• BIST 85.994
  • Altın 233,035
  • Dolar 6,1455
  • Euro 6,9977
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 32 °C

Osman Öztürk: "Toplama güvenlikçilerle stat güvenliğini sağlayamazsınız”

Osman Öztürk: "Toplama güvenlikçilerle stat güvenliğini sağlayamazsınız”
Fenerbahçe Beşiktaş derbisine ilişkin açıklamalarda bulunan, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Özel Güvenlik ve Koruma Programı Genel Koordinatörü Osman...

Fenerbahçe Beşiktaş derbisine ilişkin açıklamalarda bulunan, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Özel Güvenlik ve Koruma Programı Genel Koordinatörü Osman Öztürk, sporda şiddetle ilgili Türkiye'de yeni bir vicdanlı sistemin oluşturulması gerektiğini belirterek, "Stadyumlarda özel güvenlik görevlileri toplama görevliler" dedi.

Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan yarı final maçında çıkan olaylar, "stadyumlarda ne kadar güvendeyiz" sorusunu yeniden akıllara getirdi. Türkiye'de ilk kez statlarda tel örgüleri kaldırarak gündeme gelen eski emniyet müdürü BAU Özel Güvenlik ve Koruma Programı Genel Koordinatörü Osman Öztürk, stadyumlar ve çevrelerinde alınması gereken güvenlik önlemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Stadyumlarda güvenliğin etkin olarak sağlanması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, güvenliği sağlayacak güvenlik görevlilerin ise eğitimli olması ve gelişigüzel olarak seçilmemesi gerektiğini söyledi.

Stadyumların çok bileşenli bir sistem olduğuna da işaret eden Öztürk, statlarda güvenliğin sağlanması için; eğitimli, alanında uzman, toplum psikolojisini bilen, olası riskleri önceden hesaplamış, uygulamalar ve tatbikatlarla güçlü bir güvenlik iletişim yöntemi oluşturmuş kişilerin buralarda güvenliği oluşturması gerektiğini vurguladı. Sadece maç devam ederken alınan güvenlikten söz edilmemesi gerektiğini de dile getiren Öztürk, "Maçtan önce, maç sırasında ve maçtan sonra alınması gereken önlemler var. Polis ve jandarmalar gerekli önlemleri alıyorlar. Stadyumlarda da özel güvenlik görevlileri ve polis tarafından önlemler alınıyor. Sadece resmi görevliler görevlendirilerek güvenlik sağlanmıyor. Stadyum güvenliği için önemli standartlar var. Bu standartların sağlanması gerekiyor. Maçlarda görev yapacak güvenlik görevlilerinin deneyimi, eğitimi ve tatbikatlarla olası olaylara anında müdahale edebilecek bir etkinliğe kavuşturulmaları gerekiyor" diye konuştu.

"Stadyumlarda özel güvenlik görevlileri toplama görevliler"

Stadyumlardaki önlemleri alan özel güvenlik görevlilerinin toplama kişilerden oluştuğuna da dikkat çeken Öztürk, "Şu anda stadyumlarda güvenlik önlemi alan özel güvenlik görevlileri farklı güvenlik şirketlerinden toplanıyor. Maç günü belirli şirketler tarafından maça yönlendirilerek görev yapıyorlar. Burada asıl dikkat çekilmesi gereken nokta; stadyum atmosferi, seyircilerin psikolojileri ve stadyumdaki riskler konusunda önceden hazır olmayan bir güvenlik yapısıyla güvenliğin nasıl sağlanacağıdır. Daima önemli şeylerden önce tatbikatlar, uygulamalar ve planlamalar yapılır. Bununla birlikte güvenlik görevlilerinin maç sırasında seyircilere nasıl davranması gerektiğinin belirlenmesi eğitimlerle ve tatbikatlarla mümkündür. Bu görev bu şekilde yapılmalıdır" ifadelerinde bulundu.

"Derbide önlem alınmaması soru işareti"

Olağanüstü hal şartlarından dolayı Türkiye'de alınan önlemlerin olduğunu ve maçlarda artık polisin de görev yaptığını belirten Öztürk, şunları söyledi:

"Statta hem polis hem de özel güvenlik görevlileri var. Tribünlerden asıl sorumlu özel güvenliktir. O yetersiz kaldığında gözlemcinin ve oradaki güvenlik müdürlerinin talebi doğrultusunda polis olaya müdahale edebiliyor. Güvenlikte şöyle bir terminoloji var. Eğer önceden olabilecek riskleri ve tehlikeleri öngöremezseniz hiçbir önlem de alamazsınız. Bence bu maçla ilgili bu olayların yaşanacağı hiç öngörülmemiş, hiç düşünülmemiş. Alınacak önlemler bu yüzden istenilen düzeyde planlanamamış. Dolayısıyla bir maçta bir taş atılıyorsa ve o taş atıldıktan sonra oradaki güvenlik yapıları gerekli önlemi almıyorsa, stadyumun sorumluluğunu taşıyan, kulübü yöneten kişiler oradaki riskleri görmüyorsa, önlem için yönlendirici olmuyorsa ve sorumluluk almıyorsa bu bir soru işaretidir. Bu maçta hakem, Beşiktaşlı oyuncunun korneri kullanmasına izin vermeyerek, anahtarlıklar gibi değişik objelerin atılması durumunda aslında gerekli uyarıları yaptı. Önce saha yetkilisine, saha komiserine gerekli uyarılarda bulundu. Neticede hakem, olaylar 2'nci defa olunca diğer hakemleri de yanına çağırarak onlarla bir değerlendirme yaptı. Aşama aşama olacakların sinyalini hakem ortaya koydu. Ancak iş çığırından çıktı."

"Sadece yasalarla güvenliği sağlayamazsınız"

Türkiye'de sporda şiddet ile ilgili çıkarılan 3 tane yasa olduğuna da vurgu yapan Öztürk, "Uygulanması zorunlu tutulan bu 3 yasa ile şiddetin önlenmesi ve statta güvenlik meselesi gündeme taşındı" dedi. Bu 3 yasanın kapsamına da değinen Öztürk, şu ifadelerde bulundu:

"Sporda güvenlik sadece yasalarla sağlanamaz. İlk olarak güvenlik güçleri kendi görevini yapmalı. İkinci olarak ise takımlar, yöneticiler, oyuncular ve futbolun paydaşları sorumluluklarını bilmeli. Bu doğrultuda aslında şiddetin nedenlerine de bakılmalı. Nitekim futbolda holiganizmin, lige ara verilmesi ve alt lige düşürülmesi gibi çok ciddi cezaları var. Ancak Türkiye'de bunlar uygulanmıyor. Bu nedenle yasaların yanı sıra sporda şiddet kavramı üzerinde Türkiye'de yeni bir vicdanlı sistematiğin oluşturulması gerekiyor."

Sporda şiddet üzerine araştırmalar yaptıklarını da ifade eden Öztürk, bu alanda yapmış oldukları projeyi TFF'ye sunduklarını da kaydederek, olaylı maçta akıllarda kalan soru işaretlerini şu ifadelerle değerlendirdi: "Stadyumda bulunan kameralar var. O gün maçta kimler varsa kameralar gözden geçirilerek, bu kişiler kimdir?, kulüple olan bağlantıları nelerdir? Bunlar tespit edilmeli. Sonrasında ise ilk tas atıldıktan sonra bunun arkasının gelebileceği düşünülerek neden önlem alınıp, müdahale edilmedi? Tüm bunlar önemli soru işaretidir. Bununla birlikte bir diğer soru ise kulüp başkanı, yöneticiler neden stat güvenliğinin sağlanması için çaba göstermedi? Olaylara zamanında müdahale edilmemesi nedeniyle stat yetkilileri bağlamında tüm bu yaşananlardan Fenerbahçe'nin sorumlu olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla maçta mevcut şiddetin ve daha sonra çıkabilecek olayların önlenmesi açısından zamanında ve yerinde gerekli müdahaleler yapılmadı. Olaylar başlamadan önce eğer bir duyum alındıysa ek kuvvet talebinde bulunulmalıydı."

"Kurallar uygulanmazsa şiddet önlenemez"

Kuralların uygulanmadığını ve kuralların uygulanmamasıyla stadyumlardaki şiddetin önlenemeyeceğine de değinen Öztürk, "TFF olarak kurallar eşit ve adil olarak uygulanırsa kulüpler de sorumluluklarını bilir. Dolayısıyla sporun etiğine uygun olarak kulüp yönetilir ve bununla birlikte şiddete girenlere müsamaha gösterilmezse de stadyumdaki olaylar ve şiddet önlenir. Güvenlik kuvvetleri ve hiç kimsenin yetkisi altında kalmadan sadece sporun kanunları uygulanır ve bu çerçevede hareket edilirse, stadyumlardaki olaylar da bu oranda önlenebilir" sözlerini sarf etti.

"TFF'ye proje sunduk"

2015 ve 2016'da TFF'ye proje sunduklarını ancak bir gelişme olmadığını da anlatan Öztürk, şunları söyledi:

"Projemiz, BAU ile ortaklaşa hazırladığımız stadyum güvenliği projesiydi. Projede sporun paydaşlarının spor ahlakı ve kültürüne sahip olması için onların eğitimlerini ön gördük. Öngörülen bu eğitimler, taraftar grupların, kulüplerin, sporcular ve bu alanda faaliyet gösteren tüm paydaşların eğitimini kapsıyordu. Proje içerisinde ele aldığımız konulardan ilki spor paydaşlarının bilinçlendirilmesiydi. İkincisi stadyumlarda güvenlik dediğimiz fiziki ve mimari yapılarla başlayan, stadyum iklimiyle devam eden ve statlarda görev yapan tüm yapıların ulusal ve uluslararası standartlarda sertifikalandırılmasıydı. Üçüncüsü ise acil durum ve kriz yönetimiydi. Bu özel prosedürler, özel uygulamalar içeriyor."

Türkiye'de stadyumlardaki tel örgüleri kaldıran ilk emniyet müdürünün kendisi olduğunu da hatırlatan Öztürk, "Rize'de hiçbir sıkıntı yoktu. Çünkü Rize seyircisiyle bu konuda bilinçlendirici çalışmalar yaptık. Seyircinin takımını nasıl desteklemesi gerektiğini anlattık. Rize taraftar gruplarıyla birlikte bir proje gerçekleştirdik. Seyirciler zamanlarını takımlarını desteklemeye ayırdı. Güçlerini ve nefeslerini takımlarını motive etmeye ayırdı. Biz de bu konuda onları destekleyip, bilinçlendirdik. Böylece ortak bir Rizespor taraftarlığı bilinci oluşturduk" diyerek sözlerini sonlandırdı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim