• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 24 °C

Erdoğan: Ey İslam dünyası neredesin?

Erdoğan: Ey İslam dünyası neredesin?
Başbakan Erdoğan’ın katılımıyla Dolmabahçe Sarayı’nda Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi Toplantısı'nın açılışı gerçekleştiriliyor. Erdoğan bu toplantının açılışında bir konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan, “Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal Ve Sağduyu İnisiyatifi” toplantısında konuştu.

Başbakan Erdoğan Dolmabahçe Sarayı'nda İslam Alimleri toplantısında hem Batı dünyasına hem İslam alemine yüklendi. Batı'nın Filistin davasında zalim bir şekilde davrandığını İslam dünyasının da sessiz kaldığını söyledi. Mezhepçiliği eleştiren Erdoğan, "Biz mezhepçilik yapamayız. Biz Şiacılık yapamayız, biz Sünnicilik yapamayız. Hazreti Hüseyin'in katledilmesinden fırkalar üretmek onun aziz ruhuna saygısızlıktır. Yezid'in safında durmak yeni Yezid'ler oluşturmaya çalışmak Kur'an'a uymaz. Ayrıca Hüseyin'in safında olup Yezidçe hareket etmek de Kur'an'a uymaz." dedi.  

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Müslümanların bir birleriyle kardeş olduğunu belirterek, İslam coğrafyasında yaşanan olaylara değindi. “Bir kişiye, Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter.” diyen Erdoğan, “Kardeşler arasında sulhu sağlamak için bugüne kadar yaptığımız gibi bugün de samimiyetle çırpınıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dolmabahçe Sarayı'nda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın öncülüğünde düzenlenen 'Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi Toplantısı'nda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İslam dünyasına yaşanan sıkıntılara değindi. Kur’an-ı Kerim’den “Mü’minler ancak kardeştirler, kardeşlerinizin arasında sulhu sağlayın, Allah’tan korkup sakının ki esirgenirsiniz.” Ayetini hatırlatan Erdoğan, “Uluslararası bu toplantılarda hep bu ayeti dinleriz. Fakat İslam alemi içerisinde bunun neticelerini, tesirini hala göremedik, alamadık, alamıyoruz. Şu anda Suriye’de, Mısır’da, Irak’ta, Filistin’de, Myanmar’da yaşanan bu. İslam dünyasında nereye bakarsanız bakın yaşanan bu. Orta Afrika’ya gidin bunu görürsünüz. Türkiye olarak asırlar boyunca yaptığımız gibi bugün de işte bu ilahi emri yerine getirmenin mücadelesini veriyoruz. Herkesin çok iyi bildiğini bir kez daha hatırlatıyoruz; Müslümanlar kardeştir. Kardeşler arasında sulhu sağlamak için de bugüne kadar yaptığımız gibi bugün de samimiyetle çırpınıyoruz.” diye konuştu.

“Bir kişiye Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter.” diyen Erdoğan, “Hucurat Suresi’ndeki o ayeti ve o ayetle aynı muhtevayı içeren değişik ayetleri yüzlerce, binlerce kez duyduk. Hazreti Nebi’nin Müslümanların kardeş olduğunu, Müslümanların ırzının, malının, kanının yek diğerine haram olduğunu ifade eden hadisini aynı şekilde tüm Müslümanlar işittiler.” şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kur’an’ın emri ortada iken, Hazreti Nebi’nin hayat pratiği ve emirleri tavsiyeleri bu kadar açıkken İslam coğrafyasının ve Müslümanların bugün yaşadıklarını izah etmek gerçekten akılla ve vicdanla mümkün değildir. Mevcut manzarayı, yaşananları hem anlamakta, hem de anlamlandırmakta gerçekten zorluk çekiyoruz. Bir adam üzerine kilolarca bombayı bağlıyor, gidiyor bir camide, mescitte ibadet edenlerin ya da türbede dua edenlerin içinde patlatıyor. Bu acımasızca katliamı işleyen kendisini Müslüman olarak tarif ediyor. Bu fiili işlerken de tekbir getiriyor. Camide, mescitte veya türbede şehit olanların Müslüman olduklarında zaten şüphe yok. Örgütler kuruluyor ve bu örgütler kendilerine bir takım İslami etiketler takıyorlar. Müslüman olduklarını iddia ediyorlar. Cihat yaptıklarını savunuyorlar. Zaten cihat mevhumunun açıklığa kavuşması lazım. Fetih ve cidal kelimesinin net olarak açıklığa kavuşması lazım. Bu örgütler gidiyor Müslüman kardeşlerine saldırıyor. Müslüman kardeşlerini katlediyorlar. Ortadoğu’nun her tarafında şu anda kan akıyor. Ne kadar acıdır ki akan kan Müslüman kanıdır. Daha da acıdır ki kan akıtan Filistin’deki hariç yine Müslüman’dır.

İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Peygamber Efendimizin gösterdiği yol bellidir. İslam dünyasında yaşananları anlamakta güçlük çekiyoruz.
Biri türbede dua edenleri öldürüyor, diğeri camideki müslümanları öldürüyor. İslam dünyasında yapılanları anlamıyorum.

Bazı örgütler cihad yaptıkalrını zannediyorlar. 200 bin insanın öldürüldüğü bir yerde öldüreni samimi bulmak ölenler için ise hak ettiler demek doğru değil.

1 milyon Suriyeli kardeşimiz bizim ülkemizde misafir.
İsrail 10 gündür Gazze'yi bombalıyor. 200 masum hayatını kaybetti. Dünya ölenler Filistinli olduğu için sesinin duyamıyorsunuz. BM ne yapıyor? Hiç. BM niye kuruldu? Dünya barışı için. Dünya barışına bir katkısı var mı? Yok. Onların gizli amacı neyse ona hizmet ediyor.
O 5 ülkeden biri hayır dese iş yapamıyorsunuz. BM güvenlik konseyinde Suriye meselesinde Rusya ve Çin hayır dedi. İş bitti.
Özeleştiri yapacağız. Batı susarken İslam dünyası da susuyor, seyrediyor. Cidde'de islam işbirliği Teşikilatı konferansı yapıldı. Türkiye, Katar ve Filistin üst düzey temsil edildi. Diğerleri temsilci gönderdi. Ey İslam dünyası nerdesin? Senin için parçalanmıyor mu?
Sen Batı'yı bırak. Filistin'de bir mezhep çatışması olmadığı için İslam dünyasının dikaktini çekmiyor. Filistin'de bizim öz kardeşlerimiz ölüyor. Müslümanların şerefi ölüyor.
Bizim için önemli olan Rabbimizin rızasını kazanmaktır, kulların değil. Filistin olayından memnun olan islam ülkeleri var.
Biz 1948'den beri  Filistin davasıyla uğraşırken buna Irak, Afganistan, Lübnan oldu. İslam dünyası dik dursaydı bugün bunlar yaşanmazdı.

Selahaddin Eyyubi İslam dünyasına özgüven kazandırdı. 

Filistine karşı duyarsızlık hepimiz boğma noktasında getirdi. 

Sünni olsun Şii olsun her bir mezhep mensubuna şunu sormak isterim. Acaba bizim her hareketimizi gören Allah içinde bulunduğumuz duruma ilişkin bize nasıl nazar ediyor. Hazreti Peygamber bugün aramızda olsaydı bize ne derdi? Ehli beyt ashabı kiram bizim aramızda olsaydı bize ne söylerdi. Her bir Müslüman'ın durup bir an düşünüp bu soruları kendine sorması gerekiyor. 

Hazreti Hüseyin hak için şehid oldu. Hazreti Ömer'in adını duyduğu zaman isyan edenlere sesleniyorum. Benim kayınbiraderimin adı Hüseyin, onun ufağının adı Hasan, daha ufağının adı Ali'dir. Benim torunumun adı Ali Tahir'dir. Şia'nın bir kısım mensuplarına sesleniyorum niçin Ömer adını duyduğunuzda rahatsız oluyorsunuz. Ömer bizim, Hasan bizim, Hüseyin bizim, Ali bizim.

Biz mezhepçilik yapamayız. Biz Şiacılık yapamayız, biz Sünnicilik yapamayız. 

Hazreti Hüseyin'in katledilmesinden fırkalar üretmek onun aziz ruhuna saygısızlıktır. Yezid'in safında durmak yeni Yezid'ler oluşturmaya çalışmak Kur'an'a uymaz. Ayrıca Hüseyin'in safında olup Yezidçe hareket etmek de Kur'an'a uymaz. 

Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın emri ortadayken Allah'ın ipini bırakıp mezhep taassubuyla kardeş kanı akıtmanın bu aziz dinle alakası olamaz. 

Zalim Esed'e sırf mezhebinden dolayı iyi bakanlar Hazreti Hüseyin'in yüzüne bakamazlar. Müslümanların medeniyet miraslarına türbelerine kastedenler Hazreti Muhammed'in izinden gidiyor olamaz. 

Camiye girip bomba patlatan kişi veya kişiler hiçbir dinin mezhepin mensubu olamaz. Elinde ve yüzünde kardeş kanı olan ehli beytin de ehli sünnetin de safında olamaz. 

Akan kan ve gözyaşı başkalarının bize yaptığı zulmün değil birbirimize yaptığımız haksızlığın neticesidir. Bu manzaraya daha fazla tahammül edemeyiz. Kardeşin kardeşi katletmesi karşısında eli dili kalbi bağlı şekilde seyirci olamayız. 

Biz Uhud'dan ders çıkarması gereken kardeşleriz. Ganimet paylaşmanın derdine düşüp yeniden ve yeniden yenilenlerden olamayız. Biz Kerbela'dan ders çıkarması gereken kardeşleriz. İktidar kavgası içinde kardeşin kardeşi katline rıza gösteremeyiz. Türkiye bütün bu kavgaların dışındadır. Bu tarafsızlık değildir. Bu tam tersine hakkın Kur'anın ve mazlumun tarafını tutmaktır. Bi taraf olan bertaraf olur. Suriye'de katledilen masumların mezhebiyle ilgilenmiyoruz. Onların hepsi Müslüman kardeşimizdir. Bağdat Necef Telafer'de ölenlerin mezhebine bakmıyoruz. Bu kardeş kanının derhal durdurulmasını istiyoruz. Bütün anlaşmazlıkların sadece ve sadece Müslüman kardeşlerimize zarar verdiğini görüyor ve büyük bir üzüntü duyuyoruz. 

Barışın Ortadoğu'nun hakkı olduğunu biliyor tüm tarafları itidale tefekküre davet ediyoruz. Yaşanan acıları dindirecek kanlı manzarayı değiştirecek olanlar sizlersiniz. Sizler İslam bilginleri olarak bütün siyasilere hakkı haykırması gerekenlersiniz. Siyasiler karşısında ben bir İslam bilgininin el pençe divan durmasını asla kabullenemem. 

Suriye'de Zalim Esed yanına İslam bilgini adı altında aldığı zatlarla dünyaya mesaj veriyor. Benim yanımda kimler var diyor. İslam bilginleri var. Bunun mesajını veriyor. Demek ki o İslam bilginleri o öldürülen kardeşleri için maalesef hakkı görememişler. Gözleri var ama görememişler, dilleri var konuşamamışlar. İstediğin kadar adı alim olsun. Bunu da haddi tecavüz ederek söylüyorum alim  hakkın yanında olur. Tarihimizde bunun çok çirkin örnekleri var. Dolara riyale mahkum olmuş kişiden alim olmaz. Al üçbeş kuruş al üç beş dolar sana denileni yap. 

Siz yüreğinizi ortaya koyduğunuzda halklar da devletler de arkanızdan gelecektir. Akşemseddin olmasaydı Fatih olmazdı. Siz kucaklaştığınızda siz muhabbeti derinleştirdiğinizde İslam coğrafyası sizi örnek alacaktır. Siz samimi gayret ettiğinizde nifak değil kazanan kardeşlik olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak 12 yıldır bölgemizde barış için gayret ediyoruz. Zalime zalim demekten kaçınmadık. Hakkı haykırmaktan vazgeçmedik. Sünni Şii demedik herkese Müslüman nazarıyla baktık. Yeni bir medeniyetin inşası için mücadele verdik. 

Her birimiz La ilahe illallah diyoruz. O zaman bütün farklar ortadan kalkmıştır. Bildiklerimizi tekrar gözden geçirmek zorundayız. Hakkın yanında durmak gerçek anlamda Allah'ın ipine sarılmak zorundayız.

Ölen çocuk Sünni ya da Şii olmaktan öte bizim öz be öz çocuğumuzdur. Ağlayan kadın bizim öz be öz kardeşimizdir. Kanayan coğrafya kimin yaşadığından bağımsız olarak bizim vatanımızdır. Umutsuz değiliz. Akan kan ve gözyaşının duracağına inanıyoruz. Allah'ın rahmetiyle bizi bir kez daha kuşatacağına inanıyoruz. Yeter ki isteyelim. Yeter ki arzulayalım. Allah'ın yardımının hepimize ulaşacağına kalpten iman ediyoruz. 

Estaizu billah bismillah Wela taknatu min rahmetillah Allahın rahmetinden ümit kesmedik... Kesmeyeceğiz. 

Bu anlamlı toplantı kardeşliğin dirilişi için bir başlangıç olsun. 

Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve barakatuhu

Bu haber toplam 407 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim