• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

Kılıçdaroğlu: Davutoğlu'na çağrıda bulunuyorum

Kılıçdaroğlu: Davutoğlu'na çağrıda bulunuyorum
Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada rüşvet ve yolsuzluk konusuna değindi. Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın danışmanı Etyen Mahçupyan'ı da "yolsuzluk" beyanatı sebebiyle yürekten kutladığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. 

Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun danışmanı Etyen Mahçupyan'ın "İslami kesimin yarısı yolsuzluk olduğunu biliyor ve bundan hoşlanmıyor" şeklindeki sözlerinden dolayı yürekten kutladığını söyledi. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Davutoğlu'nun bir başdanışmanı var Etyen Mahçupyan... İslami kesimin en az yarısı yolsuzluk olduğunu düşünüyor, bundan hoşlanmıyor, bundan rahatsız, diyor. Soru şu... Bu yolsuzluktan rahatsız olan İslami kesim neden sesini çıkarmıyor? Mahçupyan diyor ki, yolsuzluk var. Sayın kardeşim Müslüman olduğunu söylüyorsun neden sesin çıkmıyor? Benim bu soruyu o vatandaşlarıma sorma hakkım var. Etyen Mahçupyan'ı yürekten kutluyorum son derece doğru bir şey söylemiş. Dini inancı, etnik kimliği ve yaşam tarzını kullanıyorlar. Herkese saygılıyız ama bu ülkede yolsuzluk yapanlara saygı duymayız. Onlara bizden saygı asla beklemeyin. Yolsuzluk karşısında susanlara da saygı duymayız."

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

(Konuşmanın başında Türkmen dernekleri temsilcileri Kılıçdaroğlu'na rozet taktı...) Türkmen kardeşlerim sizin bayrağınız bizim bayrağımımızdır, sizin sorunlarınız bizim sorunlarımızdır. Sizi unutmayacağız. 

Nerede bir ezilen varsa, nerede zalimin zulmüne uğrayan varsa meraklanmasın yanında CHP var. Daha önce burada madencilerimizle ilgili olarak bir toplantı yaptığımızı ve 10 madde üzerinde uzlaştığımızı söylemiştik.

Bu konuda arkadaşlarımız kanun teklif tasarısını hazırladı. İlgili sendika ve meslek örgütlerine gönderdik. Oradan dönüşler sonrasında Meclis'e vereceğiz. 

Davutoğlu'na sesleniyorum. 3 sendikanın üzerinde uzlaşma sağladığı bu teklifi gelin beraber parlamentodan geçirelim. Bir daha acı olaylar Türkiye'nin gündemine gelmesin. Açık net insani bir çağrıda bulunuyorum. Yer altındaki işçiler bizim insanımızdır. 

MEVSİMLİK İŞÇİLERE SİGORTA

Isparta'da mevsimlik işçiler hayatını kaybetti. 1 milyondan fazla mevsimlik işçi var. Toplumun dışına itilmişler. Çoğu kadın... Sosyal güvenceleri yok. Sosyal devletten haberleri yok. Çoğu yollarda hayatını kaybediyor. Bir gün sigortalı olsalar öldüklerinde yakınlarına aylık bağlanırdı. Biz bu drama da el attık. Kanun teklifini hazırladık 1 milyon mevsimlik işçiye sahip çıkıyoruz. Sayın Davutoğlu Başbakanlık koltuğunda oturuyorsan bizim bu teklifimize olumlu bak parlamentodan oy birliği ile çıkaralım. 

Ben bu çağrıları yapıyorum ama Davutoğlu buna uyar mı uymaz mı göreceğiz. 

Bugünkü gazetelerde ilginç bir haber var. 17 Aralık dosyaları ile ilgili ses kayıtlarının yüzde 100 doğru olduğuna dair adli tıp kurumu rapor vermiş. Biz doğru olduğunu biliyorduk. Biz uluslar arası kuruluşlardan da yardım istedik. Saygınlığı olan kuruluşlar da doğrulamıştı. Şimdi adli tıp kurumu da doğruladı. Montaj da yok ilaveler de yok. Hepsi doğru. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu. Bu dosyayı bütün bu gerçeklere rağmen kapatmak istediler. Kapatma görevi de sayın Davutoğlu'na verildi. Abisi dedi ki, bak dedi, senden iki şartım var. Bir bu dosyaları kapatacaksın, iki hiç gündeme getirmeyeceksin, hakim ve savcıları ayaralayacaksın bu tezgahı götüreceksin. O da emredersin dedi Başbakanlık koltuğuna oturdu. 

DAVUTOĞLU EĞER SEN BİLİM ADAMIYSAN

Davutoğlu'na sesleniyorum. Sen bilim adamı olduğunu inançlı olduğunu söylüyorsun. O zaman Başbakanlık koltuğunun hakkını ver ve yolsuzlukları sonuna kadar araştır. Belki bizim sözümüze değil de abinin sözüne itibar edebilirsin. Onu da yadırgamıyorum ama artık tapelerin ses kayıtlarının yüzde 100 doğru olduğuna dair rapor var. Dolayısıyla senin kıvıracağın hiçbir alan kalmadı. Kim olursa olsun babam kardeşim akrabam bile olsa kim yolsuzluk yaparsa sonuna kadar üstüne gideceğim demen lazım. Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek. Hiç merak etmeyin. 

G20 zirvesine katıldı. Diyor ki Davutoğlu yolsuzlukla mücadele en önemli konu olacak. Kalkınmanın önündeki en büyük engel yolsuzluktur diyor. Altına imza atıyorum. Yolsuzluk habis ur gibi. Toplumun bütün değer yargılarını tarumar eder. Ahlaki değerleri yerlerde süründürür. Bütün toplumlar yolsuzluğa duyarlıdır. Devletin hazinesine kimsenin el atmasını istemezler. Çünkü o para halkın parasıdır. 

G20'de diyor ki 2015'te dönem başkanlığını Türkiye yapacak. Davutoğlu bir açıklama yapıyor. Türkiye'nin genel başkanlığında yolsuzluğa karşı kapsamlı bir strateji belirlenecek. Eğer yolsuzluk konusunda kapsamlı strateji ortaya koyacaksan, az önce söylediğim yolsuzlukların üzerine gideceksin. AKP'nin genel merkezine bakacaksın. Kimler köşeyi döndü ona bakcaksın. Yukarda oturan abine bakacaksın. Bunları temizleyeceksin. 

OECD RAPORUNDAKİ O İFADE VİCDANIMI RAHATSIZ EDİYOR

Yolsuzluk nasıl kapatılır, hazine nasıl soyulur, diyebilirlerdi. Kandırabilirler mi hayır. Herkes şaşkınlık içinde izler. Davutoğlu'na bir şey hatırlatmak istiyorum. Danışmanları gizlemiş olabilirler. Ekim 2014 OECD örgütünün raporu yayınlandı. Türkiye'de rüşvet yolsuzluk ve kara para aklamadan söz edildi. İlk kez OECD tarihinde Türkiye bu kadar net bir uluslararası raporda yolsuzluk konusunda yer aldı. Bu benim vicdanımı rahatsız ediyor. 

Yargının üzerindeki baskında söz ediliyor, hükümetin yolsuzluk soruşturmalarını kapatma iradesinden bahsediliyor. Sayın Davutoğlu eğer o koltukta kalmak istiyorsa yolsuzlukların üzerine git. Emin ol herkesin desteğini alacaksın. Herkes helal olsun Davutoğlu gerçek başbakan diyecek. Yürü üzerine yürü ve korkma. Ama yürümez ve üzerini kapatırsan o koltuğu hak etmiyorsun demektir. O koltuktan ayrılman lazım demektir. 

Yolsuzlukları nasıl kapatıyorlar? Dini kullanacaksın, etnik kimliği ve yaşam tarzını kullanacaksın. Bakın biz bunları kullanıyoruz ve yolsulzukları kapatıyoruz diyecekler. O nedenle Başbakan olarak otur adam gibi görevini yap. Tüyu bitmemiş yetimin hakkına sahip çık. 

Savcı malum kapattı dosyayı. Ama TBMM'de bereket versin ki yolsuzluk soruşturma komisyonu kuruldu. Önce Rıza Sarraf'ın kuryesi geldi. Kuryenin açıklamaları çok ilginç. Ben Ankara'ya çok para götürdüm. Yabancı paraları elden götürdük diyor. Bu ülkede banka var mı? Var. EFT dediğimiz bir transfer çeşidi var mı, var. Bunu Davutoğlu da çok iyi bilir. Peki paraları çikolata kutularına, ayakkabı kutularına elbise torbalarına koyup dağıtmak da nedir? Herhalde yeni teknoloji değildir. Davutoğlu burada bir şey var diyecektir. Eğer Başbakanlığın hakkını verecekse bu adamın sözlerine dikkat edecek. Adam açık açık Ankara'da rüşveti dağıttık diyor. Başbakan olarak gereğini yapacaksın. 

RIZA SARRAF'IN KAÇAK ALTINLARI

Rıza Sarraf'ın uçağı Gana'dan kalkıyor, Atatürk havalimanına geliyor. İçinde doğal taş var deniyor gümrükte. Açıyorlar bakıyorlar ki taş değil 1 buçuk ton altın. Araya kim giriyor? Birileri giriyor. Bunu da unutturmaya çalıştılar. Ama bereket versin Gümrük ve Ticaret Müsteşarı komisyonda diyor ki evet bir buçuk ton altın geldi. Peki bu kaçak altın değil mi? Neden buna el koyulmadı? Bakanlar araya girdi deniyor. Biz de bir şey yapamadık bana ne soruyorsunuz onlara sorun diyor. Vatandaş diyebilir ki kaçak gelmiş ama yurt dışına gitmiş. Ulus'ta bir çarşı var kaçak mallar satılır. Gümrük'ün el koyduğu mallar satılıyor. Gümrük kaçak mallara el koyar. Bir buçuk ton altın geliyor kaçak, el koymuyorsunuz birileri devreye giriyor uçağı yeniden Gana'ya gönderiyor. Gana'ya giderken bakıyorlar ki, altınların kilosunda azalma var. 292 kilo altın eksik. Buharlaşmış. Sayın Davutoğlu'na soruyorum, Başbakan isen, namuslu bir devlet adamı iken, 292 kilo altını kim buharlaştırdı. Sen mi başkaları mı? Yoksa abin mi? Sen bunu soruşturmak zorundasın. 

Eğer gücüm buna yetmez diyorsan o koltuğu terk et. Oraya bu milletin malına sahip çıkan biri otursun. 

Rıza Zarrab 292 kilo altını kaybolmuş şikayette bulunmuyor. Altınım kayboldu de bari. Benim hakkımda gazeteler hakkında dava açıyor ama 292 kilo altını çalan kişi hakkında dava açmıyor. Neden? Rüşvet olduğu için? Peki bu rüşveti kim aldı? Sen mi, bakanlar mı, abin mi aldı? Bunu ortaya çıkarırsan gerçek Başbakan'sın, çıkarmazsan sen de yolsuzlukalrın ortağısın Davutoğlu... Bunu sana rahatlıkla söyleyebilirim. 

DAVUTOĞLU NAMUSLU İSE O RAPORU İSTESİN

Davutoğlu'na bir önerim daha var. Dönemin Başbakan'ına MİT bir rapor vermiş. 3 sayfa... 18 Nisan 2013'te... Abisine verdiler raporu. Rıza Sarraf faaliyetleri yazıyor başlığında. Sen başbakan isen MİT hala sana bağlıysa, o raporu iste. O raporun gereğini dönemin başbakanı neden yapmamış diye bir sor bakalım. Sormuyorsan sen de bu hırsızlıkların ortağısın. Sen eğer namuslu bir başbakansan yolsuzlukların üstüne gideceksin. 

ETYEN MAHÇUPYAN'I YÜREKTEN KUTLUYORUM

Davutoğlu'nun bir başdanışmanı var Etyen Mahçupyan... İslami kesimin en az yarısı yolsuzluk olduğunu düşünüyor, bundan hoşlanmıyor, bundan rahatsız, diyor. Soru şu... Bu yolsuzluktan rahatsız olan İslami kesim neden sesini çıkarmıyor? Mahçupyan diyor ki, yolsuzluk var. Sayın kardeşim Müslüman olduğunu söylüyorsun neden sesin çıkmıyor? Benim bu soruyu o vatandaşlarıma sorma hakkım var. Etyen Mahçupyan'ı yürekten kutluyorum son derece doğru bir şey söylemiş. 

Dini inancı, etnik kimliği ve yaşam tarzını kullanıyorlar. Herkese saygılıyız ama bu ülkede yolsuzluk yapanlara saygı duymayız. Onlara bizden saygı asla beklemeyin. Yolsuzluk karşısında susanlara da saygı duymayız. 

GÜNEY DOĞU'DA PARALEL DEVLET KURULMUŞ

Bir başbakan çıkıyor açıklama yapıyor. Güneydoğu'da PKK'nın mahkemeleri var, asker alma daireleri var, vergi daireleri var diyor. Bunlar paralel yapıdır izin vermeyiz diyor. Dağ başında saksağan vur beline kazmayı, söylediği bu. Sen Başbakansın. Sen bunu nasıl söylersin, neden gereğini yapmazsın? Daha düne kadar abisi diyordu. PKK ile görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdir diyordu. Şimdi sekreterya kuruyorlar. 

Türkiye'nin bir bölgesinde devletin hiçbir kurumu çalışmıyor. Bu sorunun demokrasi ve özgürlük içinde çözülmesi gerekir. Nerede? Tabii ki TBMM içinde çözülecektir. TBMM'yi devre dışı bırakmışsın, kimin ne olduğu belli değil, pazarlık yapıyorsunuz. 3. gözlemciden söz ediyorlar. Eğer bu olayı uluslararası alana taşırsanız tuzağa düşersiniz. Sakın ola ki bu tuzağa düşmeyin. Bu sorunun çözüleceği yer TBMM'dir. Başka vadilerde, kapalı kapılar ardında çözmeye kalkarsanız o soruna teslim olursunuz, bugün teslim olduğunuz gibi. 

Gazetelerde bir haber daha yer aldı. TÜİK, işsizlik oranlarının çift rakamlara ulaştığını söyledi. İşsizlik toplumu içten içe bitirir. İşsizlik umutsuzluktur. Gelecekten beklentileri sıfırlar. Bütün işsiz kardeşlerime şunu söylüyorum. 12 yıldır yönetiyorlar, geldikleri nokta bu. 12 yıldır atama bekleyen öğretmen var. 12 yıldır iş bulamayan işsizler var. O zaman şapkanı önüne koy ve düşün. 12 yıldır seni oyalıyorlar. Sana bir sözüm var, CHP'ye sadece 4 yıl için yetki ver, bak bakalım işsizlik ne oluyor. Sadece bir iktidar dönemi istiyoruz. O zaman devletin nasıl yönetildiğini göreceksin. Hepsini çözeceğiz. Bu konuda kararlıyım. Bu ülkeye huzuru ve barışı getireceğiz. Benim köşeyi dönme, saraylarda oturma, kul hakkı yeme gibi bir alışkanlığım yok. Bizi eleştirebilirsiniz ama hiç kimse dönüp bir CHP'liye siz kul hakkı yiyorsunuz diyemez. 

Bir doktor anlatıyor. "Amca 67 yaşında. Kalp yetmezliği var. Amca üçüncü köprü inşaatında çalışmak için Antakya'dan gelmiş. Çok tehlikeli işler sınıfında olan ve yüksekte çalışacak olan kişinin bu işi yapması imkansız. Söylüyorum kendisine, bağırıyor. Diyor ki torunlarım aç torunlarım aç. Keyfimden mi geldim ben buraya. Amca bu haline çalışmana izin verirsem ölürsün diyor. Ağlıyor ve ölene kadar çalışayım diyor. İzin veremem diyorum karşılıklı ağlıyoruz." 

Bu tablo içimi sızlatıyor. Onlar saray peşinde ben ise bu adamın peşindeyim. Bu bir dramdır... O amcaya sesleniyorum. Gel Ankara'da seni Kemal kardeşin bekliyor.

Merak ediyorum o 1000 odalı sarayda nasıl oturacaksın? Hangi yüzle, hangi ahlak ile oturacaksın? İtibar kazanacakmış... Eğer bu adama yardım edersen itibar sahibi olursun. 

Yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizden sadece 4 yıl için izin istiyorum. Yeni bir Türkiye inşa edeceğiz. Güzel bir Türkiye inşa edeceğiz. Kimseyi etnik kimliğinden, inancından ötürü dışlamayacağız. CHP gelirse sosyal yardımları keser diyorlar. Buradan söylüyorum, sosyal yardımlar kesilmeyecek tam tersine en az iki kat olacak. 

 

Bu haber toplam 235 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim