• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 10 °C

Davutoğlu: Krizi Erdoğan önledi

Davutoğlu: Krizi Erdoğan önledi
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye kendi istikbali için, çevre, dost ve kardeş ülkelerin istikrar ve refahı için de enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden dünyaya aktarılmasına her zaman cevaz vermiştir ve verecektir" dedi.

Skytürk 360 kanalında katıldığı bir programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, söz konusu enerji kaynaklarının gelirinin nerede olacağı, Türk bankası mı başka banka mı? gibi tartışmaların başladığı anda herkesin kaybedeceğini belirtti.

"Biz önümüzdeki dönemde sadece Erbil'in değil, Musul'un değil, Basra'nın da Bağdat'ın da Enbar'ın da geleceğinin bu kardeşlerimizin bir araya gelip enerji kaynaklarını değerlendirmelerine bağlı olduğunu görüyoruz" diyen Davutoğlu, Türkiye'nin Irak'ın ulusal barışı için kullandığı iradenin birilerini rahatsız ettiğini ancak Türkiye'nin böyle davranmayı sürdüreceğini söyledi. Davutoğlu, "Buradan Türk-Kürt çatışması çıkarmayı bekleyenler yanılacaklar" diye konuştu.

Bakan Davutoğlu, Türkiye'nin Şii dünyası veya Şii topluluklarla arasının açılacağını bekleyenlerin yanılacağını belirterek "Bizim hiçbir zaman böyle bir politikamız olmadı. En zor zamanlarda İran'ı nükleer konularda Brezilya ile birlikte imzamıza sahip çıkarak nasıl savunduğumuz ortada. O zaman da İrancılıkla suçlanıyorduk. Bunların hiçbir temeli yok. Biz medeniyetin beşiği bu toprakların tekrar ayağa kalkması için elimizden geleni yapacağız" ifadesini kullandı.

Ortada kaygı verici kötü bir tablo olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Ama büyük dönüşümler hep büyük sancılarla oluyor. Sabırla doğru prensipler etrafında ve bütün kardeşlerimize gönlümüzü açarak hangi etnik ve mezhebi temelden olursa olsun inşallah bu zorlukları da aşacağımızı düşünüyorum" dedi.

Davutoğlu, Telafer'de Sünni ve Şii Türkmenler arasında yıllardır süren çatışmayı çözmeye çalışan tek ülkenin Türkiye olduğunu anımsatarak Şii ve Sünni Türkmen aşiretleri defalarca İstanbul'da topladıklarını, barış yemekleri düzenlediklerini ve her şeyi paylaştıklarını belirtti.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Keşke oradaki o adımlarımız alanda da karşılık bulsa ve yerleşseydi. Keşke Sayın Maliki dostça tavsiyelerimizi bütün bu Sünni liderleri de sürece sokma çabalarımızı Irak'a bir müdahale gibi değil de Irak'a bir katkı olarak 2006'da gördüğü gibi görseydi.

Ortadoğu'da haritalar doğal seyirleri içinde ortaya çıkmadı. Osmanlı Devleti'nin parçalanmasından sonra ortaya çıkan Balkanlar, Ortadoğu haritası hala yerine oturmuş değil. Yüzyıl bizim için uzun bir dönemdir ama 28 Haziran'da dünya savaşının başlamasının 100. yılını andık. O parçalanmanın etkilerini hala görüyoruz. Böylesi bir parçalanmadan çıkış yolu daha küçük parçalara bölünecek şekilde harita dizayn etmek değil. Aksine var olan sınırlara saygı göstermek ve o sınırlar üzerinden bir bölgesel entegrasyonu teşvik etmektir. Şimdiye kadar takip ettiğimiz bu oldu."

Irak ve Türkiye'de Türk-Kürt çatışması bekleyenlerin beklentilerini boşa çıkarmayı hedeflediklerine işaret eden Davutoğlu, çözüm sürecinin Türkiye'nin hem iç siyaseti hem de dış siyaseti olduğunu ve Türkiye'nin kuzey Irak politikasının aynı şekilde hem dış siyaseti hem de iç siyaseti olduğunu söyledi.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Başbakanımızın Mesut Barzani ile Diyarbakır'da yaptığı miting yüzyılın en önemli olaylarından biridir. Irak'ı bir arada tutmanın sorumlusu önce Bağdat'taki yöneticilerdir. Önce onlar gereken adamları atacaklar. Kürt bölgesinin maaşları ödenmedi ocak ayından beri. Nasıl bir ulusal birlikten bahsedebilirsiniz. Eğer siz birer birer Musul'un siyasetçilerini sistemin iterseniz, Musul halkının güveni kalmazsa Musul'dan giden siyasetçilere, aşırıcılık ve radikalizmin önünü nasıl engellersiniz?

Biz çok açık bir şekilde Iraklı Kürt liderlere her düzeyde Kürtler için en doğru seçimin Irak'ın içinde Irak ile birlikte olduğu ve Irak'ın iç entegrasyonu ve ulusal bütünlüğünün bizim için önemli olduğunu vurguluyoruz."

Musul'daki son olaylardan sonra her yerde Irak'ın yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu söylediklerini ifade eden Davutoğlu, "Bu başlangıç yeni bir siyasi proje, entegrasyon ve tartışılarak bu projenin anayasal düzeyi de olmalı ve yeni bir siyasi kimlik inşa edecek şekilde ulusal kimlik pekiştirilmeli. Bunun yanında da yeni bir güvenlik mimarisi kurulmalı. Sadece bir mezhepten oluşan bir ordunun herhangi bir ülkede çok etnisiteli çok mezhepli bir ülkenin güvenliğini sağlaması çok zor" diye konuştu.

"Gerek şoför kardeşlerimiz gerekse konsolosluk görevlilerimiz, içinde bulundukları şartlar dolayısıyla onların her şeyini yüreğimizde hissettik ve hissediyoruz" diyen Davutoğlu,"Burada bir yayın yasağı getirme ihtiyacı onların da can güvenliğiyle ilgili oldu. Bugün dahi yapılan bazı yayınlarda söylenen her şey, üretilen her spekülasyon o vatandaşlarımızın can güvenliğini riske ediyor. Gereksiz beklenti oluşturmak ya da gereksiz karamsarlık oluşturmak oradaki kardeşlerimize de zarar verir. Bunları yakından takip eden ve bizim yoğun olarak diplomatik temasla bir şekilde netice almaya çalıştığımız çevrelere de zarar verir. Şu ana kadar kamuoyumuzun gösterdiği duyarlılığa büyük önem veriyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, bir taraftan yoğun kriz yaşanan bölgelerle ilgili politikalar geliştirirken, diğer taraftan da dünyada yürütülmekte olan diplomasinin aksamaması için çaba göstermek gerektiğini ifade etti.

Avrasya bölgesinde bir hareketliliğin söz konusu olduğunu, Türk cumhuriyetleriyle son dönemde yapılan karşılıklı ziyaretlerin en önemli halkasını yarın Özbekistan'a ziyaretiyle gerçekleştireceklerini söyleyen Davutoğlu, bu ülkeyle 2006 yılından itibaren birtakım yanlış anlaşılmalardan kaynaklanan bir durağanlık yaşandığını belirtti.

Özbekistan ile ilişkilerin tekrar istenilen düzeye çıkması için yoğun diplomasi yürüttüklerinin altını çizen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bir takvim içinde planlama yaptık. Bunun neticesinde yarın Özbekistan'a gideceğim. Uzun yıllardan sonra ilk defa bakan düzeyinde bir ziyaret olacak. Gönlümüz, kaygımız Musul'da iken yüreğimizin bir başka parçası olan Özbekistan'da görüşmeler yapacağız. Bu yeni ve daha kuvvetli bir başlangıç olacak. Özbekistan bizim kültürümüzün kökleştiği bir ülkedir. Onlar da Türkiye'ye yakın dostluk hissiyle bakmışlardır. Bu ziyareti, karşılıklı yanlış anlaşılmaların giderildiği yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyorum."

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de değerlendiren Ahmet Davutoğlu, son bir yıldır kaotik dönem yaratma çabasıyla bazı senaryoların devreye sokulduğunu vurguladı. Yerel seçimlere bir krizle girilmesi beklentisi oluştuğunu ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli tutumuyla krizin yaratılamadığını anlatan Davutoğlu, şimdi de "Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden bir ihtilaf olur mu" senaryosunun gündeme geldiğinin altını çizdi.

Bu krizin beklentilerinin de boşa çıkartıldığını dile getiren Davutoğlu, "Şimdi de daha seçim tamamlanmadan, başbakanlıkla ilgili herhangi bir süreç söylenmeden, AK Parti kadroları arasına fitne sokma çabası var. Bu eşik de aşılır" ifadesini kullandı.

Bakan Davutoğlu, şu anda kilitlendikleri tek konunun cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu kaydetti.

Bu haber toplam 221 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim