• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

Davutoğlu grup toplantısında konuştu

Davutoğlu grup toplantısında konuştu
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'nda, bugünkü Meclis Başkanlığı seçimlerinde 'taktiksel olarak HDP adayına oy verecekleri' iddiasına ateş püskürdü.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün saat 15.00'te gerçekleşecek olan 'TBMM Meclis Başkanlığı' seçimleri öncesi gündeme gelen 'AK Parti’nin seçimin akıbetini MHP ve HDP’nin tavrına bırakmak yerine, 3. turda sürpriz bir hamleyle sonucu garantileme yoluna giderek; AK Partili 60 milletvekilinin 3. turda HDP adayını destekleyeceği  ve 4. tur için Baykal ve İhsanoğlu’nu safdışı bırakma taktiği uygulayabileceği' iddialarına çok sert karşılık verdi. 

DAVUTOĞLU 'TAKTİK' İDDİALARINA ATEŞ PÜSKÜRDÜ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında, gündemin en hararetle tartışılan 'Meclis Başkanlığı seçimleri'ne ilişkin, kulislerde '60 Ak Partili milletvekilinin 3. turda Dengir Mir Mehmet Fırat’a oy vereceği ve son tura İsmet Yılmaz ile Fırat’ın kalmasının sağlanmasıyla MHP’lilerin Yılmaz’a yönelmesini sağlayacağı' iddialarına çok sert çıktı. Davutoğlu, bu iddiayı reddederken, AK Parti'nin adayı İsmet Yılmaz'ı son turun son saniyesine kadar destekleyeceklerini söyledi. 

"BİZDE GİZLİ HESAP OLMAZ"

Davutoğlu, ortaya atılan iddialarla ilgili olarak ise ''Üçüncü turda bizim bazı arkadaşlarımızın bazı arkadaşlara yöneleceği, iki adayın kalmasını sağlayacağı… Bizde gizli hesap olmaz. Bizde siyasetin ahlakına aykırı tek bir davranış olmadı olmayacak'' dedi.

"MİLLET KOALİSYON DEDİYSE KİMSEYE KAPIMIZI KAPAMAYIZ AMA...

Başbakan Davutoğlu, partisinin Meclis grup toplantısında, gündemin kritik noktalarından koalisyon ve erken seçim tartışmalarına ilişkin kritik bir mesaj vererek, "Millet koalisyon dedi ise kimseye kapımızı kapatmayız, her tür müzakereyi yaparız ama taviz vermeyiz, netice vermezse yine millet huzuruna gideriz. " dedi. 

KILIÇDAROĞLU'NA "BLOK" ELEŞTİRİSİ

Davutoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'yüzde 60'lık blok' sözlerini 'ayrıştırıcı siyaset' olarak eleştirerek, "CHP günlerdir başka partilerin ne yapması gerektiğini incelemekle, yüzde 41'i hiçe sayan bir koalisyon ile meşgul. Sayın Kılıçdaroğlu 'blok' lafını kutuplaştırıcı dili, zihninden, gönlünden çıkarsın, bize öyle gelsin." dedi.

HDP'YE 'TERÖR' ELEŞTİRİSİ

Başbakan, HDP'nin koalisyon tartışmalarındaki yerine ilişkin ise "Teröre karşı nerede duruyorlarsa, Türkiye siyaseyinde de o kadar yer alacaklar, ya şiddet ya demokrasi, ikisi bir arada olmaz." diye konuştu

İşte o konuşmadan çarpıcı satırbaşları:

Ben yine kurucu başkanımızın o gün kullandığı ifadeyi aynen söylüyorum. Hiçbir milletvekilimiz parmak kaldırma makinası değildir ve olmayacaktır. Her bir milletvekilimiz, hem bulunduğu ili, hem 78 milyonu temsil eder. Biz milletvekilimize baktığımızda sadece 550 vekilimizden birini görmeyiz. Milletin ta kendisini görürüz. Milletin irfanını, erdemini görürüz.

Onun için burada bir araya gelen 258 vekilimiz, meclis salonunda, sokaklarda yürürken bilsinler ki kendileriyle birlikte 78 milyon yürüyor.

"AK PARTİ'NİN SİCİLİ HEP TEMİZ OLMUŞTUR"

Her birimiz düşüneceğiz ki, bir gün o görevi ifa ederken yaptığımız her şey hem ilahi anlamda manevi şekilde sicile kaydediliyor, hem de tarihin siciline kaydediliyor. AK Parti'nin sicili hep temiz olmuştur, hep temiz olacaktır.

2001'DE SİYASET İTİBAR KAYBETMİŞTİ

2001'de siyaset itibar kaybetmişti. Siyasetçi için anılan unvanlar bu çatı altında zikredilmeyecek şekilde negatifti. 21'nci dönemde AK Parti grubunu oluşturan o öncü insanlar, her birini hürmetle selamlıyorum, vefat eden varsa rahmet diliyorum. Onlar siyasete itibar kazandırma davasında çok önemli mesafeler kaydetti.

"BİR PARTİ İKTİDARA GELMİŞ AMA..."

Bir siyasi hareket kurulduktan bir yıl sonra iktidar görevi aldı. 10 Kasım'da aynı bu kürsüden, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti kadrolarına hitap etti. İşte o gün değişimin başladığı gündü. Ama önümüzde önemli meseleler vardı. Bir parti iktidara gelmiş ama, Genel Başkanı Meclis'te değildi. 

"SİYASETİ NORMALLEŞTİRDİK"

Kıbrıs süreci, AB süreci gibi çok kritik süreçler vardı. Ama AK Parti kadroları bu meseleleri birer birer aştı. Muhtar bile olamaz dedikleri genel başkanını bu kürsüye Mart 2003'te Başbakan olarak çıkardı. Şiddete başvurmadan, hiçbir protesto yapmadan, gayri meşru eylem içinde olmadan siyaseti normalleştirdik. 

Dünya, Türkiye ne yapacak diye merak ederken, bu iktidar çöker dedikleri dönemde, Irak savaşını, AB sürecini Kıbrıs müzakerelerini başarıyla yönettik. Kıbrıs meselesinde tabuları yıktık. AB sürecini doğru sürece oturttuk. Biz her zaman gereğini yaptık, yapmaya devam edeceğiz.

27 NİSAN MUHTIRASI

Sayın Abdullah Gül’ü aday olarak ilan ettiğinde, ilk kez gerçek anlamda bu kürsüden çıkacak cumhurbaşkanı görüldüğünde, e-muhtıra vererek bunu engellemeye çalıştılar. Biz eğer bugün burada oturuyorsak, o gün 27 Nisan muhtırasına karşı dimdik duran AK Parti grubunun emaneti, ve onun gösterdiği dirayetle buradayız. 

"ABDULLAH GÜL" VE "PARTİLİ CUMHURBAŞKANI" ELEŞTİRİLERİ

Yine olağanüstü bir hava vardı ülkede. AK Parti iktidara gelmiş, ama hala bazı çevreler AK Parti grubunun aday gösterdiği kişinin cumhurbaşkanı olamayacağı görüşündeydiler. Bütün o vesayet odakları bir kalemde silindi ve sayın başbakanımız, sayın Abdullah Gül AK Parti’den çıkan ilk cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü'ne çıktı.

"BİR SANİYE ÖMRÜMÜZ KALSA..."

Hayır arkadaşlar. Biz bu emaneti omuzlarımızda taşırken, ülkemizin çıkarı neyi gerekiyorsa, bir saniye ömrümüz kalsa o doğru kararı alır ve uygularız. Aynen kapatılma davası döneminde hiçbir meseleyi aksatmadığımız gibi.

2001 SEÇİMLERİ

11 Haziran 2011 seçimlerine yine kritik bir ortamda girdik. Bir taraftan ekonomik kriz büyük sıkıntılara yol açıyordu, Avrupa ülkelerinin demokrasileri sarsılıyordu. Diğer tarafta bütün Ortadoğu uçurumun kenarında ya demokrasiye doğru yürüyecekti ya anarşiye, teröre doğru. Türkiye o zaman, ilk grup toplantısında aynı kararlılığı bir kere daha vurguladı. O günden bugüne ülkemizin küresel ekonomik krizi hissetmemesi için gereken tedbirleri aldık. Yangın konusunda da iki esası öne çıkardık. Bir insani diplomasi, iki Türkiye’nin stratejik çıkarları. İnsani anlayışı bugün dünyanın her yerinde temsil eden Türkiye, keşke hiç olmasaydı, keşke hiçbir mülteci bizim kapımıza gelmeseydi. Ama gururla söyleyeyim ki, BM heyeti buraya geldiğinde, Dünya Mülteci Günü'nü Türkiye’de kutlamaya karar verdik dedi. Biz bu insani çizgimizi sürdüreceğiz.

"SIKINTI GÖRMEK İSTEMEYEN SİYASETE GİRMEYECEK"

Sınamalar siyasetin doğasıdır. Sınama beklemeyen, sıkıntı görmek istemeyen siyasete girmeyecek. Siyaset zor dönemde zor kararları alma cesareti gösterenlerin işidir. Gerektiğinde risk alabilecek iradeyi gösterebilecek kişilerin işidir. Tarihe yön verenlerin işidir. Türkiye hiçbir tarihi olayı, serüveni izlemekle yetinmedi, hepsine müdahil oldu.

Bu haber toplam 478 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim