• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

Şike davasında flaş gelişme

Şike davasında flaş gelişme
Fenerbahçe avukatları şike davasında duruşma tutanaklarına yeni ulaştı, İncelemede çok çarpıcı detaylar yakaladı...

Fenerbahçe'nin hukuk mücadelesinde her geçen gün yeni bir adım atılıyor. Son gelişmeler, 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin aldığı, Yargıtay'ca onanan kararın çok ciddi şekilde tartışılmasına neden olacak nitelikte. İddialara göre sahte duruşma tutanakları var ve Yargıtay aşamasında da bu tutanaklar kullanıldı. Habertürk Gazetesi'nden Meriç Müldür ve AHT'den Bülent Ceyhan'ın haberine göre; Fenerbahçe avukatları da incelemeleri sonunda dün iki başvuru birden yaptı. Aziz Yıldırım adına yapılan başvuruların ilki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapıldı ve duruşma tutanaklarının sahte olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi, infazın da durdurulması talep edildi.
İkinci başvuru da çok çarpıcı. Başvuru, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığı'na... Bu başvuruda ise kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti'ni teşkil eden hakimler (Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, Üye Hikmet Şen ve Üye Bülent Kınay) hakkında hakimlik görevinde özensizlik nedeniyle soruşturma açılması talep edildi.

TUTANAKLARA YENİ ULAŞTILAR
Peki bu noktaya nasıl gelindi? Konunun geçmişi 3 Temmuz sürecinde yapılan duruşmalara kadar gidiyor. Tüm duruşmalar teknik araçlarla kaydedildi. Duruşma tutanakları ise teknik kayıtların çözümü yapılacağı ve tutanakların bu şekilde oluşturulacağı gerekçesiyle sanık avukatlarınca defalarca talep edilmesine rağmen verilmedi. Sanık avukatları tutanaklara, Yargıtay incelemesi sonunda dosyanın İstanbul'a dönmesi ve 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilip, bu mahkeme tarafından da UYAP'a yüklenmesi ile ancak geçen hafta içinde ulaşabildi. Fenerbahçe avukatları bu aşamada tutanakları inceledi.  
 
Avukatlar Köksal Bayraktar, Abdullah Kaya ve İlkan Koyuncu incelemeleri sonunda da şu tespitleri yaptı:


*Duruşma tutanakları sahte
*Her celse için iki ayrı duruşma tutanağı oluşturuldu. Ancak bir kısmında sanıkların sözlü savunmaları bulunmuyor. Yargıtay'daki temyiz incelemesine de sanıklar ile müdafiilerinin beyanlarının yer almadığı bu tutanaklar gönderildi. *Bu kadar sanık ve müdafiinin birebir aynı kelimelerle beyanda bulunması imkansız. Ancak mahkeme katipleri diğer ifadelerden kopyalamak suretiyle tutanaklarda çok defa "kes-yapıştır" yöntemi kullandı. Örneğin 27. celse tutanağında tüm sanıkların birebir aynı kelimelerle hiçbir değişiklik olmadan, savunmaları yapılmadığı halde, duruşma tutanaklarının bu şekilde tutulduğu görülüyor. Tüm sanıklar birebir aynı kelimelerden oluşan savunma yapmış gibi gösteriliyor.
*26. celse tutanağında ise sanık müdafiilerinden 10'undan fazlası birebir aynı kelimeleri içeren 6 satırlık savunma yapmış gibi gösteriliyor.
*Söz konusu "kes-yapıştır" metodu diğer birçok duruşma tutanağında da kullanılmış, sanıkların ya da müdafiilerinin söylemedikleri tek düze beyanlar ile duruşma tutanakları oluşturulmuş, Yargıtay incelemesine de bu duruşma tutanakları gönderilmiş.
*Teknik kayıtla yapılan kayıtlar ile duruşma tutanaklarının içeriklerinin uyumu hakkında çok ciddi şüpheler var. Sanıklar ile müdafiilerinin birçoğunun birden birbirinin tıpkısının aynısı cümleler kurmaları imkansız. Dolayısıyla teknik kayıt CD'lerinin de dinlenmesi gerekir.
*İçeriği itibariyle sahte olmalarına rağmen Yargıtay incelemesine giren duruşma tutanakları sebebiyle, kapatılan 16. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti'nin en azından özensizlik göstermek suretiyle, sahte evrak düzenlenmesi fiilinin meydana çıkmasına sebebiyet verdiğine dair dava dosyasında çok güçlü deliller bulunmakta.

CHP'DEN KANUN TEKLİFİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Başkanlığı'na, hukuk dışı delillerle sonuçlandırılan davalarda kesinleşen hükümlerin hem infazlarının durdurulması hem de yeniden yargılanmalarının başlatılmasını öngören kanun teklifini sundu. Tanrıkulu, "Kamuoyunun vicdanını yaralayan, hiçbir zaman da telafisi mümkün olmayacak bu sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla, hukuk dışı delillerle elde edilen davalarda kesinleşen hükümlerin hem infazlarının durdurulması hem de yeniden yargılanmalarının başlatılması amacıyla bu teklifin gündeme alınmasını teklif ediyoruz. Bu hem Fenerbahçe camiası hem de kesinleşen diğer dosyalar bakımından önemli bir yenilik sağlayacaktır. Eğer Şubat ve Mart ayında verilen sözler sözde kalmayacaksa, bu yasa teklifi derhal gündeme alınmalı" dedi.

'İNFAZI DURDURMADI'
Sezgin Tanrıkulu ayrıca, "Türkiye'nin en büyük camiasından biri olan Fenerbahçe camiasının maruz kaldığı haksızlıklara ilişkin olarak 'Adalete Fener Yak' kampanyası yürütüldü. Aziz Yıldırım ile ilgili olarak da yeniden yargılama başvurusu var. Fakat bu başvuru, infazı durdurmadı" diye konuştu.

YILDIRIM'IN AVUKATINA YALANLAMA
Duruşmalara katılan Trabzonspor avukatlarından Nusret Yılmaz ve adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre; Aziz Yıldırım'ın avukatlarının yargılama aşamasındaki tüm konuşma kayıtlarının çözümünün kendilerine teslim edilmediği konusunda bir talepleri ve itirazlarının olmadığı öğrenildi. Yalnızca ağır küfürlerin olduğu konuşmalar avukatların da rızasıyla tutanaklardan çıkarıldı. Ayrıca avukatlara yargılama aşamasında istedikleri her tutanak teslim edildi.
Ancak avukatlar hüküm verilip mahkumiyet kararının çıkmasının ardından hazırladıkları temyiz dilekçesinde çözümlerin tam olarak yapılıp kendilerine teslim edilmediği iddiasına yer verdi. Yargıtay Ceza Dairesi de görüntü ve tutanak karşılaştırma imkanı olduğu halde bu talebi dikkate almaya değer görmedi. Trabzonspor'un Avukatı Nusret Yılmaz ise, yargılama sırasında Aziz Yıldırım'ın son derece adil bir yargılama olduğu yönündeki beyanlarının da tutanaklara
geçtiğini hatırlattı.

VE SONUÇ
Fenerbahçe'nin 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, "Yüksek malumlarınız olduğu üzere CMK.'nın 311/1-a maddesinde duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa yargılamanın yenileneceği düzenlenmektedir. Duruşma tutanaklarının içeriklerinin gerçek olmadığı ve aslen bu eylemin TCK md.204'te düzenlenen eylemi oluşturması, kuşkusuz hükmü ve devamında verilen Yargıtay kararını doğrudan etkiler niteliktedir" denildi. 

Bu haber toplam 232 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim