• BIST 83.019
  • Altın 147,430
  • Dolar 3,7751
  • Euro 4,0523
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C

Cemil Çiçek, İnsan Hakları Komisyonu'nu kabul etti

Cemil Çiçek, İnsan Hakları Komisyonu'nu kabul etti
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Parlamentolararası Birlik (PAB) Parlamenterlerin İnsan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Ann Clwyd ve beraberindeki heyeti kabul etti.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Parlamentolararası Birlik (PAB) Parlamenterlerin İnsan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Ann Clwyd ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Kabulde konuşan Çiçek, insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve özgürlüklerin sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada konuşulan konular olduğunu belirtti.

Bu konuların, Türkiye'de 2000'li yılların başından itibaren daha yoğun bir şekilde tartışılan, konuşulan ve siyasi söyleme, eylemlere konu olduğunu kaydeden Çiçek, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefi ile bağlantılı olarak, son 10-15 yılda TBMM'nin gündeminde de bu konular olduğunu, çıkarılan yasalar ve yapılan düzenlemelerin bu konularla ilgili olduğunu kaydetti.

Çiçek, bu süre zarfında bir çok yasal ve kurumsal düzenlemeler yapıldığını, özellikle ceza hukuku alanında belki de AB müktesebatına uygun Avrupa'nın en son düzenlemelerin Türkiye'de yapıldığını ifade ederek, "Mühim olan yasaların çıkarılması değil, esas olan uygulamalardır, bu uygulamalarda da halen belli bir çaba, gayret gösteriliyor ama buna rağmen bazı eksikliklerimizin olduğunu da kabul etmemiz gerekiyor. Bu eksikliklerin giderilmesi için bir taraftan yeni yasal düzenlemeler ama öbür tarafta da uygulayıcıların, başta eğitim olmak üzere birçok alanda gayret sarfediliyor. Bu konuların daha açık bir şekilde tartışılıyor olması da uygulamalar açısından önemli. İnanıyorum ki burada yapacağınız görüşmelerle birçok konunun cevabını bulacaksınız" diye konuştu.

Clwyd de yaptığı konuşmada, gerek tatiller gerek diğer konular için çok sık Türkiye'ye geldiğini söyledi.

Uzun zamandan beri siyasetin içinde olduğunu ve bu nedenle değişimin uzun zaman aldığını öğrendiğini kaydeden Clwyd, ülkesinde de değiştirmek için 20 yıldır çaba verdiği alanlar olduğunu, bazen bir kısmının değiştiğini söyledi.

"Türkiye'nin AB'ye üye olmasını uman ve destekleyen biriyim. Bunun AB için çok önemli olduğuna inanıyorum" diyen Clwyd, Türkiye ile ilgili duyduğu kaygıları şu şekilde sıraladı: "Davalarda gerekli hukuk sürecinin işletilememesi, bazı temeli belli olmayan tutuklamalar, adil yargılama hakkının ihlali, aşırı gecikmeler, fikir ve ifade özgürlüğünün ihlali, örgütlenme ve gösteri özgürlüğünün ihlali yoluyla parlamenterlerin görevlerinin yerine getirilememesi bizi kaygılandıran konular"

"Çoğu Meclis Başkanı gibi sizin de asıl görevlerinizden biri, milletvekillerini korumak, himaye etmek" diyen Clwyd, Çiçek'e, "Tutuklanan, hapiste olan, çok uzun tutukluluk sürelerine maruz kalan milletvekilleri var. Bunlara getirilen suçlamaların çok büyük oranda daha sonra ortadan kalktığını, düştüğünü görüyoruz. Siz TBMM Başkanı olarak, ne hissediyorsunuz, nasıl bir koruma getirebilirsiniz?" sorusunu yöneltti.

-Tutuklu milletvekilleri konusu

TBMM Başkanı Çiçek de tutuklu milletvekilleri konusunu, siyaset kurumunun kendisinin ortaya çıkardığını ve bunu çözecek olanın da siyaset kurumunun kendisi olduğunu belirtti.

2011 seçimlerinden önce bu konuların, aday belirleme süreçlerinde tartışıldığını, o zaman tutuklu olan ve milletvekili seçilmiş olanlar ile ilgili bu yoldan bir tahliye edilebilir mi, edilemez mi tartışmalarının yaşandığını ifade eden Çiçek, şunları kaydetti:

"Demek ki konuyu doğru ortaya koymazsak, varacağımız sonuçlar ve değerlendirmeler de eksik olur. Onun için, bu tartışma seçimlerden sonra başlayan bir tartışma değil, seçimden evvel başlayan bir tartışma ve siyaset kurumunun çıkardığı bir tartışmadır. Milletvekillerinin tutuklanmasını hiçbir zaman ben de doğru bulmuyorum, bunun altını bir defa çizeyim, değerlendirmeyi onun üzerinden yapalım. Milletvekili olan arkadaşlarımız milletvekili seçilmezden evvel, uygulamanın içinden gelen pek çok hukukçu dedi ki 'Anayasa'nın 83. ve 14. maddeleri değiştirilmeden siz, tahliye sonucunu elde edemezsiniz.' Demek ki tutuklu milletvekilleri konusundaki 2. problemin kaynağı, Anayasa'nın 83. ve 14. maddeleridir ve halen de değişmemiştir. 3. problem ise yargının tutumudur. Kurallar yanlış olunca istenilen sonucu elde etmek mümkün olmuyor. Kural koyan makam ise TBMM'dir, yasama organıdır.

Bizim siyaset hukukumuzda halen birçok tenkit edilebilecek, doğru bulmadığımız, günün şartlarına uygun bulmadığımız birçok Anayasa hükmü ve yasa hükümleri var. Maalesef bunlar değiştirilemedi. Bir taraftan yanlış hükümler ama öbür taraftan da olumlu sonuç bekliyoruz. Bu, siyaset kurumunun Türkiye'de biraraya gelip mevzuatı değiştirmemesinden kaynaklanan bir kısım sıkıntıları yaşıyoruz. Dolayısıyla siyaseti bir kenara alıp, 'Türkiye'de bunlar neden oluyor' dersek, o zaman siyaset kurumu bu noktada bir kısım eksiklikleri gidermemiş oluyor. Dolayısıyla bir daha bu sıkıntıların yaşanmaması bakımından, bazı düzenlemeler yapıldı ama halen yapılması gereken birçok yasal ve Anayasal düzenlemeye ihtiyaç var. Bunun giderilmesi gerekir. Özellikle bunu size baştan ifade ediyorum. Çünkü birçok siyasi parti temsilcileriyle görüşeceksiniz. Beyanat vermek sorunu çözmeye yetmiyor. O beyanatın gereği olan yasal ve Anayasal düzenlemeyi yapmak lazım. Türkiye siyaseti genellikle konuların bir beyanat, mesaj konusu olmasıyla uğraşıyor. Adım atmak gerektiğinde ise birlikte bir adım atılamıyor."

Cemil Çiçek, 4 siyasi parti ile yeni Anayasa yapmak için 25 ay çalıştıklarını, anlaştıkları 60 madde içerisinde Anayasa'nın 83. ve 14. maddelerinin olmadığını belirterek, bu maddelerin halen varlığını sürdürdüğünü kaydetti.

Yargıdan kaynaklanan şikayetleri ve uzun tutukluluğu ortadan kaldırmak amacıyla "adli kontrol" sistemini getiren, 2012 haziran ayında 3. yargı paketini çıkardıklarını dile getiren Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yargı, adli kontrol mekanizmasını kullanarak milletvekillerinin tutukluluğuna bir kolaylık getirebilirdi. Orada da yargıdan kaynaklanan ve yasama organının muradını iyi anlamamaktan kaynaklanan bir sorun yaşandı. Bu konularla ilgili ben dahil birçok kişinin yaptığı açıklamalar var. Adli kontrolden istifade eden çok sayıda kişiler oldu ancak milletvekilleri ile ilgili kısımda bir mesafe kaydedilemedi. Fakat 2010'da yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi'ne yeni bir görev verildi. Ferdi başvuru hakkı, insan hakları ve adil yargılama açısından bir hak ihlali söz konusu ise Anayasa Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin rolünü Türkiye'de üstlenmeye çalıştı ve sonuçta hukukun içinden bir yol bulunmak suretiyle bugün bu sorun halledilmiş oldu. Ancak 83. ve 14. madde halen duruyor ve siz görüştüklerinize 'neden 83. ve 14. maddeler duruyor?' diye sorabilirsiniz. Çünkü bu değişmediği sürece işin bir tarafı eksik kalır.

Başka bir madde daha var. Anayasa'nın 84. maddesi. Milletvekilliği görevi devam ederken, milletvekilinin cezası kesinleşirse düşmesi gerekiyor, o madde de duruyor. Sizin sorunuzda bir eksiklik var. Bir sene evvel bu soruyu sorsaydınız, tutuklu milletvekili diye bir problem vardı, şu anda tutuklu milletvekili yok. 10 milletvekilinin böyle bir durumu vardı, bunlardan iki sayın milletvekilinin hükmü kesinleşti. Meclis'e dosyasının geldiği anda milletvekilliğinin düşmesi gerekiyor. Üç milletvekilinin ilk derece mahkemesinde hükmü verildi, hüküm özlü bir durum sözkonusu, tahliye edildi, fakat hüküm de verilmiş oldu, şimdi temyiz aşamasında."

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 276 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim