• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

Dünya Bankası: 'Yeni Şam' kurulsun

Dünya Bankası: 'Yeni Şam' kurulsun
Dünya Bankası “Ufuk Turu: Yeni Şam” başlıklı bir rapor yayınladı.

Dünya Bankası “Şam”  bölgesinin kullanılmayan bir çok  ekonomik potansiyele sahip bulunduğunu, bu potansiyelin devreye girmesi halinde  Türkiye dâhil tüm  bölge  ülkeleri  için önemli  ekonomik  yarar sağlayacağını bildirdi.

Potansiyelden  yararlanmamanın  bölge halkları  için “maliyeti” bulunduğunu belirten Dünya Bankası’nın  hesaplamalarına göre  bölgedeki ticari kısıtlamaların kaldırılması durumunda sağlanacak refahtan Türkiye’nin payına 10  milyar dolar düşebilecek, Türkiye’nin  kişi başına milli geliri yüzde 1.7 artacak.

Dünya Bankası “Ufuk Turu :  Yeni Şam” başlıklı  yeni  raporunda genel anlamda Türkiye’nin güneyi, Mezopotamya, Arabistan’ın  Kuzeyi ve  Akdeniz ile sınırlı olan ve IŞİD  kısaltmasında da bulunan Şam (Levant) olarak adlandırılan  bölgenin  ekonomik potansiyelini inceledi.  Raporda“Şam”  bölgesinin  uzun vadede bir “ ekonomik  bölge” haline gelmesinin sağlayacağı  yarar ve bunun  için atılacak  başlangıç adım  önerileri  anlatıldı.

Dünya  Bankası, Mısır,  Türkiye, Ürdün, Lübnan, Irak, Suriye ve Filistin  ekonomilerinin birbirlerini  tamamlayıcı  özelliğe sahip olduklarını, bunun artan ticaret,  yatırım ve  ekonomikentegrasyondan elde edilecek önemli potansiyel refah  kazanımlarına  işaret ettiğini bildirdi. Yedi ülkeli grubu “ Yeni Şam” olarak adlandıran DB,  bölgenin  büyük  pazarlara yakınlığına dikkat çekti.

DB, Arap  ülkelerinin kendi aralarında ticaret anlaşmalarına sahip olduklarını, ancak  Türkiye ve Avrupa’nın kalan  bölümüyle daha derin entegrasyon yoluyla  karşılaştırmalı  avantajlarından  yararsağlayacak  küresel ve  bölgesel  değer zincirleriyle daha iyi entegre hale gelebileceklerini bildirdi.

Şam  ülkeleri arasında artan ticaret ve  yatırımın  bölgede büyümeyi ve yapısal değişimi destekleyeceği kaydedilen  raporda, “ Türkiye, Lübnan ya da Ürdün kendi dinamik  karşılaştırmalı avantajlarının  merdiveninde tırmanırken, daha emek- yoğun endüstriler potansiyel olarak Suriye Mısır gibi  düşük  ücretli  ülkelere taşınabilir” denildi.

Raporda “Şam  bölgesinin kullanılmayan potansiyeli önemli ve Dünya  Bankası; rekabet koşullarının iyileştirilmesi, doğrudan yabancı  yatırım ve  teknoloji transferlerinin güçlendirilmesi, ticaretin çeşitlendirilmesiyle tüm  ülkelerin  yararına olacak şekilde entegrasyonun  genişletilmesive derinleştirilmesini  destekliyor” denildi.

" Yeni Şam" Türkiye'nin milli gelirini  kişi  başına yüzde 1.7 artırır

Raporun ana mesajları şöyle sayıldı:

“- Bölge  için vizyonun siyasetin ötesine geçmesi gerekiyor.  Bölgedeki hükümetlere  güçlü bir mesaj, kullanılmayan potansiyelden  yarar elde edememenin önemli  fırsat  maliyetleri bulunduğudur.

-Türkiye’nin ‘Şam’ bölgesine ihracatı artıyor ancak yine de tüm ihracatının yüzde 6’sı.

-‘ Yeni Şam’ inisiyatifi yoluyla Dünya  Bankası, daha derin  bölgesel entegrasyonun  ekonomik etkilerini rakamsal olarak ortaya koydu ve bunun kapsama giren tüm  ülkeler  için  pozitif toplamlı bir  oyun olduğunu gösterdi.  Tarife dışı kısıtlamaların azaltılması senaryoları  altında; nakliye maliyetleri düşürülür ve  hizmet  ticareti serbestleştirilirken tüm  ülkeler refah artışından önemli yarar sağlıyor. Örneğin kümülatif refah artışının Mısır  için 12  milyar dolar ve  Türkiye  için 10 milyar dolar kadar çıkabileceği bekleniyor. Türkiye’nin  kişi başına milli geliri yüzde 1.7, Ürdün’ün kişi başına milli gelirini yüzde 6.5 artıracak. Bu nedenle  büyük  ekonomik potansiyelden yararlanılmaması  bölgedeki halkın refahı adına  büyük bir maliyet oluşturuyor.

-Türkiye yedili ülke grubu içi ticarette hem değer bazında 2000-2010 arası ticaretini 13 kez, miktar olarak ise 6 kez artırdı ve en yüksek artış sağlayan ülke oldu.

-Mısır ve  Türkiye, bu alt- bölgede daha açık bir  ekonomik  ortam  için ana büyüme kutupları oluşturmaya hazırlanıyor. Son on yıl boyunca Mısır,  Türkiye ve diğer  bölgesel ortaklarıyla birlikte mal ticaretinde umut vaad eden bir yükseliş  deneyimi  yaşadı. Ancak mal ticaretindeki büyümeye karşın Mısır ve  Türkiye hala  bölgedeki potansiyellerine göre aşağı düzeyde ticaret yapıyor.  Türkiye ve Mısır arasında ticari entegrasyonlarını derinleştirmelerine yönelik önemli kullanılmayan potansiyel var. Bu iki  ülkeye  bölgesel karşılıklı  ihracat da  ekonomik yapıları karşısında beklenenden az. Gerçekten Ürdün, Lübnan ve Tunus her iki  ülkeye de olabilecekten düşük  ihracat yapıyor.

-Mısır ve Irak, rekabetçi emek maliyetlerine bağlı olarak Türkiye’den  sermaye  yatırımlarınıçekmek  için iyi bir yerde.

-Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan,  Türkiye ve Filistin  turizm ihracında  karşılaştırmalı  avantaja sahip. Ek olarak Mısır, Ürdün ve Türkiye’nin  ihracatta  karşılaştırmalı  üstünlüğe sahip oldukları yerde nakliye, bir  sektör olarak öne çıkıyor.

-Tarım  ürünlerinde ticaret maliyeti hep  yüksektir. Uzaklığa göre ayarlansa bile Türkiye’nin Arap ülkeleriyle ticaretinde maliyet, AB ile İsrail arasında olandan yüzde 80 fazla. Üstelik  büyükcoğrafi uzaklığa karşın Türkiye’nin Magrip  ülkeleriyle ticaretinin maliyeti Maşrik  ülkeleri (Lübnan, Filistin, Ürdün Suriye) ile olandan fazla değil. Maşrik  ülkeleri gümrük reformları gibi ana alanlarda Magrip ya da Körfez  ülkeleriyle  karşılaştırıldıklarında geri kalmıştır.”
 

Bu haber toplam 239 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim