• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C

Merkez Bankası'nın dolar için kırmızı çizgisi 2,30TL

Merkez Bankası'nın dolar için kırmızı çizgisi 2,30TL
Doların 2.30 TL’ye dayanmasıyla Merkez Bankası’ndan iki sene sonra doğrudan müdahale geldi. Müdahaleden sonra “Merkez Bankası’nın kırmızı çizgisi 2,30 TL mi” sorusu gündeme geldi.

Uzmanlara göre Merkez Bankası’nın önem verdiği Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi’nin 100’e yaklaşması ve bu seviyelerin reel sektörün kısa vadeli borçlarında zorlanmasına yol açacak olması Merkez Bankası’nın kırmızı çizgisini 2.30 TL olmasına yol açıyor.

Dolar kurunda yaşanan önlenemez yükseliş dün akşamüstü en son 2.3030 TL ile birlikte tarihi zirve ile sonuçlandı. Dün kur 2.2970 TL seviyesindeyken Merkez Bankası’nın yaklaşık iki sene sonra doğrudan döviz satışı ile dolara müdahale etmesi “Merkez Bankası’nın dolarda kırmızı çizgisi 2.30 TL mi” sorusunu da gündeme getirdi. Piyasayı yakından takip eden uzmanların belirttiğine göre Merkez Bankası’nın dün yaklaşık 2.5 milyar dolar döviz satarak piyasaya doğrudan müdahale etti. Bu müdahalenin kuru 2.30 TL’den uzaklaştıramaması da daha ne kadar doğrudan müdahale gelebileceği ve Merkez Bankası’nın başka hangi silahlar kullanabileceği sorusunu gündeme getirdi.

REEL KUR ENDEKSİ KRİTİK SEVİYEDE

Döviz piyasaları ve makroekonomik dengelere bakıldığına birçok yönden Merkez Bankası’nın dolar kurunda kırmızı çizgisi 2.30 TL olduğu görülüyor. Haziran 2013’ten sonra Gezi Parkı olaylarından sonra yükselen dolar kuru karşısında Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı Reel Efektif Döviz Kuru’na işaret edip asıl baktıkları göstergenin bu olduğunu belirtmişti. 2003 için değer olarak 100 alınan TÜFE Bazlı Reel Efektif Döviz Kuru endeksi 120-130 seviyesine çıktığında TL aşırı değerlenmiş olarak kabul ediliyor. Tam tersine 100’e doğru gerilediğinde ise TL değer kaybetmiş olarak algılanıyor. Bu kurun Türkiye’nin dış ticaret rekabetçiliği, kısa vadeli borçlarını ödeyebilmesi açısından önemi olduğu kadar cari açık için de önemi var. Doların 2.30 TL ile rekor kırması ile birlikte reel efektif döviz kuru 2011 yılının üçüncü çeyreğindeki seviyelerine gerileyerek 100’e yaklaştı. Yani TL’de aşırı değer kaybına işaret etti. Nitekim Merkez Bankası en son doğrudan müdahalesini de toplamda 2.5 milyar dolarla 30 Aralık 2011 ile 4 Ocak 2012 arasında gerçekleştirmişti.

“DÖVİZ BORÇLUSU FİRMALARI ZORLAYACAK SEVİYE”

Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Erhan Aslanoğlu reel kur endeksinin bu seviyesinin, genel trend açısından önemli olduğunu belirtirken bundan yukarsının . Merkez Bankası’nın doğrudan müdahaleye başladığı noktanın da bu olduğuna dikkat çeken Aslanoğlu Merkez Bankası’nın kırmızı çizgisinin dolarda 2,30 TL gibi durduğunu söyledi. Aslanoğlu bu seviyede kurlardaki artışın enflasyon ve faizi yukarı çektiğine dikkat çekerken “Reel sektörde döviz borçlusu firmaları bu seviye zorlamaya başlıyor. 2,30 TL’nin üzerindeki kurlar maalesef bu olumsuzluğun daha da artması anlamına gelir” diye konuştu.

Aslanoğlu Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin halen yüksek olduğunu belirtirken “Müdahaleler devam ederse etkisini muhtemelen göreceğiz. Müdahalenin yanında faizleri belirlemede etkili olacak istisnai günlerin önceden açıklanması ve sayısının arttırması da TCMB politikalarının gücünü artırır” diye konuştu.

“BİREYSEL YATIRIMCI DA DOLARA KAPILIRSA…”

Merkez Bankası’nın doğrudan müdahalesinin etkinliği halen tartışılırken Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Burak Saltoğlu da bir başka önemli riske dikkat çekiyor: Bireysel yatırımcıların da dolar akıntısına kapılması. Burak Saltoğlu da 2.30 seviyesinin şirketlerin kısa vadeli ödemelerinden kaynaklanacak sorunlarla birlikte sıkıntı yaratacağını belirtirken “Her durumda hiç bir şey yapılmadığı durumda kurun yukarı yönlü gideceği yer var en azından Mart sonuna kadar. Bunların domino etkisi yaratmaması için beklenti yönetimi çok önemli” diye konuştu. Merkez Bankası’nın Euro krizinde piyasaya daha net mesajlar verdiğini hatırlatan Saltoğlu “MB'nin yüzde 9 ları telafuz ediyor olması bence olumlu bir adım. Adına faiz değil de fonlama da desek bir araç var.  Piyasanın temel sorunu gerektiğinde bu silahı kullanamayacağı kaygısı. Eğer para politikası tarzı ne olursa olsun bu konuda daha rahat tepki verebileceğini iletişim politikası olarak piyasa ile paylaşmalı.

www.aksiyonhaber.com

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 357 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim