• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

Feyzioğlu: İlk 3 maddeden vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçer

Feyzioğlu: İlk 3 maddeden vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçer
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye Anayasası'nın ilk 3 maddesinin değişmeyeceğini belirterek, Anayasa Mahkemesi'nin gazeteciler...

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye Anayasası'nın ilk 3 maddesinin değişmeyeceğini belirterek, Anayasa Mahkemesi'nin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkında açıkladığı gerekçeli kararının doğru olduğunu söyledi.

Bazı toplantılara katılmak üzere bugün sabah Çanakkale'ye gelen Feyzioğlu, Çanakkale Barosu'nu ziyaret etti. Burada gazetecilerin sorularını cevaplayan Feyzioğlu, yeni anayasa ile ilgili soruya da cevap verdi.

Anayasa'nın ilk 3 maddesinin değiştirilmesine karşı olduklarını belirten Feyzioğlu, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi kuruluş temelleri ilk üç maddede değişmez bir şekilde mermere kazılmıştır. Lafı çarpıtıp eğip büküp demagoji yapanlara sözümüz şudur; o temel ilkeleri askeri darbe zamanlarında bile değiştirmeyi kimse ne aklına getirebilmiştir, aklına getiren de cesaret edememiştir. Başına Türk milletinin tokatını yiyeceğini bildiği için. O tokat yine gelir. Bu millet o tokatı atmasını çok iyi bilir. Çünkü ilk 4 madde Türkiye Cumhuriyeti'nin hem kuruluş temelleridir hem de geleceğe nasıl ulaşacağının garantisidir. O temellerden vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçer. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temellerini sarsıp yıkmaya çalışanların hedefi, Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaktır. Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak isteyenler, Suriye'nin Irak'ın başına gelenlerin Türkiye'nin de başına gelmesini ya cahilce ya bilinçsizce ya da kasten istemektedirler. Buna asla izin vermeyiz." şeklinde konuştu.

"GEREKÇELİ KARAR DOĞRU"

Bir soru üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili açıkladığı gerekçeli kararı hakkında da konuşan Feyzioğlu, "Doğru. Anayasa Mahkemesi dün ne karar verdiyse, evvelki gün ne karar verdiyse, Avrupa İnsan Hakkları Mahkemesi ne karar veriyorsa aynı şekilde karar vermiştir. Bir sorun yoktur. Sorun, Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını siyasi gözlükle okuyanlarda. Biz Anaysa Mahkemesi'ni eleştiren insanlarız da aynı zamanda. Yanlış yaptığı zaman yanlışını da söylüyoruz. Doğruya da teşvik ediyoruz. Ama kullanılan lisanın düzgün olması lazım. Anaysa Mahkmesi'nin yazdığı gerekçe kadar bir de anaysa maddesini size okuyayım. "Hiç kimse hakimlere, telkin tavsiye ve talimat veremez'. Şimdi bu hiç kimseden kastımız mahalle bakkalı değil. Tabi o da telkin ve tavsiyede bulunmasın ama onunkine biz eleştiri yorum deriz. Ama Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun görevlendirilmesinde en etkili makamlardan gelen direnmeliydi, "Anaysa Mahkmesi'nin kararı Anaysa'ya aykırıdır, ilk derece mahkemesi tanımamalıdır, direnmelidir, ısrar etmelidir, neyse ki bu bir beraat hükmü değildir, yargılama devam ediyor. Mahkumiyet vermelidir" anlamına gelecek cümleler, ister düz okuyun ister ters okuyun ister tane tane okuyun, nasıl okursanız okuyun, yargılamayı yapan mahkemeye mahkum et talimatıdır. Ayarını bozduğunu tartı, gün illaki sizi tartar. O tartıların ayarını bozmamak lazımdır. Bakınız cemaat denilen yapı, sarmal bir koalisyon içindeyken tartının ayarını bozmuştu. Şimdi bozuk ayarlı tartı, kendilerini tartıyor. Biz o günde aynı doğrultudaydık, bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Bizler, hukukçuyuz. Bizi dinlemeyenler, sonunda haklıymışsın noktasına geliyorlar. Ama tabi kıvrak siyasetle her zaman kendileri bir şekilde haklı olduklarını söylüyorlar. Kuşkusuz Anayasa Mahkemesi suçluluğu ispata yönelik bir takım deliller var mıdır diye sormak zorundaydı, doğru yaptı. Sonrasında kaçma ve delilleri karartma tehlikesine ilişkin emareler ifadeler var mıdır diyedir. Onların da olmadığını söylemiştir. Buradaki eksiklik şudur. Bu iki gazetecinin gazetecilik faaliyetleri dışında, casusluk yaptığını söylüyorsa savcı, bu iddiasına uygun delil toplamak zorundadır. Delil toplamada ve casuslukla suçladıysa görevini layıkı ile yerine getirmemiştir. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı, illa birine kızacaksa, gitsin savcıya "Sen niçin bu delileri toplamadın?" desin. "Niçin bizi yanıltın?" desin. Ve dönsün yanındaki danışmanlara "Bana lütfen şu hukuku doğru düzgün anlatsın" desin." şeklinde konuştu.Cihan

Feyzioğlu: İlk 3 maddeden vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçer

Feyzioğlu: İlk 3 maddeden vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçer

Feyzioğlu: İlk 3 maddeden vazgeçen Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçer

Bu haber toplam 81 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim