• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C

Lösemiyi yenmede en büyük başarı

Lösemiyi yenmede en büyük başarı
Uzmanlar, halk arasında kan kanseri olarak bilinen löseminin tedavi sürecinde psikolojik desteğin önemine dikkat çekiyor.

Lösemiyi yenmede en büyük başarının psikolojik savaşın kazanılması olduğunu vurgulayan Psikolog İhsan Öztekin, “Lösemi hastası çocuğa, hastalığını anlatın, gizlemeyin”dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, lösemiyle mücadelede psikolojik destek ve moralin önemine dikkat çekerek anne-babaları uyardı.

Çocuğa lösemi tanısının konulduğu andan itibaren aile ortamında normalin üzerinde bir kaygı ve huzursuzluk olmasının ve bu durumun aile yaşantısına yansımasının kaçınılmaz olduğunu belirten Öztekin, çocuğun bu durumda bir şeylerin normal gitmediğini hissedeceğini söyledi. Öztekin şöyle konuştu:

“Etrafındaki davranışlardan, tedirginlikten lösemi olan çocuk, bir şeylerin yolunda gitmediğini sezinleyecektir. Çünkü konuşulmasa bile normal dışı durumlar çocuklar tarafından mutlaka hissedilir. Dünyadaki en kıymetli varlığı olan çocuğuna kanser teşhisinin konulması her anne babayı şüphesiz fazlasıyla endişelendirecektir. Bu endişe halini de çocuğuna ya normalin üzerinde ilgi alaka göstererek ya da normal dışı duygu durum ve davranışlarla, normalden fazla gerginlik, sinirlilik, çaresizlik halleri, dalgınlık gibi hallerle yansıtacaktır. Dolayısıyla çocuğun anlayabileceği ifadelerle bunu açıklamak, gizlemekten daha iyidir.”

Lösemi tedavi edilebilir bir hastalıktır

Çocuk hangi yaşta olursa olsun mutlaka, hastalığıyla ilgili durumunu uygun kelimelerle açıklanması gerektiğini belirten Öztekin, özellikle löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun vurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Öztekin şöyle dedi:

“Elbette lösemi olduğunu öğrenmek bir çocuk için travmatik bir olgudur. Ancak çocuğun hastalığı hakkında bilgilendirilmesi, löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmesi, psikolojik direncinin artması, aile desteği gibi faktörler tedavi sürecine olumlu katkı sağlamaktadır. Çocuğun hastalığıyla ilgili bilgisi arttıkça kaygısı ve çaresizlik duygusu azalacaktır. Hastalığıyla ilgili bilgilendirmeyi yapacak ebeveynin öncelikle bir uzman tarafından yönlendirilmesi faydalı olur. Şaşkın, kaygılı ve kendisi henüz hastalığı tanımayan, kabullenememiş bir ebevyn çocuğa negatif duygular yükleyebilir. Anne babanın hastalığı tanıması, tedavisi olan bir hastalık olduğunu bilmesi ve çocuğuyla konuşurken sakin, soğukkanlı ve nötr olabilmesi oldukça önemlidir. Olabildiğince sıcak bir dil kullanılmalı ve kötü tablolardan uzak durulmalıdır. Hastalığın yüzde 90 tedavisinin olduğu çocuğun anlayacağı bir dille ifade edilmeli olumlu örnekler anlatılmalıdır.”

Tedavi aşamaları anlatılmalı

Tedavi sürecinde aile ve yakın çevresinin tutumunun önemli olduğunu belirten İhsan Öztekin, özellikle çocuğun sosyalleşmesinin tedaviye olumlu katkı sağladığını belirterek şöyle devam etti:

“Çocukları bilinmezliklerin fazlaca endişelendirdiğini düşünecek olursak doktorunun da desteğiyle tedavi aşamaları basit ve yalın ifadelerle çocuğa aktarılmalıdır. Tedavide yaşayabileceği zorluklar ve uyması gereken kurallar konusunda açıklama yapılmalıdır. Tedavisi sırasında okulundan, sosyal ortamlardan uzaklaşması gerekeceğinden, sosyalleşmesi için doktorunun yönlendirmesiyle yapılabilecek her türlü aktivite yaşamına sokulmalıdır. Yaşıtlarıyla görüşmesi için uygun ortamlar yaratılmalı, hastane ortamındasporun yaşamına dâhil edilmesi önerilmektedir. Uğraş tedavisinin genel tedaviye katkısı göz ardı edilmemeli, müzik, ahşap boyama gibi uğraşlar öğretilmeli ve çocuğu bu uğraşlara kanalize edilmelidir. Tedavisi başarıyla tamamlanmış diğer çocuklarla tanıştırılması, onlarla gireceği diyaloglar ve paylaşımlar hem psikolojik açıdan sürece katkı sağlayacak hem de sosyalleşme sürecine destek olacaktır.”

Hastane dışı geziler motivasyonu artırıyor

Uzun süreli yatışlarda çocuğun belli aralıklarla evine izinli olarak gönderilmesinin çocuğun tedavi motivasyonu ve psikolojisi için önemli olduğunu kaydeden Öztekin, “Ev dışı gezi programları, doktorları ve ailesinin katkısıyla düzenlenmelidir.Çocuğun yakın sosyal çevresinin bilgilendirilmeli ve desteği alınmalıdır. Bilinçsizce yapılan yorumlara sakin ve aydınlatıcı bir yaklaşımla yaklaşılmalıdır. Hastalığı için taktığı maskenin nedenleri açıklanmalı, ve yakın arkadaşları yakın arkadaşlarını da bu konuda bilgilendirilmelidir”

Bu haber toplam 289 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim