• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Gebelik Döneminde Bizi Neler Bekliyor?

Gebelik Döneminde Bizi Neler Bekliyor?
Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, gebelik süresi boyunca annenin bedeninde fizyolojik, yani tamamen gebelikte vücutta meydana gelen bazı metabolik, hormonal...

Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, gebelik süresi boyunca annenin bedeninde fizyolojik, yani tamamen gebelikte vücutta meydana gelen bazı metabolik, hormonal değişiklikler olabileceğini belirterek, "Doğum sonrasında eski haline dönen veya patolojik olarak kabul ettiğimiz değişikler olabilmektedir. Bu tarz değişiklikler genellikle gebede yoğun endişeye sebep olmakta ve gebelik sonrasında tamamen eski haline dönüp dönmeyeceği merak edilmektedir" dedi.

Gebelik çatlaklarının sıklıkla karşılaşılan ve gebelerde ciddi kozmetik rahatsızlığa neden olan bir değişiklik olduğunu kaydeden Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, "Deri altındaki dokuda meydana gelen yapısal değişiklikler sonucu oluşmaktadır. Bu tarz değişiklikler gebelerin yüzde 50-90'ında görülmektedir. Özellikle gebeliğin 2. trimestrı, yani 6.-7. aylarında ortaya çıkmaktadır. Bu çatlaklar pembe mor renkli ve deriden hafif çökük iken doğum sonrası soluk renk almaktadır. Gebeler özellikle çatlakların yeni başladığı sürede hafif bir kaşıntı hissedebilir. Sıklıkla karın bölgesinde görülmekle birlikte meme bölgesi, kalçalar, bacaklarda da rastlanmaktadır. Gebelik planı olan kişilerin en çok merak ettiği konu kimlerin çatlak oluşumuna aday olduğudur. Açıkçası henüz bu doğum çatlaklarının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat gebelikte çok kilo alan ve çocuk doğum kilosu fazla olan annelerde daha sık çatlak olduğu gösterilmiştir. Genellikle eğilimli anne adaylarında ilk gebelikte çatlaklar oluşmaktadır. Fakat halk arasında bilindiği gibi ilk gebeliğinde hiç çatlağı olmayan annelerin diğer gebeliklerinde çatlakları olmayacağı doğru değildir. Özellikle anne adayları için iyi bir ipucu kendi annelerinin gebeliklerinde çatlak oluşup oluşmadığıdır. Çünkü ailede çatlak öyküsü olanlar riskli hastalardır. Birçok çalışmada çatlağı olan annelerin gebelik yaşı da daha düşük bulunmuştur" diye konuştu.

Özellikle gebelik boyunca çatlak önleyici krem ve yağ kullanılmasının çatlak oluşumunu ciddi düzeylerde azalttığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, şöyle konuştu:

"Bebeğe ve anneye birçok zararlı etkisi olduğu gösterilmiş sigaranın bir yan etkisi de çatlakları arttırmaktır. Anne adaylarının sigara içilen ortamlardan uzak durması gerekmektedir. Toplumumuzda sıkça görülen kontrolsüz kilo alımından kaçınıp doktor kontrolünde gerekli miktarda kalori alımına dikkat etmeliyiz. Böylece hem sağlıklı bir gebelik geçirip hem de çatlak oluşumunu önlemiş oluruz. Özellikle aktif dönemde çatlakların rengi henüz pembeyken başlanmalıdır. A vitamini türevi kremler, bazı peelingler, çeşitli lazer sistemleri ile çatlaklarda düzeltme yapılması mümkündür. Çatlakların cerrahi olarak alınması kabul edilebilen bir yöntem değildir. Varisler, gebelerin üçte birinde görülen bir problemdir. Özellikle büyümüş rahimin damarlara baskı yapması ve hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkar. Doğum sonrasında bu büyümüş damarların büyük kısmında gerileme olmaktadır. Varisler genellikle aile hikayesi olan, meslek gereği uzun süre ayakta kalan anne adaylarında görülmektedir."

Varis oluşumunu önlemek için uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınılması gerektiğini kaydeden Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, "Günlük yürüyüş ve özellikle ayak kaslarını çalıştırdığı için yüzme gibi bir spor aktivitesini hayatımıza bu dönemde sokabiliriz. Uzun vadeli ayakta durmakta varisleri arttıracağı için uzun vadeli ayakta durmaktan kaçınmalıyız. Hamam, sauna, sıcak suyla banyo yapmak varislerin ilerlemesini hızlandıracağı için gebelik döneminde bu tarz hobilerimizi ertelemekte fayda var. Doğum sonrasında varisleri kalan gebelerin de korkmasına hiç gerek yok. Doğum sonrası kalan damarların tedavisi için damarların büyüklüğüne göre lazer ya da skleroterapi tedavisi uygulanabilir. Gebe kadınlarda tırnaklar kolay kırılır hale gelebilir. Tırnaklarının uzama hızı da normale göre artmıştır. Bu dönemde tırnak balsamlarıyla tırnakları nemlendirmek faydalı olacaktır. Gebelerin yüzde 80'inde 6. aydan sonra ayak bilekleri ve ayak sırtında rahmin toplar damarlara baskı yapması sonucu oluşmaktadır. Bunu engellemek için birkaç ipucu verecek olursak; tuzlu gıda fazla tüketmeyin. Akşamları eve gelince ayakları uzatıp televizyon ya da kitap keyfinizi devam ettirin. Sıcak ortamlardan uzak durun. Gebelerde yağ bezlerinin çalışması arttığı için sivilcelenme ya da mevcut sivilcelerde artış görülebilir. Bu durumda doktor kontrolü olmadan herhangi bir ilaç ya da krem kullanılması kesinlikle uygun değildir. Yüzünüzü sabah akşam gebeler için üretilmiş organik temizleme jelleriyle temizleyin. Ve asla yüzünüzdeki özellikle bu dönem lekelenmeye yatkınlığınız olduğu için sivilce ve siyah noktalarla oynama, sıkma yapmayın" şeklinde konuştu.

Gebelik döneminde en sık görülen değişikliklerden birisinin renk koyulaşması olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Fulya Tezel, "Gebelerin yüzde 90'ında çeşitli bölgelerinde koyulaşma görülebilir. Özellikle esmer olan gebeler biraz daha risklidir. Özellikle gebelik dışında da daha koyu olan meme uçları ve genital bölgelerin koyuluğu daha belirgin hale gelmektedir. Bu renk değişikliği gebeliğin erken dönmelerinde başlar, gebelik boyunca ilerler ve doğum sonrası tamamen ya da kısmen geriler. Gerileyen koyulaşmalar için krem, lazer ya da peeling tedavileri doğum sonrasında uygulanabilir. Gebelikte sıklıkla erken dönemlerde başlayan hafif bir kıl artışı mevcuttur. Bu durum gebelerde yoğun strese sebep olmaktadır. Fakat bu yalancı kıllanma hali gebeliğin sonuna doğru ya da doğum sonrası tamamen kaybolmaktadır. Saçlar ise gebelik boyunca büyümekte olan kıllarda artış nedeniyle gürleşip, doğumdan yaklaşık 1-5 ay sonra ciddi dökülme meydana gelebilir. Bu durum genellikle geçicidir. Fakat saç dökülmesinin devam etmesi halinde altta yatan herhangi bir sıkıntının olup olmadığının araştırılması ve tedavi başlanması açısından uzman doktora başvurulması gereklidir" diye konuştu.

Bu haber toplam 67 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim