• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Çocuğun, anne-babanın ‘tatlı disiplinine’ ihtiyacı var

Çocuğun, anne-babanın ‘tatlı disiplinine’ ihtiyacı var
Çocukların enerjik olmalarının, soru sormalarının, hayatı deneyimleyerek öğrenmeleri her ne kadar olumlu değerlendirilse de bu öğrenme yolunda sınırların...

Çocukların enerjik olmalarının, soru sormalarının, hayatı deneyimleyerek öğrenmeleri her ne kadar olumlu değerlendirilse de bu öğrenme yolunda sınırların anne-baba tarafından çizilmesine ihtiyaç duydukları bildirildi.

Aile ve Evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, çocukların öğrenme yolunda sınırlarının olmaması halinde kendilerini güvende hissedemeyeceklerini söyledi. Ejder, çocukların onurlarını kırmadan tatlı disiplin sağlayabilmenin 10 altın kuralını ise şöyle açıkladı:

"Kendi sorumluklarını almalarına yardımcı olun. Onun yerine her şeyi siz yapmayın. Kapının önüne atılmış ayakkabı ve çantaları söylenerek toplamak yerine, "Senin yardımına ihtiyacım var, ayakkabıları kapının önünden kaldırır mısın?" diyebilirsiniz. Onun yardımına ihtiyacınızın olduğunu bilmesi, kendini önemli hissetmesine sebep olacak ve itiraz etmeden size yardım edecektir.

Bazı şeyleri neden yapması gerektiği konusunda açıklamalarda bulunun. "Dişlerini her gün düzenli fırçalamalısın, çünkü ağzın içindeki mikroplar dişlerine zarar verir."

Aynı anda birden fazla talimat vererek, onu çok fazla talimatlarla boğmayın. "Şimdi yemeğini bitirdiğine göre, tabağı mutfağa götürmelisin." şeklinde her seferinde bir talimat verin.

Yaşanılan bir olumsuzlukta hemen eleştirip kızmak yerine, önce onun duygusunu anlayın, sonra kendi duygunuzu söyleyin, işbirliği yapın. "Okuldan yorgun geldiğini ve bir an önce dinlenmek istediğini biliyorum, ancak eşyalarını sürekli ortalığa atman beni rahatsız ediyor, onlara takılıp düşmekten korkuyorum. Bu konuda ne yapabiliriz? Her seferinde eşyalarını etrafa saçarsan ve odanı toplamazsan ne yapmam gerektiğine birlikte karar verelim."

Yaşanılan sorunlarda çözüm için seçenekler sunun. Örneğin akşam misafirliğe gittiğinizde saat 22.00 civarı yaramazlık dozunu aşan çocuğunuza; "Şu anda yorgun olduğunu ve uykun geldiğini görüyorum, bu şekilde arkadaşına vurmayı derhal kesmelisin. İstersen içerideki odada uyuyabilirsin, istersen şuradaki eğlenceli kitaplardan eline alıp içerde birbirinize hikâyeler anlatarak uykuya dalabilirsin, istersen şimdi eve gidebiliriz."

Çocuğunuzla tartışmaya girmeyin, belirlediğiniz sınırlarda dik durup, karalılığınızı gösterin. "Evden gizlice arabanın anahtarını alman ve 15 yaşında araç kullanmaya kalkman son derece yanlış bir davranış. Bu davranışın son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilirdi, bu nedenle 2 hafta boyunca arkadaşlarınla buluşmanı ve eve geç gelmeni yasaklıyorum."

Duygularınızı sakin ifade etmeyi öğrenin ve öğretin. Evde problemlerin dile getiriliş şekli veya kendi haklılığınızı çözüm şekliniz sadece bağırmak ise bunun yerine bir stop düğmesi belirleyip basabilirsiniz. Örneğin; sağ elin başparmağı ile sol elin avuç içine bastırarak stop işareti yapabilirsiniz. Bu işaret; bağıran tarafa; "Bir dur ve düşün, söylediğin sözü veya yaptığın hareketi yeniden değerlendir." mesajı verecektir.

Çocuğunuza tutamayacağınız sözler vermeyin. Birlikte kararlaştırdığınız planlarınıza mümkün olduğunca uyun. Eğer çok önemli bir şey çıkar ve yapmazsanız bunu mutlaka telafi edin. "Cumartesi öğleden sonra sınıfındaki arkadaşlarınla pastaneye götüreceğim sizi, arkasından da film izleriz." dedikten sonra bütün cumartesini uyuyarak geçirmeyin.

Hangi yaşta olursa olsun çocuklarınızla birlikte vakit geçirin, oyun oynayın, yaratıcılığınızı konuşturun. "Hadi gel bakalım şu kitabını okurken, bir yarışma yapalım, eline mikrofon niyetine kumandayı al, en güzel kıyafetini giy, sanki bir sanatçıymışsın gibi içeri gir, istersen şu masanın üzerine çık ve oku." diyerek bir okuma ödevini eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Çocuklar dokunulmaktan çok hoşlanırlar, onlara bol bol sarılın ve sevginizi gösterin. Asla dayak atmak gibi negatif dokunmada bulunmayın. Çünkü kötü dokunuş sadece bedenlerini değil ruhlarını da hırpalar."

Bu haber toplam 33 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim