• BIST 107.439
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5528
  • Euro 4,1372
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 33 °C

Fuat Avni'nin ortaya attı, Şimşek'ten çevap gecikmedi!

Fuat Avni'nin ortaya attı, Şimşek'ten çevap gecikmedi!
Twitter fenomeni Fuat Avni'nin ortaya attığı iddialara Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten cevap geldi. Bakan Şimşek iddialar için 'uydurma' dedi.


Jeopolitik gerginliğin hat safhada olduğuna dikkat çeken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yılın zorlu geçeceğini söyledi. Şimşek, BDDK'nın 10 bankayı takibe aldığı iddiaları için ''Kasıtlı, uydurma haberler'' dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen'in sorularını yanıtladı.

Sayın Başbakan'la dün bir araya geldiniz. Başbakan'a makroekonomi sunumu yaptınız. Yılın 8 ayı geride kalmışken genel durumu konuşarak başlayalım. Hedefler açısından nasıl bir noktadayız?

Tabii bu sene oldukça zorlu bir sene olacak. Çünkü jeopolitik gerginlikler hat safhada. Ortadoğu'da Libya'daki durum ortada. Rusya kuzeyde yaşanan sorunlar. Bu bir eksenini oluşturuyor. AB'deki durgunluk önemli ölçüde devam ediyor. Türkiye'de de 2 seçim yaşandı bu seçimler öncesinde bir miktar siyasi belirsizlik onun yansımaları buna rağmen büyümede yılın ilk yarısını yüzde 3,3'lük bir oranı yakaladık. İkinci çeyrekte yavaşlama olduysa da daha dengeli büyüme oldu. Bu önemli bir husus. Net ihracat kanalıyla gördüğümüz bir büyüme söz konusu .Bu sene için yüzde 4'lük bir büyüme öngörüyorduk ancak bunun yüzde 3 ile 4 arasında gerçekleşme ihtimali artmıştır. Yılın tamamı için yüzde 3 ile 4 arasındaki büyüme son derece önemlidir. Bu şartlar altında fena değil. Enflasyon ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Zaman zaman çift haneye çıkmış bir enflasyon deneyimimiz var. Biz hükümetlerimiz döneminde bunu tek haneye indirdik. Son dönemde gıda fiyatlarındaki artışla enflasyonda yükseliş oldu. Ne gerekiyorsa yapılması konusunda tereddüt yok. Gıda fiyatları kaynaklı kur kaynaklı enflasyonda artış söz konusu. Burada bahane üretemeyiz. Bizim enflasyonu çok hızlı bir şekilde yüzde 5'in altına çekmemiz lazım.

Bunun için gerekli adımları nerede görüyorsunuz?

Parasal çıkılaştırmayla bu sonucu elde etmek kolay değil. Merkez Bankası üzerine düşeni yapacak. Mikro reformlar yapılması gerekiyor. Rekabet artacak mı verimlilik artsın. Bir reform boyutu var bir para politikası durumu var. Tarlada çiftçimiz üretiyor onun fiyatı 1 lira ise tüketiciye ulaşana kadar çok ciddi fiyat farklılıkları oluşuyor. Bu hususların da incelenmesi gerekiyor.

Büyüme rakamlarını değerlendiren bazı çevrelerden, büyümede model değiştirmeliyiz değerlendirmeleri geldi. Yeni dönemde nasıl bir ekonomik model öne çıkacak? İstikrarlı ve sürdürülebilir büyümenin temel dayanakları neler olacak?

2011 sonrasında çok ciddi tedbirler aldık. Türkiye'nin büyümesi için yatırıma ihtiyacı var. Bir taraftan istihdamı artırma var. Rekabet gücü çok önemli bunu artıracak tedbirler. Dolayısıyla burada en sihirli sözcük tasarruf oranlarını yükselmesi için ilave tedbirler gerebilir. Tüketici kredilerini sınırlamaya yönelik adımlar atıyoruz.

İsrafı önlememiz lazım. Bu da yetmez tek başına. Eğitimde kalite noktasında iş gücü piyasası noktasında tabii ki ilave adımlar gerekecek. İş ortamını iyileştirmemiz lazım. Rekabet gücümüzü daha da artırmamız lazım. Önümüzdeki aylarda göreceksiniz Kalkınma Bakanlığımız bir kalkınma planı sundu. Yani binin üzerinde tedbirden bahsediyoruz. 25'in üzerinde dönüşüm programı var. Bir eylem planına dönüştüreceğiz. Daha sürdürülebilir bir büyüme istihdam için o noktada çalışmalar yapılıyor.

Hükümet programına da giren yeni düzenlemelerden en dikkat çekenlerden biri, gelire göre taksit. Bu sistem, nasıl işleyecek? Taksit tutarının gelirin yüzde 45'ini geçemeyeceği haberleri çıktı. Ekonomi yönetimi olarak üstünde durduğunuz taslak da olsa oranlar var mı?

Başkasının parasıyla bir zenginlik sürdürülebilir bir zenginlik değildir. Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. İsraf iyi bir şey değil. Kamu tasarruflarında önemli artışlar sağladık. Kaynak tahsisinde önemli bir husus var. Şimdi gelir vergisi reformı Meclis'te var. İlave bir takım tedbirlerle kaynak tahsisini ekleyebilir. Bazen de caydırmak lazım.

Ekonomide önceliğin inşaattan sanayiye kayması için nasıl bir çalışma yürüteceksiniz? Bir kısım sanayici de bu anlayışa destek veriyor. "Birbirimize ev yapıp satarak büyüyemeyiz" açıklaması yapan sanayiciler var. İnşaatın yeni ekonomik politikalarda yeri, ağırlığı ne olmalı?

Bir kere şunu söyleyeyim herhangi bir alanda rant varsa ve o vergilendirilmiyorsa tabii ki kaynakları oraya kayar. Bizim bu hususlarda gerekirse ilave tedbir almamız lazım. Sanayide rekabet daha yoğun. Fiyatlarda sürekli aşağı doğru bir baskı söz konusu. Bugün siz sanıyorsunuz ki akıllı cep telefonları var bunlar esasında sanayi ürünü ama orada Ar-Ge pazarlama patentlerin bedeli bunlar önemli bir unsurdur. O ürüne yönelik birlikte düşünülmesi lazım. Tarımda da verimliliği artırmamız lazım. Kaynak tahsisinin daha verimli ihracat yapabileceğiz ithalatı sınırlayabileceğimiz alanlara kaydırılması önemli olacak.

Dün konut sektöründe ''Sürekli konut satışı yapıp da vergilerini düzgün ödemeyenleri yakın markaja aldık'' dediniz. Ne demek istediniz?
Bu işin ticaretini yapanlar var sorumluluklarını yerine getirmeyenler var. 1 yıl içerisinde 10'dan fazla ev alıp satan var. Biz aslında belli risk alanlarını belirledik. Yeni değil bu. Kayıtdışılıkla mücadele çok önemli. Çok somut sonuç odaklı tedbirler olacak. Yıl sonundan önce bunu kamuoyuyla paylaşmayı ümit ediyoruz. Hak yiyenlerin ensesinde olacağız. Hakkıyla vergisi ödeyenlere de destek olmak için kaynak noktasında tereddüt göstermeyeceğiz. Sanayiyi destekleyeceğiz.

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren torba yasa, Meclis'ten geçti. Çok geniş bir kitleye bazı yeni haklar sağlanıyor. Ancak bunun bir de maliyeti var. Tasarı görüşülürken birçok değişiklik yapıldığı, eklemeler çıkarmalar olduğu için son halini sormak istiyorum. Kamu, ne kadarlık vergi, sigorta primi, ceza alacağından vazgeçti? Yeni sağlanan hakların bütçeye hesaplanabilir maliyeti var mı?

Öncelikle şunu söyleyeyim bakanlık olarak bizim vadesi geçmiş tahsil edilmemiş alacakların aslı 67 milyar lira. Tabii bunun faizi gecikme cezası hususları da var. Torba tasarıda bazı küçük alacaklara ilişkin 67 milyar lira maliyenin alacak aslı var. İkinci olarak sosyal güvenlik kurumunun 85 milyar lira alacağı var zannedersem içinde faiz durumu da var. Verginin aslını tahsil edeceğiz cezasını tahsil edeceğiz. Faiz noktasında enflasyon farkını alacağız.

Vergini aslından da cezasından da vazgeçmiyoruz. O faiz yerine bir enflasyon farkı alacağız. Aslında biz bir alacaktan vazgeçmiyoruz. Bunun bir affa dönüşmemesi için orada o duruşu sergiledik. Ona göre değişiklik önergesi verdik. Af niteliğinde vergi alacaklarıyla ilgili bir husus yoktur. Aslını da cezasını da hatta enflasyon farkını da alacağız.

Faiz indirimine yönelik konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı "Sert bir faiz indirimi yapsak vatandaş TL yerine dövize döner ve sert ve arzu edilmeyen etki yapabilir" dedi. Sizin görüşünüz ne? Çünkü ekonomi yönetiminden de bazı açıklamalar var ''Faizi indirin hesabını biz üstleniriz'' diye. Bu iki değerlendirme ekseninde bakarsak siz nasıl bir yorum yaparsınız?

Doğru bildiğimi tekrarlayayım. Para politikası, faiz ile ilgili ben yorumda bulunmak istemiyorum. Merkez Bankamız bağımsızdır. Enflasyonla mücadelede başarı için Merkez Bankası'nın itibarının korunması kredibilitenin artırılması Türkiye için olmazsa olmazdır. Eğer biz gerçekten yüksek sürdürülebilir bir büyümeyi yakalamak istiyorsak enflasyonu tek haneye indirmemiz lazım. En önemli sorunumuz enflasyondaki yükselmedir, bunun mutlaka kontrol altına alınması lazım. Hızlı şekilde aşağı çekilmesi lazım. Merkez Bankası'na eleştirileri doğru bulmuyorum. Enflasyon temel bir sorun. Makrofinansal istikrarı düşünmek zorundasınız. Yüksek cari açık kurda oynaklığı riski artırıyor.

10 BANKA TAKİBE ALINDI CEVABI

BDDK'nın 10 bankayı takibe aldığı iddialarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bunlar kasıtlı, uydurma haberlerdir. Maalesef bunlar dönem dönem ortaya çıkabilir ama bunların cezası da ağırdır. Bankaların itibarı çok önemlidir.

Fitch, Türkiye konferansı düzenledi. "Türkiye ekonomisindeki yeniden dengelenme giderek daha güç bir hale geliyor" yorumu yapıldı. Ancak "Gelecek yılki parlamento seçimleri öncesinde ekonomide popülizm bir risk oluşturuyor" ifadeleri de kullanıldı. Ne dersiniz Fitch'in bu yorumuna?

2014 yılındayız. 17 Aralık süreci ve sonrasını o gürültüyü anlatmama gerek yok. Türkiye'de siyasi belirsizliği artırmaya yönelik çabaları biliyorsunuz. Ondan sonra mahalli seçimler cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı. Bütün bunlara rağmen dedim ki biz bütçe hedeflerini tutturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu sene de bütçe hedefini tutturacağız. Seçim döneminde ister istemez bir zaman kaybı söz konusu. Onun getirdiği bir takım etkiler var. Kamu maliyesinde açığı kabul edemeyiz.

2015 bütçesinde kamu harcamaları-yatırımlar açısından öncelikler neler olacak? Personel politikası, kamuya alınacak personel stratejisi ne olacak?
Biz vergi gelirlerinin dörte birini eğitime harcamaya devam edeceğiz. Sağlık da öyle. Gerek kamu özel işbirliğini harekete geçirmeye devam edeceğiz. Temel önceliğimiz insan fiziki altyapının iyileştirilmeye devam etmesi ve sanayiye destek. Çiftçimize de aynı şekilde. İlave imkan olursa eğitim ve altyapı önceliğimiz olacak. Ama Ar-Ge de çok önemli. Teşvik veriyoruz bu sene de aldığımız tedbirlerle kapsamını geliştirdik. Özel sektörün Ar-Ge yapmasını teşvik edeceğiz.

Risk unsuru görüyor musunuz?

Irak ve AB'deki durum ekonomiyi etkiliyor. Irak'a yaptığımız ihracattaki yüzde 10'luk düşüş bizi etkiliyor. Jeopolitik riskler Türkiye'nin büyümesini aşağı çekmiştir. Biz üzerimize düşeni yapacağız.

Bu haber toplam 419 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim