• BIST 97.726
  • Altın 145,805
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0003
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

'Erdoğan'ı Yüce Divan'a göndereceğim'

Erdoğanı Yüce Divana göndereceğim
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Recep Tayyip Erdoğan 2002 yılı öncesini yok farz ediyor. Eğer bir gün fırsat verirse MHP iktidarında 11 yıllık iktidarı Yüce Divana göndereceğim'' dedi.

Balıkesir ziyaretinin ardından Bandırma ilçesine bağlı Aksakal beldesini ziyaret eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Belediye Başkanı Üstün Taşdemir ile bir süre görüştü.

Alanda toplanan vatandaşlara hitap eden Bahçeli, yerel seçimlerin ardından kapatılacak Aksakal'ı yeniden belde yapacakları sözünü verdi.

Daha sonra partisinin Bandırma İlçe Başkanlığınca düzenlenen salon toplantısına katılan Bahçeli, Türkiye'nin 11 yıldır milletin teveccühüyle Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetildiğini söyledi.

AK Parti'nin yakın tarihte hiçbir siyasi partiye nasip olmayan sayısal çoğunlukla tek başına iktidara geldiğini anımsatan Bahçeli, bu iktidarın 3 dönemdir devam ettiğini kaydetti.

Bahçeli, AK Parti'nin Türkiye'yi yüzde 51 oy ve 327 milletvekiliyle tek başına yönettiğini dile getirerek, ''Bu, hiçbir siyasi partiye nasip olmayacak bir imkandır. Bu imkanı çok iyi değerlendirmesi halinde bir siyasi parti milletine en büyük hizmeti sunabilecek fırsatı yakalamış demektir'' ifadesini kullandı.

Bahçeli, AK Parti'nin birçok imkanı yakın çevresinde kullanarak, gittikçe katılaştığını, otoriterleştiğini ve diktatörlüğe heveslendiğini öne sürerek, ''Oysa AK Parti, seçim döneminde neyi vaat ettiyse onu yerine getirebilecek güce sahip. Oysa günümüze baktığımızda adaletsizlik, açlık, asayişsizlik devam ediyor. Öbür taraftan yoksulluk yalnızlık, yabancılaşma ve yozlaşma almış başını gidiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, kendisine engel olabilecek hiçbir güç yokken sahip olduğu gücü kullanamayarak Türkiye'yi felaketin içine sürüklemiştir'' diye konuştu.

AK Parti iktidarının Türkiye'yi kamplara ve cepheleşmeye yönlendirdiğini öne süren Bahçeli, ülkenin "laik-antilaik, inanan-inanmayan ve etnik" farklılıklar şeklinde parçalanmaya gittiğini iddia etti.

Milletin kendisine yönelttiği teveccüh nedeniyle kibre kapılan AK Parti'nin bencilce hareket ettiğini ileri süren Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit gibi isimlerin başbakan ve devlet başkanı olarak partileriyle inandıkları ve bildikleri yolda ülkeye büyük hizmetler sunduğunu dile getirdi.

''Yüce Divan'a göndereceğim''

Bahçeli, bugüne kadar ülke yönetiminde görev alan siyasetçilerin halka hizmette bulunmak için yola çıktığını dile getirerek, şunları kaydetti:

''Ne kadar başarmışlardır, onu tarih kayda düşmüştür. Kimse diyemez ki Türkiye, 1923 yılının Türkiyesidir. 1940'ların, 50-60'ların veya 65, 80 döneminin veya 2000'li yılların Türkiyesi olarak 1923'te kaldığımızı kimse söyleyemez. Söylerse zaten haramzadedir. Bunu söyleyen birisi var. Öyleyse bir haramzade var bu kim? 2002 yılından beri Türkiye'yi yöneten Recep Tayyip Erdoğan. Ne varsa 2002 yılı öncesini yok farz ediyor. Eğer bir gün fırsat verirse hepimizi şahit kılarım ki, milliyetçi hareketin iktidarında 11 yıllık iktidarı Yüce Divana göndereceğim. Türkiye'de 11 yılda açlık, adaletsizlik ortadan kalkmış mıdır? Asayişsizlik sona ermiş midir? Kadına şiddet olmamakta mıdır? Türkiye'de bölücü tehdit başını almış gitmekte midir? Yoksa herkes birlik ve beraberlik içinde midir?

Sen 11 yılda, 80 yılda yapılmış hizmeti yok farz ettiğin gibi Türkiye'yi de felakete sürükledin. Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren kardeşlerim başta olmak üzere önce siz sorgulayın, nereden geldik nereye gidiyoruz? Niçin AKP'ye oy verdim? Şimdi ne haldeyim? AKP'ye Türkiye'nin her tarafında 'Ne mutlu Türküm diyene' diyen bütün yazıları sildirmek için mi?' oy verdim diye sorun. 'AKP'ye  evlatlarımıza andımızı okutmamak için mi oy verdim?' diye sorun.''

''Cumhuriyetimizin kazanımları silinmek istenmektedir''

''Çocuklarımız Türküm, doğruyum, çalışkanım' diyeceği yerde, 'ben kimim, neyim, bilmiyorum, tembelim, hırsızım, soyguncunun, vurguncunun birisiyim mi' diyecektir?" ifadesini kullanan Bahçeli, milli ve manevi değerlerin tahrip edildiğini savundu.

Cumhuriyetin kazanımlarının silinmek istendiğini ileri süren Bahçeli, AK Parti'nin ülkeyi dönüştürmek istediğini ama neye dönüştüreceklerini açıkça söylemediğini ileri sürdü.

Ülkeyi böldürmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini aktaran Bahçeli, şöyle devam etti:

"O zaman bu ülkeyi yönetemeyen , sabahtan akşama kadar iktidarın zorbalığıyla medyayı kendisine hizmet ettiren Başbakan'dan, genel başkandan ve iktidardan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidarın tüm güçleriyle olgunlaştırdığı, kurduğu medya grubu var. Bunlara 'iktidar tarafından kurulan medya' diyoruz. Bir de baskı altına alarak korkutulan medya var. Bu iki medya el ele vermiş, sabah 08.00'de uyanıyorsunuz Recep Tayyip Erdoğan. Saat 09.00'da bakıyorsunuz Recep Tayyip Erdoğan. Her saat başı Recep Tayyip Erdoğan. Saat 12.00'ye kadar... Recep Tayyip Erdoğan'ı seyretmekten bıkıyorsunuz, usanıyorsunuz; 'ya yine çıktı, lanet olsun, kapatıyorum' diyorsunuz.

Recep Tayyip Erdoğan dizisinde ne var? Sadece yalan, aldatma, kandırma var. Kendi yakınını zenginleştirme, Adalet ve Kalkınma Partisinin belli bir avuç grubunu yeni zenginler üreterek ortaya çıkaran faaliyet var. Buna son vermek lazım."

AK Parti iktidarına son vermenin iki yolu olduğuna dikkati çeken Bahçeli, birisinin sokak, diğerinin de demokrasi olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin sokakla sandık arasında kaldığını öne süren Bahçeli, şunları belirtti:

"Hangi partiden olursak olalım, Türkiye'nin geleceğini sarkaç gibi sandıkla sokağın arasına sıkıştırıp belirleyemeyiz. Sokaklar çıkmazdır, karanlıktır, kirlidir. Masum gençlerimizi buraya sevk ederek karanlığa ve kirliliğe bulandırmaya kimsenin hakkı olmamalıdır ama sokaklardan evvel meydanlar vardır ki o meydanlar aydınlıktır.

Her meydan sokağa açılır fakat her sokak meydana açılmaz.''

Yerel seçimler

Yerel seçim fırsatının iyi değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, ''30 Mart'ta millet olarak AK Parti'yi, özellikle de Recep Tayyip Erdoğan'ı uyarmak şarttır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde devletin başına getirerek bir felaketi başımıza oturtmamalıyız. 2015 yılında 25. dönem milletvekilliği seçimlerinde de bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisinin yönetim kadrosunu silip süpürmeliyiz. Süpürdüğümüzde de iyi atacağız. Halının altına değil, adalete vereceğiz. Adalet, Recep Tayyip Erdoğan'ı sorgulayacak'' diye konuştu.

Türkiye'nin milli birliğe, kardeşliğe, beraberliğe doğru koşturacak iktidara ihtiyacı bulunduğunu, adının MHP olduğunu iddia eden Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

''İşte o zaman tarihi buluşma, tarihi yazı, tarihi döşeme, ne varsa orada olacak. Yoksa Barzani zavallısını, bilmem şunu, bunu davet ederek Diyarbakır'da tarihi buluşma adı altında PKK'yı cesaretlendirecek, Öcalan'a af getirecek, hainlere bayram yaptıracak tarihi hatadan hep beraber kurtulmalıyız. Tarihi buluşma önümüzdeki seçimde olmalı. Diyarbakır'daki karanlık meydanlarda, sokaklarda değil. Tarihi buluşma olacaksa sandıkta olmalı. Peki orada buluşup da ne yapacağız? Yeni irade, yeni siyaset, yepyeni kadroyla Türkiye'yi milli birliğe, kardeşliğe, beraberliğe doğru koşturacak iktidara ihtiyaç var. Onun adı Milliyetçi Hareket Partisidir.

Eğer bu teveccüh, tercih bize yönelirse gereğini biliriz. Türkiye'nin her tarafına 'ne mutlu Türkiye' yazdırmazsam namussuzum. Okullarımızda çocuklarımıza andımızı tekrar öğretmezsem namussuzum. Bu ihaneti yapan Adalet ve Kalkınma Partisinden Yüce Divan'da hesap sormazsam namussuzum.''

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 393 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim