• BIST 84.023
  • Altın 146,903
  • Dolar 3,7616
  • Euro 4,0431
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -2 °C

'Öcalan'ı zor duruma düşürdüler'

'Öcalan'ı zor duruma düşürdüler'
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada HDP'nin taleplerinin Öcalan'ı zor duruma düşürdüğünü söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu'nun ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Çözüm sürecine yönelik önemli açıklamalarda bulunan Arınç, önemli bir görev üstlendiğini söylediği HDP'nin daha sorumlu davranması gerektiğine işaret etti.

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 6-7 Ekim olaylarından önce "sokağa çıkın" çağrısı yaptığını anımsatan Arınç, dışarıdan gelenlerin ve içeride hazırlıklı olanların kötü işler yaptığını, bunun üzerine Demirtaş ve arkadaşlarının yarım ağız özür dileme ihtiyacı duyduğunu ama bunun kamuoyunda kabul görmediğini dile getirdi.

Arınç, Demirtaş'ın Cumhurbaşkanlığı seçimin dönemindeki özgürlük ve hoşgörü söylemleriyle yüzde 9 oy almayı başardığını belirterek "Fakat 6-7 Eylül olayları yüzdeki makyajları bozdu, boyaları çözdü ve yüzler tanınmaz hale geldi" ifadesini kullandı.

HDP ve Demirtaş'ı çözüm sürecine ilişkin erken açıklamalar yapmakla suçlayan Arınç, şunları kaydettti:

"15 yıldır cezaevinde bulunan bir insana önem veriyorsanız, Çözüm Süreci'nde onun vereceği mesajları önemli görüyorsanız onun bu talebinin yerine getirilmesi lazım. Ama nasıl cezaevi şartları içerisinde, bunun bir formülü bulunabilir. Ben bunu söylüyorum, siz 'sekreterya şunlardan, şunlardan, şunlardan olsun' diyorsunuz. Bu aramızda konuşulmuş, anlaşılmış bir mesele değil. Ziyaretçi heyetleri daha kalabalık olsun diyorsunuz, olabilir. Hiç bir yerde olmaz demedik ama siz bunu bazen şu kadar sayı çıkartıyorsunuz, içerisine şunları koyuyorsunuz.

Üçüncü göz diyorsunuz, bir şey diyorsunuz. Bunların iki türlü zararı var. Bir hükümeti zor duruma düşürüyorsunuz. Çünkü siz bunları söylediğinde hükümet bunları vadetmiş gibi oluyor, hayır biz 'kurumsal olarak bunlar olabilir üzerinde çalışalım' diyoruz.

İkincisi Öcalan'ın bile talep etmediği, Öcalan ile hükümet olarak görüşmediğimiz MİT'in bu görüşmeleri yaptığı bilindiği halde, onun taleplerinin dışında birtakım şeyler ileri sürmek suretiyle Öcalan'ı da zor durumda bıraktığınızı bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan'ın itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?"

Arınç, kamu düzeninin sağlanmasının birinci öncelikleri olduğu söylemini de tekrarlayarak, makul olan taleplerin karşılanacağını belirtti.

'YAPARSAM İYİ YAPARIM' 
Arınç, Demirtaş'ı kendisine yönelik "Yaşını başını almış bir siyasetçi olarak, ergen çocuklar gibi öfkeli konuşmasının anlamı var mı?'" sözleri nedeniyle de eleştirdi.

"Siyasetçilerle polemik yapmak benim çok arzu ettiğim bir şey değil" diyen Arınç, "Yaparsam da iyi yaparım. 40 senedir siyasetin içerinde bulunan bir insan olarak polemiğin nerede, ne zaman yapılacağını bilirim ama çok hoş bir şey değil mecbur kalmadıkça da bu yolu tercih etmem" diye konuştu.

YARGITAY BAŞKANI'NIN AÇIKLAMALARI 
Hükümet sözcüsü, Yargıtay Başkanı Ali Alkan'ın yargı paketine ilişkin tepkisini de değerlendirdi.

Alkan'ın kendi adına açıklama yaptığını dile getiren Arınç, şöyle devam etti: "Bize söylenen Yargıtay'ın iş yükünün çok fazla olduğu. Yeni daireler kurulmasını Sayın Adalet Bakanımız bir ihtiyaç olarak görmüşse bunu iyi bir gerekçe olarak kabul etmek zorundayız. Ancak Yargıtay Başkanımızın bu konudaki düşüncelerinin de dinlenmesinde, görüşülmesinde fayda olduğunu düşünüyorum."

'VALİ YANLIŞ YAPMIŞ' 
Basın toplantısında Arınç, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin'in restorasyonu yapılan sinagogla ilgili sözlerine yönelik soruya da şu yanıtı verdi:

"Sinagog, sinagogdur. Osmanlı padişahları zamanında yapılmıştır ve Osmanlı'nın da cumhuriyetimizin de dini özgürlükler anlamında farklı inanç gruplarına tanıdığı imkanları en güzel şekilde ifade etmektedir.

Sayın valimiz yanlış yapmıştır. Hissi davranmıştır. Mescid-i Aksa'da veya bir başka yerde yapılan zulümleri biz kınıyoruz, bunları kabul etmiyoruz ama 'orada onlar yapıyor' diyerek buradaki Musevi vatandaşlarımıza veya Yahudilere kötü gözle bakamayız.

'Siz orada şunu yaptınız biz de burada bunu yapacağız veya ibadet etmenize engel olacağız'. Bu çağ dışı bir düşüncedir, biz bunun tarafında değiliz. Birileri bunu alkışlasa bile elbette bunun yanlış olduğunu her zaman söyleriz.

Ben de Musevi cemaati başkanı Sayın İshak İbrahimzadeh'e, Hamambaşı Sayın Haleva'ya geçmişte bunların teminatını vermiş bir arkadaşınız olarak söylüyorum: aslında valimizin sözleri çıplak olarak bakıldığında, özür dilediğini de biliyorum. 'Onlar orada bu zulmü yapıyorlar ama bakın biz de burada bunları restore ediyoruz' demiş. Ancak herhalde sözlerinin arasına maksadını aşan bazı cümleler ki onları kabul etmek mümkün değil. Duygusallığıyla da karıştırınca biraz kötü bir anlayış ortaya çıktı."

Bu haber toplam 301 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim