• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

Cübbeli: Tutmuş neymiş efendim isim vermiyorum...

Cübbeli: Tutmuş neymiş efendim isim vermiyorum...
Ahmet Akgündüz sosyal medya hesabından, Said Nursi'nin Fatih Şekerci hanında “Burada her soruya cevap verilir, her müşkil halledilir, fakat soru sorulmaz!” diye asmış olduğu levha olayını şöyle anlattı:


Cübbeli Ahmet'in bir vaazında Said Nursi ile ilgili "Tutmuş neymiş efendim isim vermiyorum, her suale cevap verilir yazmış biri handa, Ali Haydar efendi mi ne gitmiş bir soru sormuş, Üstad cevap verememis. İn aşağı bakalım demiş o zat, falan" dediğini hatırlatan Ahmet Akgündüz, Cübbeli'ye Said Nursi'nin risalelerinden şu alıntı ile cevap verdi:
 
"Bu zamanda enaniyet çok ileri gitmiş. Herkes, kameti miktarında bir buz parçası olan enaniyetini eritmeyip, bozmuyor; kendini mazur biliyor, ondan niza çıkıyor. Ehl-i hak zarar eder, ehl-i dalalet istifade ediyor.(...)"

 

 
"HER SORUYA CEVAP VERİLİR" POLEMİĞİ
 
Ahmet Akgündüz sosyal medya hesabından, Said Nursi'nin Fatih Şekerci hanında “Burada her soruya cevap verilir, her müşkil halledilir, fakat soru sorulmaz!” diye asmış olduğu levha olayını şöyle anlattı:
 
"Bediüzzaman Said Nursi daha on dört yaşındayken medresede öğretilen tüm kitapları üç ay gibi kısa bir sürede ezberine almış ve Bediüzzaman unvanını hak etmiş biridir. 1907 yılında İstanbul’a geldiğinde ve kaldığı odanın kapısının üstüne meşhur levhayı astığında ise henüz otuz yaşındadır.
 
Aradan geçen on altı sene zarfında dini ve fenni birçok kitabı okumuş, bu kitapların özlerini kavramış ve referans olabilecekleri ise ezberlemiştir. Şekerci Hanı'nda kendisine yöneltilen her soruya cevap verme olayı gerçekleşinceye kadar sayısız defa hararetli münazara ortamlarında kendisini mihenge vurmuş biridir.(...)
 
Bediüzzaman Şekerci Hanı'nın bir odasına yerleşir. Ve kapısına şöyle bir levha asar: “Burada her soruya cevap verilir, her müşkil halledilir, fakat soru sorulmaz!” Bu ilan o zamanlar Şekerci Hanı'na devam eden herkesin dikkatini çeker. İlim adamlarını, medrese mensuplarını büyük bir hayrete düşürür. Bediüzzaman'ı merak edenlerin sayısı gittikçe çoğalmaya başlar.(...)"
 
"CÜBBELİ HOCAMIZA CEVABIMIZ ŞUDUR"
 
Akgündüz daha sonra yine Said Nursi'den yaptığı şu alıntıyla Cübbeli'ye cevap verdi:
 
"İstanbul'da malum itiraz hadisesi ima ediyor ki; ileride, meşrebini çok beğenen bazı zatlar ve hodgam bazı sofi-meşrebler ve nefs-i emmaresini tam öldürmeyen ve hubb-u cah vartasından kurtulmayan bazı ehl-i irşad ve ehl-i hak, Risale-i Nur'a ve şakirdlerine karşı kendi meşreblerini ve mesleklerinin revacını ve etba'larının hüsn-ü teveccühlerini muhafaza niyetiyle itiraz edecekler, belki dehşetli mukabele etmek ihtimali var. Böyle hadiselerin vukuunda, bizlere itidal-i dem ve sarsılmamak ve adavete girmemek ve o muarız taifenin de rüesalarını çürütmemek gerektir." (Kastamonu Lahikası -196)

Bu haber toplam 296 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim