• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C

Davutoğlu: Yangın yerinde gül yetiştireceğiz

Davutoğlu: Yangın yerinde gül yetiştireceğiz
Ahmet Davutoğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Davutoğlu konuşmasında muhalefete yüklendi. Başbakan'ın muhalefetten bahsederken "Cehape ve Hadepe" demesi dikkat çekti.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Başı açık başı örtülü eşit şartlarda hayatlarına devam edecek. Devlet şans oyunlarından çekilecek. Genç akademisyenler için büyük bir adım attık. Akademisyenlerimizi ödüllendirmeye devam edeceğiz.

Konya, İstanbul, Söğüt, Kırşehir ve Malatya ziyaretlerimizi yaptık. Bizim manevi önderlerimizden izin alarak işimize başladık.

Bu toprakların yüce erenlerinden göreve başlarken destur aldım, izin aldım. Bizler Türkiye'nin nevzuhur bir devlet olmadığının farkındayız. Selçuklu'nun Merkezi Konya'da, küresel cihan devletinin başkaneti İstanbul'da, Kırşehir'de Ahi Evran'ın huzurunda, Samsun'da milli birliğin meşalesinin yandığı şehirde, imanın yeşerdiği şehirlerden olan Malatya'da bu tarihi sürekliliğin izlerini hissettim. 

Bu çerçevede de bundan sonraki ziyaretlerimizde bütün Anadolu'da bu bilinçle davranacağız. 13 Ekim Ankara'nın başkent ilan edilişinin yıldönümüydü. Bu aziz başkente de bir daha hayırlı olsun diyorum. 

CANLI:

 

21. yüzyılın projesi TANAP'ın imza töreninden geliyorum. Türkiye ile Azerbaycan ikili ilişkilerini geliştirecek enerji üzerinden barış coğrafyası yapacak bir projedir. Azerbaycan'a da aziz milletin selamlarını ilettim. Çözüm bekleyen sorunlara bir anlamda çerçeve planlar hazırlıyoruz. 

20 Eylül'de 101 günlük esaretten sonra rehinelerimizin kurtarılması en güzel gelişmeydi. 101 günkü her bir saati saniyesi sadece o rehineler için değil bizim için de bir imtihan sınavı oldu. Her saniye onları düşündük. O gün de bayram havası yaşadık. 

Ben bir kez daha başta MİT müsteşarımız, Gnk Başkanımız olmak üzere bu bayramı bize yaşatanlara teşekkürü bir borç biliyorum. Sorumlu yayıncılık yapan medyaya da teşekkür ediyorum. Allah böyle acıları bir daha yaşatmasın. 

Biz tam da böyle bir bayram yaşarken, yeni hükümet yeni Türkiye programını açıklamış, halkın seçtiği cumhurbaşkanı göreve başlamışken, ikinci bayramın yani Kurban bayramın 3. gününde bir takım provokatörler tam bir vandalizm eşkiyalık ve terör faaliyetine giriştiler. 

Bunu ilk kez görmüyoruz. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında ilk defa IMF borcunu sıfırlamışken birileri gezi provakasyonu başlattı. Daha sonra en kapsamlı demokratikleşme paketleri açıklamışken, 16 Aralık'ta Türkiye AB ile vize muafiyet anlaşması imzalamışken, 17 Aralık'ta bir başka tuzak kurdular. Birileri bu millete bayramları zehir etmeye çalışıyor. 

Bu millete bayram yaşatmaya devam edeceğiz, kim ne yaparsa yapsın. 

Bu kez de yine taşeronlar provkatörler devreye girdiler ve bu bayramı bize zehir etmeye çalıştılar. Direnmeyi de biliriz gereken hesabı sormayı da biliriz. 

Bu 30 Ağustos ile darbe yemiş vesayetçilerin perde gerisinde oldukları 2015 seçimlerini ipotek altına alma girişimidir. Bu bahaneyle yapılan şiddet terör ve vandalizm sonucunda 33 vatandaşımız hayatını kaybetti. 2 polis şehit oldu. 214ü okul olmak üzere 1122 bina yakıldı. Kütüphaneler, kuran kursları, parti binaları, müzeler, iş yerleri var... 

Tek tek bu vandalizmi yapanları hukukun önüne çıkartacağız. 

Yakılan her TOMA'nın yerine gerekirse 5 TOMA, 10 TOMA alınacak. 

 

Yangın yerinde gül yetiştireceğiz gül... 

Bu ülkede demokrasinin de kamu düzeninin de teminatı AK Parti iktidarıdır. Özgürlükten fedakarlık yapmadan güvenliği koruyacağız. 

Almanya ve İngiltere örnek alınarak bir çok konularda güvenliği teminat altına alıcı adımlar atacağız. Türkiye'de bir polis müdahale ettiğinde Frankfurt, Londra ve New York'ta benzer tedbirler alındığında bunu normal görmeleri kabul edilemez. 

Bu çağrıyı yapan Hadepe, bir de onları teşvik eden CHP, bir de vizyon kuran AK Parti. Bizim rüyalarımız var. O güzelim Mardin geliyor gözümün önüne. 

Bizim bir hayalimiz var. Bizi hayalperestlikle suçlayanlara bir kez daha söylüyorum, bizim bu ülke ile ilgili hayalimiz var, rüyamız var, hayali olmayanlar utansın. 

İş yerlerini bombalayanlar dışardakilerin taimatıyla bu işi yapıyorlar. Oradaki kardeşlerimize sesleniyorum: Bizler yeniden burayı bir barış ülkesi yapacağız.
 
Kobani'de de bunu yaptılar. Kendilerine muhalif hiçbir Kürt parti bırakmadılar. Haseki'den bize gelen Kürt kardeşlerimiz PYD'nin baskısından bize geldiler.
 
Bizim parti binalarımıza yapılan saldırının temelinde de bu var. Bu bölgede bizden başka kimse olmayacak diyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin her yerinde al bayrak da olacak AK Parti bayrağı da olacak.
 
Ana muhalefet partisi Hakkari'ye giderken izin alarak gitmişti. O al bayrak hepimizin bayrağı değil. Çanakkale'de şehit düşen Boşnakların, Arapların da bayrağıdır.
O bayrak ezilmiş halkların emperyalizme karşı duruş bayrağıdır.
 
Komor'da bir anı unutamam. Devlet Başkanı şunu dedi. Siz bu al bayrağı burada dalgalandırmazsanız kendimizi bağımsız hissetmeyiz.
O hilal tevhidin, istiklalin bayrağıdır.
 
3 buçuk yılda Suriye'de 300 bine yakın kardeşimiz şehit edildi. 4 buçuk beş milyon mülteci yurt dışına kaçtı, 2 milyonu bize geldi. 
 
Nasıl evimizde ortak kullandığımız kavramlardan biri Tanrı misafiridir. Kapımız çalındığınıda sen kimsin demeyiz. Tarih ilerde bunu yazacak. Bu aziz milletin Suriye'den gelen kardeşlerine nasıl Ensarlık yaptığını yazacak. Bu zulme 3 buçuk yıldır sessiz kalanlar bir anda zulüm olduğunu Kobani üzerinden fark ettiler. 
 
Bizim Suriyeli kardeşlerimize kapımızı açmamızı eleştirenler şimdi bir anda Türkiye oraya yardım yapsın demeye başladılar. 
 
Biz her türlü insani yardımı yaptık. Bunu kimseden izin alarak veya çekinerek sürdürmedik. Gereken her şeyi yaptık. Ama şimdi sorma vaktidir. Bütün bu şehirler bize tarihten emanettir. Biz oradaki kardeşlerimizin hepsine aynı nazarla bakarız. 
 
Ey Hadepe ve Kılıçdaroğlu, Işid tarafından araplar türkmenler katledilirken, neredeydiniz. Hangi açıklamayı yaptınız ve desteği verdiniz? Halep'in kırsalında Kürtler katledilirken, IŞİD ve rejim taraıfndan, ya da PYD tarafından kürtler baskı altında tutulurken neredeydiniz? 
 
Mesele Kobani üzerinden Türkiye'ye baskı yapmaktır. 
 
Herkes bilsin ki Türkiye uluslararası toplum gereğini yapmadan tek başına herhangi bir maceraya girmez. Kobani ve Çözüm arasında irtibat kuranlara sesleniyorum. Biz her adımı hesaplayarak atarız. Çözüm süreci mekanizmasını ilan ettik. Bakanlar kurulu kararına dönüştürdük. 
 
Türkiye IŞİD'e de Esed'e de karşıdır ve karşı olmaya devam edecektir. 
 
Peki Kılıçdaroğlu aynı netlikte Esed'e ve IŞİD'e de karşıyız diyebilecek mi? HaDePe diyebilecek mi?
 
Bütün meseleleri Suriye rejimini korumak. Esed Arap Baası, Cehape Türk Baası, Hadepe de Kürt baası. 
 
Bunların zihninde hiçbir zaman demokrasi olmadı insan hakları olmadı. 
 
Paralelciler ellerine ne tutuşturursa onu gösteriyorlar. Ey CHP kendiniz olun. Paralelci çetelerin sizin elinize tutuşturduğu belgeleri kullanmayın. 
 
Eskiden CHP darbecilerle işbirliği yaparak iktidara gelmeye çalışırdı, şimdi de Paralelci vesayetle siyaset oyununa girmeye çalışıyorlar. O gösterdikleri belge aslında bir ihanet belgesidir. 
 
HSYK seçimleri yapıldı. Yargı restorasyonu derken adaletin herşeyi temeli olduğunu anlatmıştım. Oradan bir çağrıda bulundum. Yargı bağımsızlığı demokratik bir siyasal sistemin ana unsurudur. Yargının kendi içinde herhangi bir vesayetin parçası haline gelmemesi, yargının herhangi bir grubun tesiri altına girmemesi de bağımsızlığın ana unsurudur. 
 
Kesinlikle HSYK'yı tek bir grubun eline teslim etmeyin demiştik. Türk yargı bağımsızlığı açısından tarihi bir sınavdan geçildiği kanaatindeyim. 

Bu haber toplam 517 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim