• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 33 °C

TÜSİAD başkanının enteresan bulduğu veri

TÜSİAD başkanının enteresan bulduğu veri
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, eğitimde başarı göstergeleri ile ilgili kendisine enteresan gelen bir veriyi paylaştı.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, "Türkiye'de meslek liselerindeki öğrencilerin yüzde 63'ünün yaratıcı problem çözme performansının, genel liselerde okuyan öğrencilerden daha başarılı olduğu görülüyor. Bu bana çok enteresan geldi" dedi.

Yılmaz, "Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2012 Sonuçları: Yaratıcı Problem Çözme Becerileri" başlıklı OECD raporunun Türkiye lansmanında eğitimin, insan kaynağını belirleyen temel unsur olarak TÜSİAD'ın ciddi çalışmalar yaptığı bir konu olduğunu belirterek, Türkiye'nin eğitim politikalarına bilimsel veriye katkı sunmak amacıyla rapor ve görüşler hazırlayıp seminerler düzenlediklerini kaydetti.

Eğitimde veriye dayalı nitelik reformuna duyulan ihtiyacı vurgulamaya devam ettiklerini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"OECD'nin 3 yılda bir yaptığı PISA, ülkelerin eğitim alanındaki performanslarını ölçme ve diğer ülkelerle kıyaslama imkanı sunuyor. PISA 2012 rapor dizisi kapsamında ilk rapor öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerini değerlendirmekteydi. İkincisi de eğitimde eşitlik konusuna değiniyordu. Üçüncü rapor öğrencilerin öğrenme istekleri ve özgüvenlerini ve dördüncüsü ise okulların başarılı olmasında rol oynayan unsurları analiz etmekteydi. Bu 4 raporun tamamı 2013 sonunda yayımlandı. Serinin beşinci raporu olarak bu yıl yayımlanan ve öğrencilerin gerçek hayatta karşılaştıkları problemleri çözme becerilerini analiz eden çalışmayı analiz edeceğiz."

Yılmaz, 20. yüzyılın son dönemlerinde hayata giren teknolojik gelişmelerin her yere daha hızlı ulaşmayı, herkes ile anlık iletişim kurabilmeyi sağladığını ve bilgiye erişimi kolaylaştırdığını anlatarak, "Düşük beceri gerektiren işlerin otomatikleşmesiyle rutin nitelikteki bilişsel becerilere olan talep azaldı. Hızla değişen dünyada bireyler beklenmeyen problemlerle baş etmek durumundadır. 21. yüzyıl ekonomilerinin ihtiyaç duyduğu beceri seti değişime uğradı. Eriştiği bilgiyi analiz eden, hayatta karşılaştığı alışılmadık karmaşık problemleri yaratıcı şekilde çözebilen bireylere ihtiyacımız var. Yüksek bilişsel becerilere, öğrenme becerilerine sahip analitik düşünebilen bireylere ihtiyacımız var" diye konuştu.

Bilgiye erişimin kolay olduğu bugünde öğrencilere bilgi aktarımı ağırlıklı eğitimden ziyade arama motorlarından elde edemeyecekleri becerilerin kazandırılması gerektiğini aktaran Yılmaz, "Ne iş olsa yaparım" ve "Nasılsa işe girince öğrenirim" gibi düşüncelerin iş dünyasında geçersiz olduğunu söyledi.

- "Meslek liselilerin yaratıcı problem çözme performansı genel liselilere göre daha iyi"

PISA araştırmasının çözümü aşikar olmayan bir problemle karşılaşılması durumda bireyin durumu anlama ve çözme kapasitesini ele aldığını ifade eden Yılmaz, "15 yaş grubu öğrencilerin yaratıcı problem çözme beceri ölçümünde Türkiye 44 ülke arasında maalesef 34. sırada yer alıyor. Öğrencilerin sadece yüzde 2,2'si en üst düzeyde problem çözme becerilerine sahip. Bu düzeydeki öğrencilerin OECD ortalaması ise yüzde 11 düzeyindedir. Günlük hayatta karşılaşılabilecek yaratıcılık gerektirmeyen basit problemlerle baş edebilme becerisini temsil eden en alt düzey, birinci düzey ve altı beceri seviyesindeki öğrencilerimizin oranı maalesef yüzde 36'yı buluyor. Bu oranlar bize üst düzeyde problem çözme becerisindeki gençlerimizin oranını ivedilikle artırmamız gerektiğini, bu konuda bir alarm olduğunu göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından birinin ise Türkiye'de benzer matematik, fen ve okuma becerisi seviyelerinde bulunan meslek lisesi ve genel lise öğrencileri dikkate alındığında meslek liselerindeki öğrencilerin yüzde 63'ünün yaratıcı problem çözme performansının, genel liselerde okuyan öğrencilerden daha başarılı olduğunu vurgulayarak, "Bu bana çok enteresan geldi. Hem de beğenmediğimiz, seviyesi çok düşük meslek liseleri. Demek ki meslek liselerindeki ısrarımızın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor" dedi.

- "Nüfus avantajını iyi kullanabilirsek bu bir fırsat"

TÜSİAD Başkanı Yılmaz, iki okul türü arasındaki performans farkının büyüklüğü açısından Şangay'dan sonra Türkiye'nin ikinci sırada olduğunu belirterek, "Mesleki eğitim programlarındaki öğrencilerimiz, uygulanan müfredat ve öğretim yöntemleriyle gerçek hayattaki problemlere bir nebze daha iyi hazırlanabiliyor. Bu veri aynı zamanda genel akademik derslerin öğrencilerin problem çözme becerilerini yeterince geliştirmediği ve desteklemediğini gösteriyor" şeklinde konuştu.

PISA'ya katılan bazı ülkelerde akademik derslere ağırlık verilen öğrencilerin problem çözme beceri performansının meslek okullarında okuyanlarınkinden daha yüksek olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Hangi yönde olursa olsun ülkede uygulanan eğitim programlarının arasındaki farklılıklar eğitim politikaları, müfredat ve öğretim politikaları bakımından daha detaylı araştırma yapmaya muhtaçtır. 21. yüzyılın küresel rekabet ortamında eğitim alanındaki uluslararası karşılaştırmalardaki konumumuzu ele almak durumdayız. OECD bir başka araştırmasına göre Türkiye, PISA verilerinden yola çıkarak en az politika üreten, ders çıkaran ülkelerden birisidir.

Bu durumu değiştirmeli ve PISA'yı uluslararası bir araştırma olarak iyi analiz ederek eğitimde nitelik reformlarını veriye dayalı geliştirmeli ve gözden geçirmeliyiz. Yaratıcı ve üst düzey problem çözme becerilerine sahip gençlerimizin oranını ivedilikle artırmalı, öğrenme ve öğretme süreçlerimizi insanımızın potansiyelini açığa çıkartacak şekilde yeniden yapılandırmalıyız."

Yılmaz, PISA sonuçlarında Türkiye'ye sıçrama yaptıracak eğitim politikalarını hayata geçirmeden, gençlerin 21. yüzyıl becerileriyle donatılmadan, bilgi ve inovasyona dayalı bir ekonomi olunması, toplumsal refahın artırılması ve sosyal seviyelerin geliştirilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Toplam okul çağı nüfusunun 2020 yılından sonra düşme eğilimine girmesi ve bu düşüşün 2025 yılından sonra daha hızlanmasının öngörüldüğünü belirten Yılmaz, "İyi kullanabilirsek bu nüfus avantajı eğitimin yaygınlaştırılması ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesi açısından bir fırsat olacaktır. Gençlerimizin hayata hazırlanması ve 21. yüzyıl becerileri kazandırılmasında herkese görev düşüyor. İş dünyası olarak gençlerin hayattaki zorlukların üstesinden gelecek becerilerle donanımını sağlamak için işbirliğine hazırız, çalışmalarımıza devam ettiriyoruz" diye konuştu.

 

 

Bu haber toplam 177 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim