• BIST 109.049
  • Altın 156,292
  • Dolar 3,8656
  • Euro 4,5580
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -1 °C

Kılıçdaroğlu: Biz nasıl sağa kaymışız

Kılıçdaroğlu: Biz nasıl sağa kaymışız
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'yle başkanlık yarışına girdiği olağanüstü kurultayda konuşuyor. Kılıçdaroğlu, kendisinden önce konuşan diğer başkan adayı İnce'nin 'parti sağa kayıyor' eleştirisine yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

Diyorlar ki CHP sağa kaydı. CHP Atatürkü dışladı diyorlar. CHP elitist parti diyorlar. CHP devleti yönetemez diyorlar. Ben de şunu söylüyorum. CHP çağdaş bir partidir, CHP büyük bir partidir. CHP'nin kökünde kuvayi milliye vardır. 

Biz özgürlük ve demokrasi devrimine hazırlanıyoruz. 

Diyorlar ki CHP sağa kaydı. Beni iyi dinleyin. Televizyonları başında bizi izleyen sevgili yurttaşlarım. Değerli aydınlarımız beni iyi dinleyin. 12 Eylül darbe hukukuna açıkça karşı çıkan parti CHP'dir. Şimdi biz sağa mı kaydık? Seçim barajının kaldırılmasını savunan parti CHP'dir, şimdi biz sağa mı kaydık. Siyasal partiler kanununun değişmesi için mücadele eden parti CHP'dir. Şimdi biz sağa mı kaydık?

Demokrasiyi savunacağız, evrensel değerleri getireceğiz. Diyorlar ki sen doğuda başka batıda başka konuşuyorsun. Nereye gittiysem aynı şeyi söyledim. 

Hakkari'de yerel yönetim özerklik şartını getireceğim dedim. CHP kurultayında da söylüyorum, yerel yönetim özerklik şartını mutlaka getireceğiz. Niye söylüyorum? Bizim büyükşehir belediye başkanlarımız var. Ortak hukuku egemen kılmak zorundayız. Sadece CHP'li olduğu için kentsel dönüşüm kararnamesi iki buçuk sene bekledi. Biz Trabzon için de Diyarbakır için de aynı hukuk olmasını isteriz. Özerkliği mi, demokrasiyi mi savunuyorsunuz. Yerel yönetici yani belediye başkanı Maliye bakanlığı kapısında saatlerce beklememelidir. O söz verdiği halka beldeye hizmet etmelidir. Onun yeterli gelire kavuşması da CHP'nin görevidir. 

Diyorlar ki, demokrasi ve özgürlüğü yeteri kadar savunamadı. Batman'a gittim, belediye başkanları hiçbiri CHP'li değil. Ellerine kelepçe vurulmuş. Arkadan. Fotoğrafları çekiliyor. O insanlar bizim insanlarımız. Ona tahammül edemedim. Doğru değil dedim yine doğru değil diyorum. 

Bizim devrimciliğimiz kağıttan devrimcilik değil. Bizim devrimciliğimiz yürek ister yürek. Baskıcı devlete karşı çıktım. Her zaman karşı çıkacağım. Devlet vatandaştan hesap soran değil hesap veren devlet olacak. Hep böyle söyleyeceğiz. Çünkü biz sosyal demokratız. Bizim siyasetimizin odağında insan var. 

Burada Gezi eylemlerinden de kısa bir bölüm izlettirdik. Taksim'i kapatmışlardı. Kadıköy mitingimizi iptal ettik ve Taksim'e yürüdük. Eğer Taksim meydanı Gezicilere açıldıysa onu yapan CHP'lilerdir. 

Açıkça söylüyorum. Bütün dünya dinlesin. Ben sağcı solcu ayrımı yapmadan bütün insanlarımı seviyorum. 

Çünkü bizim anlayışımıza göre, iktidar olduktan sonra sadece solculara hizmet etmeyeceğiz bu ülkenin bütün insanlarına hizmet edeceğiz. Sağ sol ayrımı yapmadan. Benim için vatandaş var, Ülkemin çıkarları var. Benim anlayışım budur. Camide, kilisede, havrada, cemevinde, nerede ibadet yaparsa yapsın, onun ibadetine saygı göstereceğim. Belediye başkanlarıma talimat verdim bütün ibadethaneleri tertemiz yapacaksınız dedim. Bu bizim bu millete borcumuzdur. 

Bu söylediklerim bir pencereden. Bir de ekonomi penceresi var. 

Çöpten kağıt toplayan yüzbinler var. Geçimini oradan sağlıyor. Çöpten kağıt toplayan o insanların haklarını kim savundu bugüne kadar? Biz savunduk. Biz nasıl oldu da sağa kaymış oluyoruz? Şunu söyledim. Sanayici, ekonominin kamu görevlisidir. Risk alır, üretim yapar, istihdam yaratır, kendisini sürekli yenilemek zorundadır. CHP olarak biz üreten Türkiye diyorsak sanayici önündeki engelleri kaldıracağız. Onları her ortamda savunacağım. 

Sosyal açıdan bakalım sağa mı kaymışız. İşsizlik temel sorun. 12 yıllık iktidarda işsizlik çözülemedi. Üreten zenginleşen Türkiye neden diyoruz? İşsizliği bitirmek için. Bu bizim boynumuzun borcu. Unutmayın işsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Uyuşturucunun arkasında işsizlik var, boşanmaların arkasında işsizlik var. Toplumsal uyumsuzluk mu, arkasında işsizlik var. Bunu en güzel şekilde dile getiren, bu sorunu çözme konusunda açık irade koyan tek parti CHP'dir. Şimdi biz sağcı mı olduk?

Elitlik var, elitizm var. 

“BANA ÇALIŞAN ADAM LAZIM, RAKI SOFRALARINDA KONUŞAN ADAM DEĞİL”

CHP elitist bir parti diyorlar. Elitlere saygım var, aydındır. Ama bir elitistler var. Rakı sofralarında Türkiye’yi kurtarırlar. Bunlardan partiyi temizleyeceğim. Bunu herkes iyi bilsin. Bana çalışan adam lazım, rakı sofralarında konuşan adam değil. Elitizmi reddediyorum. Dersimli Kemalim, devrimci Kemalim. Bir cumhuriyet çocuğuyum ben. İnsanıma aşığım ben.

Dersim’in köyünde bir Aralık ayında doğdum. 7 kardeşiz. En büyük ablam okuma yazma bilmez. Annem de okuma yazma bilmiyor. Babam küçük bir memur. Yedi kardeşten üniversiteye giden tek benim. Haram lokma yemedim. Helalin peşinde oldum.
Kitabımda hırsızlık, kul hakkı yemek yok.

“DÜNE KADAR SUSTUM…”

Kılıçdaroğlu seçildi, çok demokrattı şimdi baskıcı olmaya başladı. Kimse demokrat dersi vermesin, kimse de kusura bakmasın. Demokrasinin de disiplinin de ne olduğunu bilirim. Düne kadar sustum. Sabah mikrofonu gören koşa koşa gidip CHP’yi eleştirirse kimse kusura bakmasın buna izin vermeyeceğim. Benim genel başkanlığım zamanında o tüzük değişikliği olmasaydı yeni bir genel  başkan adayı çıkamazdı.

Ben genel başkan adayları çıksın diye çaba harcıyorum. Ben bu yarışın bütün koşullarını hazırladım.

“AMA DEMOKRASİ KAOS DEMEK DEĞİLDİR”

Yan yana oturuyoruz. Telefon ettim. Ne kadar istiyorsa davetiye de gönderelim. Demokrasiden yanayız. Ama demokrasi kaos demek değildir. Ya bu partinin kurallarına bağlanırsınız ya da ayrılırsınız.

Tüzüğü değiştirdik. Yüzde 33 cinsiyet kotası getirdik. 2015 seçimleri kadın ağırlıklı bir seçim olacak. Aktif pasif üyelik getireceğiz. Aidatını ödeyen gelecek seçme seçilme hakkını kullanacak. Mobil aidat ama.

“PARTİ AĞALARINI DA SİLECEĞİM”

Bir sendika ağaları var bir de parti ağaları. Parti ağalarını da sileceğim. Yok öyle bir şey. Demokrasiyi partiye CHP olarak getirdik. CHP geçmişiyle neden yüzleşmesin. Özgüveni olan bir partiyiz. Yer zamanı geldiğinde elbette yüzleşiriz. Geçmişimizle onur duyuyoruz.

Korkarak siyaset yapılmaz. Siyaset cesur insanların işidir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mezarına gidip karanfil bıraktım. Menderes’in de Celal Bayar’ın da mezarına gittim. Bu ülkenin siyasetine katkı yapan herkese saygımız sonsuz. Yeni bir anlayışı Türkiye’ye egemen kılmak zorundayız.

“BEN KENAN EVREN ATATÜRKÇÜSÜ DEĞİLİM”

Atatürk 77 milyonun yüreğinde olan kişidir. Atatürk’ten söz edildiğinde bütün CHP’lilerin yüreği oynar, gözleri dolar. Atatürk düşmanlarının bile saygı duyduğu biri. Ben Kenan Evren Atatürkçüsü değilim. İlhan Selçuk’un da dediği gibi gardırop Atatürkçüsü değilim. Ben yüreğinde Mustafa Kemal Atatürk’e yer açan biriyim.
Atatürkçülük hiç kimsenin önünde diz çökmemektir. Büyümek, üretmek, kazanmak, kazandığını hakça bölüşmektir. Mazlumdan yana olmak, zulme direnmektir.

Otur masa başına, Atatürkçülük edebiyatı yap. Biz onlardan değiliz kimse kusura bakmasın. Eski nüfus cüzdanıma ‘’Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir’’ yazmıştım. Atatürk’ü dar kalıplar içine Evren ve arkadaşları yaptı.

Bunların hiçbiri de sağ politika değil. Peki neden CHP sağa kayıyor diyorlar. Benmerkezci sol anlayış bunu söyletiyor. Ben yoksam CHP solda değil anlayışı. Sol kimsenin tekelinde değil. Benmerkezci anlayıştan halk merkezli sol anlayışa geçtik biz. Sağır kulaklar duysun. CHP neredeyse aslanlar gibi ordadır. Kimsenin endişesi olmasın. Yoksulluk edebiyatı ile solculuk olmaz. Bunu da değiştireceğim artık. Ben daha fazla yoksulum ben daha fazla solcuyum. Yok böyle bir şey.

“YANDAŞLARIM KÖŞEYİ DÖNECEK DİYE BİR MÜCADELE İÇİNDE DEĞİLİM”

Halkıma sesleniyorum. Kimliğinle şeref duy kimliğine saygı duyulsun istiyorsan adresin bellidir: CHP Barışı, umudu, geleceği vaat ediyorum. Yandaşlarım köşeyi dönecek diye bir mücadele içinde değilim. Birileri köşeyi dönecekse bu halktır.

60 yıldır kalkınmakta olan Türkiye ya da gelişmekte olan Türkiye diyorlar. Ya neden gelişmiş Türkiye değil.

“BEN DEĞİŞİYORSAM SEN DE DEĞİŞECEKSİN”

Biz Güney Kore’den önce otomobil üreten bir Türkiye’yiz. 1930’larda ilk denizaltının omurgasını Haliç’te indiren ülkeyiz. Bugün otomobilimiz var mı? Yok. Değişeceksin. Ben değişiyorsam sen de değişeceksin. Atatürk der ki ‘’Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyenler istikballerini kaybederler.’’

Biz arkadan nal toplayan bir Türkiye olmamalıyız. Zeka ekonomisinin en olduğunu Adalet ve Kalkınma Partisinin yöneticileri biliyor mu? Emin olun bilmiyorlar. İlk TV Amerika’da bulundu ama ABD TV üretmiyor.

Çamaşır makinesi 1800’lerin ürünü. Biz çamaşır makinesi üretiyoruz diye övüyoruz. 1800’lerdeki makineyi üretip de övünmek nedir. Bir bakanı 2Bizden mucit çıkmaz, biz Müslüman ülkeyiz’ dedi. Müslümanlığı da bilmiyorlar. Avrupa’da rönesansa kaynaklık eden İslam’daki gelişmedir. Biz şimdi bunu bile bilmiyoruz.

Eğitim sistemi düzelecek dedik. Güney Kore’den önce otomobil ürettik. 1 milyon kişiye düşen buluş sayısı Türkiye’de 9. Güney Kore’de bir milyon kişiye 1429 düşüyor. Kim bilgi toplumu. 60 yıldır bize gelişmekte olan ülke diyorlar. CHP iktidar olsaydı bize gelişmiş ülke diyeceklerdi.

Çocuklarımızı kobay gibi kullanıyoruz. Hangi okula girecekleri belli değil. 2.5 yılda bir eğitim politikası değişiyor Sokaktaki vatandaş Türkiye’nin sorunları ile uğraşmıyor. Borç batağında ay başını nasıl getireceğim diye uğraşıyor. Desteği ver borçtan nasıl kurtulacağını göstereceğim sana. Önceden söyleyeceğim zaten... Demokrasisi gelişmiş olmayan bir ülke asla büyüyemez. 2012 verilerine göre 7 milyar nüfus var. 785 milyon kişi demokrasisi gelişmiş ülkelerde yaşıyor. 30-60 bin arasında kişi başına gelir.

Kürt sorunu ağırdır En net görüşleri ortaya koya parti CHP. Adres olarak parlamentoyu gösterdik. Bu sorun silahla çözülmez. Siz Sivas’ın ötesine gidemezsiniz diyorlardı. Şimdi CHP her yere gidiyor, onlar gidemiyor. Bu sorunu da çözeceğiz Bu sorunun temelinde özgürlük ev demokrasi var.

Etle tırnak gibi bütünlüklü bir politika güdeceğiz. Türkiye’nin birliği için çalışacağız Dış politikayı en çok eleştiren genel başkan benim. Ortadoğu’da Müslüman kanı akıyor. Akılcı yöntemlerle bunun çözülmesi lazım... 3 büyük başkentte elçimiz yok.

İktidara; 1-Çok başlılıkla değil güçlü liderlik, 2 – Bölünmüşlükle değil örgütsel birlik, 3 - Tek adamlıkla değil uyum içinde çalışan inançlı kişiler lazım...

HERKESİN AYRI TELDEN ÇALMASINA İZİN VERMEYECEĞİM

Herkesin ayrı telden çalmasına izin vermeyeceğim. Demokrasi ortak ses çıkarmaktır. Farklı ses çıkaranların ayrılacakları yer vardır. Bu kurultay asla bir tasfiye kurultayı değil. Tasfiye değil ama birlikten yanayız Bir karar çıkıp da onaylanırsa hiç kimse çıkıp TV ekranlarında konuşamaz. Buna izin vermeyeceğim...

CHP bir sivil toplum örgütü değil. CHP’nin kimliğini aldıktan sonra tüzüğünün dışına çıkamazsın. Kavgaya izin vermeyeceğim. Onu burada söyleyeyim de ‘sen bunu neden yaptın’ diye kimse sormasın. 24 saat çalışmaya, Türkiye’yi kucaklamaya, hukukun üstünlüğüne inanan bir Türkiye’ye var mısınız?

Söz veriyorum daha fazla çalışıp mücadele edeceğim. 24 saat çalışacağım.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim