• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

Vizyonda Mad Max (Fury Road) rüzgarı esecek!

Vizyonda Mad Max (Fury Road) rüzgarı esecek!
Cannes Film Festivali’ne Hollywood yıldızı Charlize Theron damgasını vurdu. Bu yıl 68’incisi düzenlenen festivalde Mad Max serisinin son filmi ilk kez gösterildi.

Cannes Film Festivali’ne Hollywood yıldızı Charlize Theron damgasını vurdu. Bu yıl 68’incisi düzenlenen festivalde Mad Max serisinin son filmi ilk kez gösterildi.

Filmin baş rollerini güzel oyuncu Theron ve Tom Hardy paylaşıyor. 1979’da Mad Max’ı hayatımıza sokan yönetmen George Miller, Mad Max2’den (1981) sonra 1985 yapımı Mad Max-Beyond Thunderdome filmiyle yol savaşçısı Max’in macerasını noktalamıştı.

Sinema severleri hafta sonu heyecan ve aksiyon dolu bir film bekliyor, Mad Max serisi, 3. filmden tam 30 yıl sonra tekrar sinemalara dönüyor. Tam bir görsel şölen sunan filmde Mel Gibson’la özdeşleşmiş Mel Gibson karakterini Tom Hardy canlandırıyor.

1979’da Mad Max’ı hayatımıza sokan yönetmen George Miller,Mad Max 2’den (1981) sonra 1985 yapımı Mad Max-Beyond Thunderdome filmiyle yol savaşçısı Max’in macerasını noktalamıştı. Mel Gibson’la özdeşleyen ve bir anlamda onu sinemaya kazandıran seri, Soğuk Savaş paranoyasının sinemadaki en iyi tezahürlerinden biri olarak kabul edildi yıllarca.

Kıyamet sonrası insanlığın yaşadığı kaotik durumu anlatan seri birçok filme de (Terminatör2’nin, Matrix Reloaded’ın otoban sahneleri gibi) ilham kaynadığı oldu. George Miller daha sonraki yıllarda Lorenzo’nun Yağı, Neşeli Ayaklar gibi filmlerle kariyerine farklı bir şekilde devam etti.

Ama ismi hep Mad Max serisiyle anıldı. Aradan 30 yıl geçtikten sonra Miller adıyla özdeşleşen serinin dördüncü filmi Mad Max: Fury Road ile Max’i tekrar hayatımıza sokuyor. Genelde bu türgeri dönüşler endişe vericidir. Seyirci, özel bağ kurduğu filmlere dokunulmasını ve o büyünün bozulmasını pek istemez. Bunun için de temkinli yaklaşılır.

Anlaşılan Miller bunun çok farkında. Baştan söyleyelim yönetmen serinin ruhuna, tavrına, atmosferine, aksiyon anlayışına halel getirmemeye çalışıyor ve bunu da başarıyor. Soğuk Savaş dönemi bittiği için Miller’ın kıyamet sebebi değişiyor elbet.

Fukuşima adı zikredilerek bu sefer kıyametin nükleer santrallerden geleceğine işaret ediyor yönetmen. Ayrıca Mel Gibson’ın yerine Tom Hardy’nin canlandırdığı Max’in yanına, onun kadar yetenekli ve usta bir kadın ’savaşçı’ Furiosa’yı dahil ederek (Charlize Theron) karakterlerini zenginleştiriyor.

Ama Miller yaptığı sadece kadını aksiyon karakteri olarak kullanmak değil. Hikayeye güçlü bir kadın damarı dahil ederek feminist bir bakış açısı da getiriyor. Bunun için Miller’ın uzaktan Thelma ve Louise’e sıkı bir selam gönderdiğini söylemek mümkün.

Hikaye olarak daha çok Mad Max 2’ye yakın duran filmde Miller, aksiyon sahnelerinde teknolojinin imkanlarından yararlansa da kurgu oyunları ve çekim açılarıyla bu sahnelerin ’oyun’ hissi vermesini engelliyor ve eski tip ’el emeği göz nuru’ aksiyon sahneleri izler gibi hissettiriyor bize.

Aksiyonsa aksiyon, hikayeyse hikaye, altmetinse altmetin, Miller Mad Max: Fury Road ile sinemaya tekrar 80’ler ruhunu getiriyor. O zaman’Hoş geldin Max’ demek elzem!

Bu haber toplam 360 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim