• BIST 84.596
  • Altın 252,601
  • Dolar 6,0970
  • Euro 6,8177
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

Şampiyonluk tecrübe ister

Recep Canpolat

Beşiktaş, en son 30 Nisan 2011'de devirdiği Galatasaray karşısına, kazanmayı amaçlayarak sezon başından beri benimsediği hücum anlayışıyla çıktı.

Kanatları her zamanki gibi iyi kullanan siyah-beyazlılar, Olcay'ın orta alana kat edip Oğuzhan ve Sosa'yla birlikte pas trafiğine katkıda bulunmasıyla ve adeta Roma'nın efsanevi bekleri Cafu-Candela'yı aratmayacak bir performans gösteren Beck ve İsmail'i hücuma katmasıyla rakibini baskı altına aldı. Atiba'nın önceki maçalara nazaran daha geride kalmasıysa rakibin önemli kozu olan uzaktan şutlar ve araya atılabilecek topları engellemek amacıyla yapılan bir hamleydi; zira Kanadalı oyuncuyu ilk yarıda sadece 35. dakikada rakip ceza sahasına yakın bir bölgede gördük. Olcay'la sürekli kanat değiştirerek oynayan Quaresma'nın gereğinden fazla şut denemesi ve takım olarak son vuruşlardaki etkisizlikten dolayı baskıya rağmen ilk yarıda golü bulamadı siyah-beyazlılar. Galatasaray ise kendi yarı sahasında bekleyerek, Yasin ve Burak ile kontratakla gol bulma peşindeydi. 37'de Burak sakatlanıp oyundan çıkınca kalite anlamında bir tık eksildiler. Son maçlarda olduğu gibi 10 numara pozisyonundan uzaklaşıp geriden oyun kuran Sneijder, yine iki stoper arasına girip oyun kurma çabasındaydı. Tabii Sneijder bu kadar gerideyken ileride öldürücü pas atabilecek oyuncu eksikliğini de yaşadı Denizli'nin ekibi.

 

2. yarıya biraz daha önde başlayan sarı-kırmızılılar bu baskıyı fazla sürdüremedi ve Beşiktaş yine oyun üstünlüğünü ele aldı. Ev sahibi ekip rakip kalede tam baskı kurduğu sırada, Günay'ın büyük hatasından yediği şok bir golle geriye düşmesine rağmen, demoralize olmayıp skoru beraberliğe taşımasını bildi. Denizli, ilk yarıda Beck'in çok yorulduğunu düşünmüş olmalı ki Tarık'ı oyuna aldı ve Olcan'ı sol önde; hatta zaman zaman tıpkı Olcay gibi forvet arkasına itti. Ancak tam bu sırada gelen Gökhan'ın golü tüm planları alt üst etti. Golden sonra oyundan iyice düşen Galatasaray'ın, perşembe gecesi Lizbon'da maça çıkan rakibinden 2 gün daha fazla dinlenmesine rağmen oyunun hiçbir bölümünde rakibine fizik olarak üstünlük sağlayamaması, Mustafa Denizli öncesindeki antrenman metotlarını bir kez daha sorgulamamıza sebep oldu. Galatasaray'ı, ligi 8. bitirdiği 2010-2011 sezonunda bile bu kadar kötü görmemiştim.

Beşiktaş ise bu kısa süreli zor dönemden, önemli bir derbi galibiyetiyle çıkarak, artık hem derbi kazanabildiğini hem de kriz anlarında reaksiyon gösterebildiğini kanıtladı. Şampiyonluğun böyle kriz dönemlerinde, tecrübeli hoca ve oyuncularla alınan galibiyetlerden geçtiği unutulmamalı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim