• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

Kadınlar daha takıntılı

Kadınlar daha takıntılı
TIBBI adı Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) olan takıntının, kişinin bazı davranışları tekrar tekrar yapmaya zorunlu hissettiği, ciddi sıkıntılar yaşadığı bir kaygı bozukluğu türü olduğu ve mutlaka tedavi edilmesi gerektiği bildirildi.

Psikolog Sevim Buzkan Ertuğrul genellikle çocukluk ve erken yetişkinlikte ortaya çıkan bu durumin, toplumun yüzde 2 ile 3'ünü kapsadığını, takıntının kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre daha fazla olduğunu söyledi. Psikolog Sevim Buzkan Ertuğrul şöyle konuştu:

”Obsesyon; beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, kişinin kontrol edemediği ve tekrarlayıcı bir biçimdekendini gösteren düşünceler bütünüdür. Birçoğumuz benzer düşüncelere kapılırız; ancak obsesyonları olan bireyler günlük işlevlerini yerine getiremeyecek şekilde bu düşüncelerden kurtulamazlar, kontrol edemezler ve hayatlarını bu düşüncelere göre devam ettirirler.

 

Klinik olarak en çok görülen obsesyonlar; pislik ve mikrop bulaşmasından korkma, cinsel ya da öfke dolu tepkiler göstermeye yönelik korkular, bedensel fonksiyonların bozulmasına yönelik korkular, hata yapmaktan korkma vb. şekildedir. Kompulsiyon; kişinin içinde bulunduğu sıkıntıyı azaltmak ve kendisine göre herhangi bir felaketin olmasını önlemek amacıyla tekrarlayıcı ve durduramadığı şekilde ortaya koyduğu davranışlar bütünüdür.

Klinik olarak en çok görülen kompulsiyonlar; sık sık el yıkama, duş alma, ocak, ütü, kilit vb. kontrol etme, herhangi bir işi yaparken belirli sayıda yapma, bir şeyleri belirli ve sırasıyla yapma, belirli kelime ve cümleleri tekrar etme, belirgin eşyalardan kaçınma şeklindedir. Obsesyon hastalığın düşünce kısmını oluştururken, kompulsiyon davranışlar sonucunda düşünceyi yok etmeyi amaçlar. Birey obsesyon ve kompulsiyonlarla uğraştığı için kendini ciddi anlamda yorgun hisseder.''

Acıbadem Kayseri Hastanesi Psikoloğu Sevim Buzkan Ertuğrul, takıntıların psikolojik sorunlar içerisinde tedavisi en güç olanlardan biri olduğuna değindi. Ertuğrul, ''Sabır ve inançla yola çıkmak gerekir. Bilişsel davranışçı psikoterapi ve farmakolojik tedavi (ilaç tedavisi) uygulanır. Terapi yönteminde bireyin rahatsız olduğu düşünce ve davranışlar sıralanarak bunların üzerinde çalışılır ve birey bu durumlarla kademeli olarak yüzleştirilir, bu süre içerisinde gevşeme egzersizleriyle mücadele kolaylaştırılır. Yüzleştirme sonrası bireyin bu durumu günlük yaşantısına aktarması sağlanır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • SDÜ’ye ’Radyonüklid Tedavi Odası’16 Aralık 2017 Cumartesi 16:53
  • 5 yıl beklediği nakil yaşamasına yetmedi16 Aralık 2017 Cumartesi 16:23
  • Bin hastanın 48 ton göbek yağını ameliyatla eritti16 Aralık 2017 Cumartesi 14:23
  • Eğitim Mahallesi’ne sağlık merkezi16 Aralık 2017 Cumartesi 14:08
  • Sarıgöl’de iki günde 70 ünite kan toplandı16 Aralık 2017 Cumartesi 13:48
  • Muşmula çayı binbir derde deva16 Aralık 2017 Cumartesi 13:18
  • Başhekim Balcı göreve başladı16 Aralık 2017 Cumartesi 13:13
  • Kışın kalp hastalarını tehdit eden 3 risk16 Aralık 2017 Cumartesi 12:33
  • Bu uyarıyı dikkate alın16 Aralık 2017 Cumartesi 12:23
  • OMÜ’de "Selim Anorektal Hastalıklar Kursu"16 Aralık 2017 Cumartesi 12:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim