• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C

Erdoğan ve Davutoğlu arasında kriz mi var?

Erdoğan ve Davutoğlu arasında kriz mi var?
Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu arasındaki kriz söylentileri almış başını giderken; bu iddianın ne derece doğru olduğu da tartışılıyor. Vatan Gazetesi yazarı Hüseyin Yayman konuya ilişkin düşüncelerini paylaşan bir yazı kaleme aldı.

 Yayman zamanında "Abdullah Gül’e yedi yılda yedi parti kurdurdular. Son dönemde iyice inanmaya başlamışlardı.

Hatta partinin içinde Gülcüler, Tayyipçiler listeleri yayınladılar. Aynı haberleri temcit pilavı ısıtıp ısıtıp servis ettiler.Sonuçta ne oldu? Abdullah Gül’ün görev süresi bitti ve tüm iddialar boşa çıktı" diyerek Gül döneminde söylenenleri anlattıktan sonra bakın Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki kriz iddialarına ne dedi? 

GÜL BİTTİ DAVUTOĞLU BAŞLADI 

Aynı çevreler tezviratlarına devam ediyorlar. Şimdi aynı tezleri Erdoğan-Davutoğlu için dile getiriyorlar. Daha önce de yazdım. Bu iddiaları dillendirenlerin en büyük problemi kendilerini AK Parti üzerinden tanımlıyor olmaları. Bu tezin geri planında ‘Biz kendimize güvenmiyoruz. Rakibimizin yanlış yapmasını bekliyoruz’ alt metni var. Ancak bundan kurucu bir siyaset çıkmaz. Toplum bunu görüyor ve yapılan mühendisliğe prim vermiyor. Yeri geldi bir kez daha belirtelim.

Gül ile Erdoğan arasında bir siyaset farkı olmadığı gibi Erdoğan ile Davutoğlu arasında da bir siyaset farkı bulunmuyor. Bu yorum farkı olmadığı anlamına gelmiyor. Doğal olarak iki insandan bahsediyoruz. Tabii ki insani farklılıklar olacak. Ancak son tahlilde bu isimler dünyaya aynı pencereden bakıyorlar. AB, demokratikleşme, Kıbrıs, çözüm süreci, ekonomi yönetimi ve daha birçok konuda aynı savları paylaşıyorlar. Bunların da ötesinde bu insanlar aynı davanın müntesipleri. Aynı rüyaları görüyorlar, aynı hayalleri paylaşıyorlar. Hal böyle olunca cumhurbaşkanı ile başbakan arasında çatlak oluşturma çabaları beyhude uğraşılar. 

MUHALEFETİN AÇMAZI NE? 

Bu tavır aslında muhalefetin kendi güçsüzlüğünün ilanı anlamına geliyor. Muhalefetin özgüven eksikliğini gözler önüne seriyor. İşte dün bir kez daha gördük. Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulu’na başkanlık etti. Hükümet ve parti Tayyip Erdoğan’ın bu hareketin lideri olduğunu biliyor. Ona sebep muhalefet kendini Erdoğan-Davutoğlu üzerinden tanımlamaya çalışana kadar seçime yoğunlaşmalı. Üç yerel, üç genel, iki referandum ve bir cumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden muhalefetin bir an durup düşünmesi lazım. Ben nerede hata yapıyorum. Halk bana neden oy vermiyor? Benim bu kadar iddialarıma rağmen toplum Erdoğan’a hala neden oy veriyor? Sorularını sorup halkın desteğini alması gerekiyor. Aksi takdirde tüm enerjisini Erdoğan-Davutoğlu ilişkisine harcayıp kendi yapacaklarına zaman kalmayacak.

Yeni Türkiye’yi ve AK Partiyi eski Türkiye’nin eskimiş siyasi kavramlarıyla anlaşılamaz. Muhalefet on üç yıldır bunda ısrar ediyor ve aynı sonuçları alıyor. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık kulislerini yakından takip eden biri olarak yeniden ifade edeyim. Erdoğan ile Davutoğlu arasında strateji farkı olmaz, olsa olsa taktik farkı olur. Hele hele seçim öncesi kırılma bekleyenler ancak hayal kırıklığına uğrarlar.

Bu haber toplam 826 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim