• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar

Kılıçdaroğlundan önemli açıklamalar
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor...

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

Eski Başbakan Ecevit'i rahmetle anıyorum...

Geçen gün bir teğmenin düğününe gittim. Bu düğün ne yazık ki cezaevinde oldu. Bu teğmenin nikah şahidi oldum. Duygulanmamak elde değil. Böyle bir tabloyu Allah kimseye yaşatmasın. İsyan etmemek mümkün değil. Başarılı olacaksınız, Anadolu'dan yoksul bir ailenin çocuğu olarak çıkacaksınız, hep birinci olacaksınız, sizin bilginiz dışında telefonunuza yükleme yapıp sizi hapse atacaklar. Bu ciddi toplumsal bir acıdır. Teğmen Çelebi'nin acısı değil bu aslında. İslam dünyasının kolay unutmadığı Kerbela acısı da vardır... Bu da başka bir acıdır.

HAZRETİ HÜSEYİN İKTİDARA BİAT ETMEDİ

Hazreti Hüseyin'in Kerbela çöllerinde şehit edilmesi İslam tarihinin unutmadığı acılardan bir tanesidir. Hazreti Hüseyin'den söz edenlerin içlerindeki Yezid'i çıkarmaları gerekmektedir, olay budur. Katliamdan kurtulan Hazreti Zeynep Yezid'in sarayına götürülene kadar hep bu katliamı anlattı. Onun diliyle tarih Kerbela'yı öğrendi. Onun gözyaşlarıyla biz öğrendik. Bu çok derin bir acıdır. İslam dünyasının unutmadığı bir acıdır. Muharrem ayında insanlarımız bu acı etrafında kendi manevi dünyalarını zenginleştirirler. Kin duymadan, kötülük yapmadan, Muharrem ayında oruçlarını tutarlar. Bu dünyanın Müslüman dünyanın, Muharrem ayında barış içinde kavgasız, Müslüman kanı dökülmeden barış içinde yaşamasını dilemek bizim görevimizdir. Kerbela zalime karşı direnmektir. Asla ve asla iktidara biat etmedi, doğrudan ayrılmadı. Dedesi Hazreti Muhammed'in felsefesi ve görüşünden etkilendi. Onu katlettiler. Bu acı bizim gönlümüzdedir. Acıyı bal eyledik diye bir ozanımızın şiiri var. Acılarla karşılaşırsınız ama kine dönüştürmezsiniz. Çünkü insan çok değerli bir varlıktır. İnsana saygı duymak hepimizin temel görevidir.

DEMOKRASİ KONUSUNDA KİMSE CHP'NİN ELİNE SU DÖKEMEZ

CHP'lilerin hepsi hakka hukuka inanca saygıldır. İşte bir tanesi Bülent Ecevit... Diğeri Erdal İnönü.. Onu da anıyoruz. Bunlara baktığımızda sosyal demokrat liderlerin geçmişine bakınız. Hiçbir sosyal demokrat lider yırtık ayakkabıyla siyasete girmemiş olabilir ama temiz yaşadı ve kul hakkı yemediler. Emeğin hakkını verdiler. O nedenle kimse kusura bakmasın demokrasi konusunda kimse CHP'nin eline su dökemez. Bu ülkede AYM'yi ilk dillendiren biziz. Karşı çıktık. Herkesin inancına saygılıyız. Biz dini hiç siyasete alet etmedik. Bu manevi zenginliktir. Bunu başka bir alanda harcamamalıyız. Bu bizim görevimiz. Biz bu ülkede inanca saygılı olmayı, her ortamda savunuruz. Parti programımızda var. Kişinin etnik kimliği kişinin şerefidir der. Biz 34 yurttaşımız Uludere'de öldürülürken o ailelere sahip çıktık. Mazlumun yanındayız biz. Bunların takipçisiyiz. Biz kendi insanımızın bağımsız ve özgür birer birey olmasını arzu ederiz. Biz Hırant Dink cinayetindeki olayın tüm ayrıntılarıyla aydınlanmasını isteriz. Biz poşu taktı diye Cihan Kırmızıgül'ün hapse atılmasını içimize sindiremeyiz.

Biz kadın erkek eşitliğine inanan bir partiyiz. Kadınlara seçme seçilme hakkını biz getirdik. Ne demek kadın ve erkek eşit olacak diyor birileri. Soruyorlar niye olmasın? Kadın kadındır, erkek erkektir diyor. Zekaya bakın siz. Kadının bir birey olarka erkeğe eşit olduğunu kabul etmiyor. Bütün kadınlara sesleniyorum, eğer siz erkeklerin sahip olduğu haklara sahip olmak istiyorsanız, haklarınızı sonuna kadar kullanmak istiyorsanız, adresiniz, yeriniz belli. O adres CHP'dir...

2013 cinsiyet raporu yayınlandı. Türkiye kadın erkek eşitliği açısından 136 ülke arasında 120. sırada. O nedenle söylüyorum bütün kadınlara, hakkınıza sahip çıkın, sonuna kadar mücadele edin. Kadın kocasıyla beraber çalışmıyor mu? Karadenizli yiğit kadınlara soralım. 24 saat çalışıyorlar. O kadın da hakkını aramalı. O da milletvekili, belediye mecis üyesi olmalı. Ne eksiği var o kadının. Kadına yönelik şiddet yüzde 1400 arttı. Neden bu kadar arttı? Kim bunun sorumlusu? Diktatöre sorarsanız CHP diyecektir. Oysa bütün CHP'liler yürekten kadın erkek eşitliğine inanıyor. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66... 2013'te 842'ye çıktı. Yazık günah değil mi? Bu sosyal ve ekonomik politikalar bu sonucu ortaya çıkarıyor. AKP'ye oy veren kadınlar artık bunları görsünler. Kadının bedeni ve giysisi üzerinden siyasete son... Kadın nasıl giyinecekmiş. Sanane kardeşim! Nasıl isterse öyle giyinir. Hep bununla kadınları meşgul ettiler. Cambaza bak politikasını uyguladılar, haklarını parça parça ellerinden aldılar. Şimdi kadınların uyanma zamanıdır. Demokrasi geri gidiyorsa, en ağır faturayı kadınlar ödeyecektir. Sizi evinize hapseden bu zihniyetten kurtulmanız gerekiyor.

Kabataş iskelesinde türbanlı bir kadına saldırmışlar. 60 kişi saldırmış, kadın bayılmış, üstüne idrar daha neler neler... Ne diyorduk biz? Yalancıdan başbakan olmaz... Niye bu tahriği yapıyor? Başörtülü kadına bu yapılıyor demek istiyor. Utan utan! Boyundan utan... Böyle yalan söylenir mi? İnsanda biraz vicdan olur. Ahlak olur. 60-70 kişi bir kadına saldıracak... Eğer öyle bir olay varsa saldıranları insan olarka tanımlamak mümkün değil. Ama bizim bir yalancımız var. Bu da bir başka gerçek. Kadınlara şunu söylüyorum. Sizin kaç çocuk doğuracağınıza bir adam karar veriyor... Niye sesiniz çıkmıyor, sana ne kardeşim demiyorsunuz?

Merdiven altı atölyelerinde binlerce başı örtülü kadın çalışıyor. Hiçbirinin sigortası yok. CHP bunlara sahip çıkıyor. Sigortaları yok! Kayıt dışı çalışıtırılıyorlar. Siz hiç Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından kayıtdışı işçi çalıştırılmaz lafı duydunuz mu? Neyi duyarsınız? Kabataş iskelesinde saldırdılar diyor.. Hem de yalan söylüyor. Diyorlar ki kadına daha fazla çalışma olanağı sağlayacaklarmış. Ben de dedim ki heralde gerçekten güzel bir şey yapacaklar... Efendim doğum yaparsa süresi şu kadar olur, bu olursa süresi şu kadar olur ve karşılığında para alacakmış. Hangi işveren çalıştırır ki böyle... Amaç ne? Sağ gösterip sol vurmak. Size bu hakkı getirdim diyor ama işveren bunu verecek mi? İşveren bunları işe alacak mı? Almaz. Kardeşim sen kadınların çalışma yaşamında daha fazla mı yer almasını istiyorsun. Evet diyorsan adam gibi düzenleme getir. Kim kadın istihdam ediyorsa onun sigorta primlerini devlet ödeyecek dersin, olur biter. Bunu getirebiliyor musun? Getiremezler... Halkı kandırarak hedef değiştirerek asıl amacına ulaşmak istiyor. Kadını nasıl çalışma yaşamının dışına iterim onun hesabını yapıyor.

Bir esnaf düşünün... Sigorta primini yatıramayınca, hastanede kusura bakma arkadaş diyorlar. Hadi bunu anladık, kusurun var primini yatıramadın, diyor ki, senin eşine de bakmam diyor. Kadın kardeşlerim unutmasınlar, sana bu kadar ağır cezayı fatura eden bir iktidara oy vermeyeceksin... Oy vermeyeceksin! Sigorta primini ödeyemedi, olabilir. Adamı cezalandırdın, karısından ne istiyorsun? Tek günahı onunla evli olması. Böyle bir sosyal devlet olabilir mi?

Bunlarda laf çok. Peki kadına önem veriyorlar mı? Hayır. Elinde palayla kadını döven kişiye ne yaptılar bunlar? Çıktı başbakan bir laf etti mi? Hayır içinde oh demiştir. Böyle bir anlayış olabilir mi? Cennet anaların ayakları altındaysa, önce çocuğuna süt içiremediği için kendini asan kadının sorumluluğunu hisset. Bilmiyorsun, tanımıyorsun, çünkü kadını ikinci sınıf yurttaş olarak görüyorsun. Sorunumuz işte budur.

Erzurum'dan bu grup toplantısına gelen 17 yaşında Leyla vardı. Bu başörtülü kız kardeşimiz CHP'nin toplantısına geldi. Baş tacı ettik. İşte CHP budur. CHP mazlumun yanındadır. Haklının yanındadır. CHP zulme direnen bir partidir, herkes bunu böyle bilsin. Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum, benim çocuğum işsiz ise neden işsiz diye sorsunlar... Bunun sorumlusu kim diye sorsunlar. Atanamayan öğretmenler... Yıllardır bekliyorlar... Annelerin tamamı şunu düşünsün, yemedim yedirdim, üniversiteye gönderdim ve bitirdi. Aylardır yıllardır bekliyor, İskenderun'da bir babanın gözlerinden akan yaşı unutmuyorum. 10 yıldır bekliyor çocuğum dedi. Atama bekliyor. Anneler kendilerine şu soruyu soracaklar. Beni çocuğumu atamayan kim? Sorumlusu kim? Eğer bu sorunun yanıtını bulurlarsa, o zaman bu ülkenin sorunu çözülür. Her dört üniversite mezunundan biri işsiz. Nasıl oluyor da işsiz kalıyorlar? Her kadın bunu düşünmeli. Benim çocuğum niye işsiz? Bu soruyu yanıtlayıp sandığa öyle gitmeliler.

Demokrasi, özgürlük açığımız büyüyor. Herkes bunu bilmek zorunda. Kız ve erkek öğrenciler aynı yurtlarda kalmayacakmış. Zaten kalmıyor ki. Yurtlar ayrı ayrı. Nasıl bir kafadır bu. Hayatı boyunca yurdun önünden geçmeyen biri neler söylüyor. Senin derdin, yurt sorunu değil. Senin derdin karma eğitimi yok etmek. Senin derdin o. Eğer bu ülkede yurt yoksa sorumlusu kim? TOKİ kalkıyor bir sürü sovyet tipi evler yapıyor. Neden öğrencilere yurt yapmıyor? Kafalarında bir şablon var. O şablonu adım adım uygulamaya sokmak istiyorlar. Türkiye'yi bir Ortadoğu ülkesi haline getirmek istiyorlar. Suudi Arabistan'da kadınlar mücadele ediyor. Araba kullanmak istiyorum diyor. Eğer yakında burada da böyle bir yasak gelirse hiç şaşırmayın...

İstanbul dünyanın en güzel kenti. Kimliksizleştirilmeye çalışılıyor. Bütün güzelliklere ranta kurban edilmek isteniyor. Herşeye rağmen İstanbul çok güzel... Şiirler, romanlar yazıldı. Hep okuduk. Necip Fazıl ne güzel söylemiş... Orhan Veli ne güzel söylemiş... Yahya Kemal ne güzel söylemiş.. Bütün sanatçılar İstanbul'u anlatırlar. Hep İstanbul'un coşkusunu görürürüz. İstanbul böyle bir şehir. Ama bir de İstanbul'a giden başka bir adam var. Dolmabahçe'ye oturuyor... Görevi ne? Kadıköy'den gelen vapurları dikizlemek. Kadıköy'den gelen vapurlara gerçekten bakabilirsiniz. Hayat var, coşku var. İnsanlar sohbet ediyorlar, koşuyorlar. İşlerine acele gitmek istiyorlar. İstanbulluları görürsünüz o vapurlarda. O vapurlarda insanlar sohbet ederken, martıları da izlersiniz. Ama bir de kötü niyetle seyretmek var. Bakın ne diyor? "Dolmabahçe'de ofisimin önünde, Kadıköy'den gelenlerin durumunu görüyorum. Bunlar benim değerlerimle uyuşan şeyler değil".. Nedir senin değerin? "Tayyip Erdoğan olarak ben bunu saygıyla karşılayamam" diyor... Böyle bir adamın olduğu ülkede demokrasiden söz edilemez. Dikizci dedim diye dava açmış. 100 bin liralık dava açmış. Sevsinler senin davanı. Açmazsan namertsin. Ben bunu söyledim. TDK'nın sözlüğüne baktım dikizlemek nedir diye. Gözetlemek demekmiş. Ne var bunda? Ama niyet önemli, senin niyetin farklı. Sen kadına birey olarak bakmıyorsun. Senin niyetin farklı. Dikizci dedim e vallahi haklıyım. Samimi söylüyorum haklıyım. En ufak bir endişem yok. Sen bu ülkenin insanlarına nefret dolu bakamazsın, önyargıyla bakamazsın. Ön yargılarından arın biraz, Adam ol adam! İnsanı sev! 60 yaşına geldin... Öğrenci yurtlarıyla ilgili olarak damdan düştüm diyor. Nasıl damdan düşmüş, anlatmasını istiyoruz. Bir sorun var burada. İşte bu dikizci zihniyet, bu ülkeye demokrasi getiremez. Özgürlük ve laiklik getiremez. Dikizcilik yaptığını itiraf edenin normal, söyleyenin anormal sayıldığı bir ülkeye dönüştük. Türkiye'nin geldiği hale bakın. Bunu AKP'nin lehine yazı yazan her söylediğini öven yazarlar için söylüyorum. Bu adam bizim evimizi de dikizliyor. Ey Kılıçdaroğlu senin nefes alışını bile takip ediyoruz diyordu. Dikizciden Başbakan olmaz diyoruz.

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 481 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim