• BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C

Nazlı Ilıcak'tan bomba Hakan Fidan iddiaları

Nazlı Ilıcak'tan bomba Hakan Fidan iddiaları
İstifası büyük tartışmalara neden olan Hakan Fidan için Bugün yazarı Nazlı Ilıcak'tan şoke eden iddialar geldi.

Bugün gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak, 2015 genel seçiminde AK Parti'den aday olmak için istifa eden MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında zehir zemberek iddialarda bulundu.

"Hakan Fidan siyasete girmeye hazırlanıyor. Siyaset, şeffaflık ister. Oysa Hakan Fidan, sırlarla dolu bir insan. Hakkında çeşitli iddialar var. Hiçbirinin hesabını vermedi" diyen Nazlı Ilıcak, "Hakan Fidan’ın nihai hedefi başbakanlık" iddiasında bulundu.

Hakan Fidan'ın kod adının 'Emin' olduğu öne süren Nazlı Ilıcak, aile içindeki isminin ise 'Metin olduğunu' iddia etti.

Nazlı Ilıcak'ın 'Kara kutu' açılmalı, iddiaların hesabını vermeli' başlıklı bugünkü yazısı şöyle:

Hakan Fidan hakkındaki en somut iddia Selam Tevhid dosyası içinde bulunuyor.

HAKAN FİDAN'IN KOD ADI EMİN İDDİASI

* Mesela Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Mir Vakılı, 1988’de İstanbul Suud/Amerikan bankasını bombalayan ve cezaevine girip çıkan Hakkı Selçuk Şanlı’yla bir görüşmesinde, “Emin’le konuştum. Ağa, Bülent Arınç’ı toplantıdan atmış” diyerek, Bakanlar Kurulu’nda cereyan eden bir hadiseyi aktarıyor. Mir Vakılı’nın “Emin “ dediği şahıs Hakan Fidan. İran casusları niçin aralarında MİT Müsteşarı için bir kod adı kullanıyor? Ayrıca, Hakan Fidan, Bakanlar Kurulu’nda cereyan eden bir hadiseyi, hangi gerekçeyle Mir Vakılı’ya intikal ettiriyor? (Bu hadise, Gezi olayları sırasında daha yumuşak bir tavır alan Bülent Arınç’ı, seyahatten döndükten sonra Tayyip Erdoğan’ın fırçalamasıyla ilgiliydi. Bu mesele üzerinde, Mir Vakılı ve Hakkı Selçuk Şanlı dedikodu yapıyor; hatta sert tavrından dolayı Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyorlar.)

* Gene Selam Tevhid dosyası içinde Hüseyin Avni Yazıcıoğlu ile Şiilik dersi grubundan Ahmet Arslan’ın bir konuşması mevcut. Arslan’ın, “Hakan Fidan Cemaatçi mi” sorusuna Yazıcıoğlu şu cevabı veriyor: “Hayır, aynen bizim Kur’an çalışmaları gibi düşün; oralardan. O derslerde beraberdik.”

HAKAN FİDAN'IN AİLE İÇİNDEKİ ADI METİN

* Hakan Fidan isminin, İran ajanlarının konuşmalarında geçmesinin yanı sıra bir de 17 Ocak 2000’de Beykoz’daki Hizbullah hücre evine yapılan operasyonda elde edilen bir defter söz konusu. Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu, o baskında öldürüldü ve Hizbullah’ın arşivine ulaşıldı. Arşivin içinde, Farsça’dan çevrilen bir bilgi notu vardı. Bu bilgi notu, İran ajanlarının irtibatlı olduğu Türk vatandaşlarının isimlerini ihtiva ediyordu; Aralık 1998’de İran ajanlarının Hizbullahçılar’la görüştüğü bir evde unuttukları defterden alınmıştı. Bu listeyi, dönemin Emniyet Genel Müdürü Turan Genç 15 Ocak 2001’de, 7585 sayılı bir yazıyla MİT ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne gönderdi. Metin Fidan ismi, işte o listedeydi. Yanında da “Almanya’daki NATO Askeri Üniversitesi mezunu. 28 yaşında. Türkiye ile dünya istihbaratı dalında İngilizce bir tez hazırlamış. Genelkurmay’da bilgisayar bölümünde çalışıyor. İsmail Ünal vasıtasıyla irtibat kurulabilir” yazıyordu. (Hakan Fidan’a yakın arkadaşları ve aile içinde “Metin” diye hitap edildiği biliniyor.)

KULLANILMASI MÜSAİT İSİM

* Selam Tevhid Kudüs örgütü üyesi Hüseyin Avni Yazıcıoğlu’nun eşi Kamile Yazıcıoğlu tarafından Emniyet’e getirilen belgeler arasında bir liste vardı. Bu listede isimler alt alta sıralanmıştı. Adların bazılarının yanına (+), bazılarının yanına (-) konulmuştu. Mesela Mehmet Şimşek (-), Hakan Fidan (+), Musa Kulaklıkaya (Türkiye İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanı) (+), Hayrettin Demircan (Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı Genel Müdür Yardımcısı) (+), Mehmet Avcı (Ulaştırma Bakanı Basın Danışmanı) (+) vs… Bu artı ve eksiler, İran’ın siyasette ve bürokraside örgütlenme çabalarına işaret ediyor. Muhtemelen, kullanılması müsait kimselerin yanına (+) konuluyor. (Son günlerde, Selam Tevhid dosyası kapsamında dinlenildiği ileri sürülen 101 kişinin ismi yayınlandı. Aralarında Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve Hakan Fidan’ın da bulunduğu bu isimlerin pek çoğu, aslında hedef şahıs olarak dinlenmemişti. Sadece, soruşturma kapsamında şüpheli olanlarla telefon konuşmaları yapmışlardı. Bu da Selam Tevhid örgütü kapsamındaki şüphelilerin, siyaset ve bürokrasi kadrolarında ne kadar önemli yerlere geldiğinin bir işareti sayılabilir.)

* İki İran ajanı (Süleyman Arslantaş ve H. Özkan) aralarında konuşurken, Süleyman Arslantaş, Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarlığı’na getirilmesi için “Yüzyılın ataması” diyordu.

İRAN'A İSTİHBARAT VERDİ İSRAİL RAHATSIZ OLDU

* Hakan Fidan’ın İran’la bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde ABD de duruyordu. Eski NSA (Milli Güvenlik Ajansı çalışanı) Edward Snowden tarafından sızdırılan ve Del Spiegel’de yayınlanan 15 Nisan 2013 tarihli belgede şu ifadelere yer veriliyor: “Hakan Fidan’ın muhtemel İran bağlantılarının ABD-Türkiye arasındaki teknik istihbarat alışverişini ve işbirliğini nasıl etkileyeceği bilinmiyor.”

* Ekim 2013’te, Wall Street Journal’da bir haber yayınlandı. Haberde, “Üst düzey ABD’li yetkililer, Fidan’ın üç yıl önce ABD ve İsrail tarafından toplanan hassas bir istihbaratı İran’a verip, Türkiye’nin müttefiklerini rahatsız ettiği dönemde, kaygıların arttığını ifade ediyor” deniliyordu.

Selam Tevhid dosyasının yanı sıra gene Hakan Fidan’ı ilgilendiren farklı iddialar var:

ULUDERE İDDİASI

* Kaçakçılık yapan köylülerin öldürülmesiyle neticelenen Uludere katliamına, MİT’in verdiği bir istihbaratın yol açtığı iddia edildi. MİT, bu grubun içinde Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in bulunduğunu ileri sürmüştü. Bu meselenin üzeri kapatıldı.

PARİS SUİKASTI

* 9 Ocak 2013’te Paris’te PKK’lı Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, Ömer Güney tarafından öldürüldü. Ömer Güney’in MİT ile bağlantılı olabileceği iddiaları medyaya yansıdı. Bu olayın da üzeri örtüldü. Hâlbuki bir MİT belgesinde bu cinayete ilişkin ipuçları ortaya çıkmıştı.

TIR İDDİASI

* Bir de Adana TIR’ları meselesi var. MİT’e ait olduğu söylenilen bu TIR’larla, Türkmenler’e değil Suriye’deki muhalif gruplara silah gönderildiği anlaşıldı. Kimdi bu muhalif gruplar? El Nusra’nın da içinde bulunduğu radikal İslâmcılar silah servisinden yararlandı mı? Bu da muallakta kaldı. Her halükârda MİT, görevleri içinde sayılmayan bir eylemi gerçekleştirmiş ve yurtdışına silah yollamıştı.

TÜRKİYE'YE FÜZE ATTIRIRIM

* Mahalli seçimler öncesinde, Mart 2014’te, Dışişleri Bakanlığı’nda gerçekleşen görüşmeleri hatırlayınız. Orada Hakan Fidan, “Suriye topraklarına girmek için gerekçe oluşturmak kolay. 4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze attırırım. Problem değil, gerekçe üretilir. Olay, böyle bir savaş iradesinin ortaya konulması” demişti. Bu sözler, barışı kolayca tehlikeye atabilecek bir zihniyeti sergiliyor.

İşte böyle bir kişi siyasete girmeye hazırlanıyor. Henüz hesabını vermemiş. Hakkındaki iddiaların üzerini kapattırmış. Siyaset şeffaflık gerektirir. Demokratik ülkelerde, “kara kutu” açılmadan ve her iddianın hesabı verilmeden siyasi yolculuğa çıkılmaz.

Tabii Türkiye’nin demokrasisi bir hayli kusurlu. Zaten, herkes de bundan cesaret alarak hedefini belirliyor. Hakan Fidan’ın nihai hedefi başbakanlık.

Bu haber toplam 335 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim