyor" dedi.

"DEĞİL BASIN KANUNU, BİRÇOK ÇALIŞAN KAYIT DIŞI ÇALIŞTIRILABİLİYOR"

Basın kanununun getirdiği imkanları yük olarak gören anlayışın ürettiği sorunları iyi bildiklerini söyleyen Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Değil basın kanunu, birçok çalışan kayıt dışı çalıştırılabiliyor. Yani basın kanunu kapsamına almadan çalıştırmanın ötesinde, sigortasız, kayıt dışı çalıştırılan basın emekçileri var. Bizim bu çalışmaları yapmadaki amacımız, çalışanlar üzerinden işverene örtülü mesaj göndermek değil, bizzat çalışanı ve işvereni ile daha sağlıklı bir medya düzenini nasıl oluşturabiliriz, bunu tüm boyutlarıyla ele almak. Her açıdan güçlü ve sağlıklı şirketlerin varlığı sektörün de sağlıklı işlemesinin garantisi olacaktır. Hükümet olarak nasıl ki, diğer iş kollarında güçlü bir özel sektör varlığı için mücadele ediyor, bu konuda düzenlemelere gidiyorsak medya sektöründe de önceliğimiz güçlü bir özel sektörünün varlığıdır"

"EMEKÇİLERİN ŞARTLARINI ÖNCELİKLE DEĞERLENDİRMEK DURUMUNDAYIZ"

RTÜK Yasası'nda değişikliğe gittiklerini ifade eden Yalçın Akdoğan, "İnsan eziliyorsa, insan faktörü devre dışı kalıyorsa ondan sonra sermaye ve diğer şeyler bunlar birbirini tamamlayan faktörler, ama önce insan demek durumundayız ve emekçilerin şartlarını öncelikle değerlendirmek durumundayız. Bu sadece bir iş, kazanç, ekmek meselesi değil, gazeteci dediğimiz insan topluluğu fikirsel, zihinsel bir iş yapıyor. Bu yüzden onun başka ekonomik problemlerle çok fazla boğuşmaması gerekiyor. Dünyada ne tür gelişmeler oluyor, diğer ülkeler bu sorunlarla nasıl başa çıkıyorlar, ne tür düzenlemeler yapıyorlar? Bu konuda akademik olarak bu süreçleri takip ediyoruz" diye konuştu.

Bu haber toplam 212 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim