• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Cemaat'ten kaset açıklaması

Cemaatten kaset açıklaması
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil gündemdeki konular ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Fethullah Gülen'in ortaya çıkan yeni ses kaseti Cemaati ayağa kaldırdı. Cemaatin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfıdaha öncekilerin aksine bu kez canlı yayınlanan bir basın toplantısı düzenledi.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil, ses kaydıyla ilgili olarak, "Uluslararası alanda bu tür dinlemeler devletler tarafından yapılır" diyerek hükümeti işaret etti.

GÜLEN'İN KASETİ

İşte açıklamasında kasetle ilgili en çarpıcı bölüm;


-Uluslararası alanda bu tür dinlemeler devletler tarafından yapılır. Yapanlar da ancak devlet tarafından tespit edilebilir.

-Sayın Gülen ile ilgili Bank Asya meselesi gündeme getirilmekte. Bir bankanın batırılmak istemesine karşılık, Sayın Gülen'e itimad eden kişilerin değişik fikir ve düşüncelerinini sormalarını garip ne yanı olabilir. Kaldı ki pek çok AK Partili isim de kendisi ile görüşmüş, fikirlerini sormuştur.

-Kişilik haklarına yönelik endişelerimiz olmasına rağmen, ülkenin birliği, dirliği ile ilgili bir sorun endişemiz yoktur. Sanki bir örgüt işi varmış gibi yansıtılması, sanki Gülen'in fikrini sormak suçmuş gibi davranılması nerelere savrulduğumuzun göstergesidir.

ERDOĞANSIZ AK PARTİ İDDİALARI YALAN


17 Aralık'ta meydana gelen yolsuzluk operasyonun camia ile ilişkilendirilmesi asla kabul edilmez.

Gündeme getirilen iddialar yargı kararı ile çürütülmüştür. Erdoğan'sız bir AK Parti iddiaları asla bir gerçeğe, bir delile, bir hakikate dayanmamaktadır.

Paralel devlet, MİT krizi, Hizmet Hareketine çete ve örgüt denilmesi üzerine açıklamalar yaptık. Hizmet haşhaşiler diye tabir edilen karanlık bir örgüt olarak tarihe geçen, toplumda bir virüs olan illetli bir yapının, Nizam-ül Mülk'ü öldüren katiller topluluğu ile telif edilemeyiz.

EN UFAK BİR GÜVENSİZLİĞİMİZ YOK


İki polis bir jandarma ile çete statüsüne sokarız iddiaları ile ilgili en küçük bir şüphemiz, korkumuz yok. Eğer 50 yıllık geçmişimizde bu iddilardan bir teki bile doğru olsaydı 160 ülkede gönüllü lobicilik yapan bir hareket haline gelemezdi Hizmet Hareketi.

En ufak bir kapalılık, en ufak bir güvensizlik tüm destekleri keser ve yürünülen yolda sizi yalnız hale getirir. Hizmet'in 50 yıllık yürüyüşü 2000'den fazla kurum ve kuruluşla bu ülkenin birikimini dünya ile entegre etme gayret ve emeği içine girdik.

DIŞ MİHRAKLARA BEKLEDİĞİ FIRSATI VERMEYELİM

2500 Emniyet görevlisinin görev yerlerinin değiştirilmesi, yargıya müdahale edilmesi, HSYK'nın yapısnın değiştirilmesi, siyasi dilin fevkalade ötekileştirici bir hal alması bizim açımızdan fırsat bekleyenlere beklediği fırsatı vermek anlamına gelmektedir. Yeniden el ele gönül gönüle söylemler ile birbirimizi bağrımıza basan bir süreci bir araya getiremezsek yarın konuşamayan, her türlü mihrakın oyununa gelen bir yapı ortaya çıkar. Bu endişe ile dopdoluyuz.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ ALTINDA BULUŞALIM

Hukukun üstünlüğü ilkesi altında buluşmalıyız. Hukukun askıya alındığı bir ülkede ifade özgürlüğünü kaybeder, mahremiyet ihlalleri başlar, can güvenliği yitirilir. Toplumsal barış yok olur. Yöneticiler kusur ve eksikleri telafi ederken hukuk çerçevesinde kalmalı.

Devlet içinde ur diye tabir edilen ne kadar yapı varsa bunların üzerine hukuk ile gidilmelidir.
 

AK PARTİ'NİN YAPTIĞI İNKAR EDİLEMEZ


Ak Partinin yaptıkları inkar edilemez. Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında herşey kusursuzdur diyemeyiz elbette. Ama Başbakanımızın polisimiz destan yazmıştır demesinin ardından bugün bu güzide teşkilatların çete veya cunta diye tabir edilmesi anlaşılır değildir. 11 yıllık iktidarda kazanımlar kaybedilmesin meselesi, AK Parti'nin AB normlarından savrulmadan yapılması gereken şeylerdir.


Yolsuzluklar konusunun üzerine gitmeden, ne konuşursak konuşalım, söylenen her şey gündem değiştirme çabası olarak adlandırılacaktır. Geçmişteki gibi yolsuzluklar olacaktır. Bunların üzerine gidilmesi, çözülmesi gerekmektedir. Yolsuzluk gibi varsa çete ve paralel devlet iddialarının da üzerine gidilmelidir.

AB Büyükelçilerinin bir toplantısına davet edilmiştim. Hizmetin temel ilkeleri üzerine kendilerine 25 dakika bir sunum ve yarım saatlik bir soru cevap programına iştirak ettim. Kendi web sitemizde de bunu haber olarak yayınladık. Bazı gazeteler bunun haberini de yaptı. 21 Aralık'taki bu organizasyon malesef siyasi temsilciler nezdinde adeta bu operasyonun dış ayağı gibi değerlendirilmiş ve dış ayağı ile ilgili adeta casus gibi benim katıldığım gündeme getirildi. Halbuki bu açık bir toplantıydı. Bir otelde meydana gelmişti. Davet eden de edilen de ortada olan isimlerdi. Kaldı ki o toplantıya Egemen Bağış gibi insanlar da konuşmacı olarak davet edilmişti.

YIPRATMA SÜRECİ TAHRİP EDİCİ

Milyonlarca seveni olan bir hareket değil, tüm toplum açısından bu yıpratma süreci tahrip edicidir. Camia içinde çete var iddialarının töhmet olduğunu biz söyleriz. En azından hukuk normları açısından bir delil göstermeniz gerekmez mi böyle bir konuşma için. Bunlar ciddi sorumluluk, ciddi kaygı oluşturan, fevkalade riske eden yaklaşım ve değerlendirmelerdir.


En zirvede olan insandan sokağında yürüyen insana kadar herkesi bilinçli ve şuurlu bir şekilde toplumun birliğine katkı yapacak bir üslupla konuşması gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Gerek cumhurbaşkanı, gerek başbakan'ın sahip olduğu bu yetkilerle bu dağılmanın önüne geçmezlerse dağılmanın önelenemez olacağını düşünüyoruz. AB Normları çerçevesinde hukukun üstünlüğüne yönelmek zorundayız.

BİR ADIM ATILIRSA 10 ADIM ATARIZ

Sayın Gülen'in mektubunda dediği gibi kim bir adım atarsa, Hizmet 10 adım atmaya hazırdır. Birliğimiz, dirliğimiz, tevhidi mümkün kılsın.


ÇETE OKUL AÇAR MI?


Sorular üzerine Mustafa Yeşil sözlerini şöyle sürdürüdü:


Çete okul açmakla ilgilenir mi? Biz bugüne kadar almaya değil vermeye yönelik hareketlerde bulunduk.


İnternete düşen ses kayıtları malum, Hizmet'in değişik zaman ve zeminlerde maruz kaldığı itham ve iddialar olmuştur. Özellikle siyaset alanındaki kasetlerin Hizmet ile ilgili olması mantıken mümkün değil. Zemini kaybeden siyasetçiler bir başka zemine yöneliyor. Hizmet bir parti kurmama, bir partiye angaje olmamayı deklare etmiştir. Fakat bu kasetlerle ilgili bir psikolojik harekat yönetilmektedir. Sayın Gülen çetenin başı. İnsanlar onunla konuşuyor, görüşüyor. Halbuki pek çok gazeteci Gülen ile görüşmüştür. İş dünyasından, siyasetten pek çok isim konuşmuştur. Gülen ile oturup kalkmak suç gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunu devlet bulmalıdır.


SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK


Hukuki prosedür çerçevesinde, Ceza Kanununda, Anayasada haberleşme hürriyeti kişilik hakları bulunmaktadır. Hocaefendi'nin avukatları da gerekli müracaatlarda bulunacak cezayi yaptırım talep edeceklerdir.
 

HAKİMLERE SAVCILARA POLİSE TALİMAT VERİYOR MU?

Kanal D muhabirinin sorduğu soru üzerine Mustafa Yeşil "siz 22 soru sordunuz hepsine yanıt vermek zor. Cemal Uşşak yanıtlasın" dedi.

Cemal Uşşak şöyle konuştu:

"Mustafa Bey'in de söylediği gibi 160 ülkede eğitim amaçlı faaliyette bulunan bir hareket huzur ve güven dışında bir talepte bulunmaz. Bugünlerde yaşamakta olduğumuz olsa olsa Camianın hizmet etme ortamıyla ilgili bir takım endişeler nedeniyle tepkilerini göstermesidir. Parlamenterler üzerinde taleplerini dile getirmiştir. Talihsiz bir döneme tanıklık ediyoruz. Vakfımızın onursal başkanı Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında açılan tek kişilik, silahsız terör örgütü davası 28 Şubat döneminde dile getirilen isnadlar malesef bugünlerde o günlerin mağdurları tarafından tekrarlanılmaktadır.


17 Aralık ile başlayan yolsuzluk operasyonları öncesi paralel yapı dendiğinde Camiaya yönelik bir ima hatırlayan var mı? Benim hatırladığım sayın Başbakan KCK davaları için 3 yıl önce bu davaların ardında ben varım diye o davayı işaret ettiğini hatırlıyorum. Örgüt denince de kamuoyu PKK örgütünü anlamaktadır. Birileri bugün bu iki kavram ile Hizmet Hareketini ima etmektedir. Yasalarda bir boşluk varsa bunun gereği yapılmalıdır.

1965 yılında rahmetli İnönü "Beni Nurcular Yıktı" demişti. Bir adres arıyordu. 70'li yıllarda her taşın altında ya gomünistler çıkardı ya da solcular için faşistler çıkardı. Geniş bir çuval aranıyor herşeyi içine atabileceğiniz. Genel anlamda dün buna irtica deniyordu. O piyasada rağbet görmeyen bir kağıt gibi çekilince şimdi Cemaat oldu.

Hizmet hakimleri yönlendiriyor mu? Böyle bir şey olamaz. Gülen'i seven hakim olabilir, orduda insanlar olabilir. 600 bin civarında basılıyor Hocaefendi'nin kitapları. Böyle bir yönlendirme varsa bunu ortaya çıkartan şey hukuktur. Sabun kendini temizler. Hukuka da güvenmiyorsanız neye güveneceksiniz.

Daha önceki kasetler de gayri hukuki, gayri ahlaki ve illegaldir. Bunların hizmet ile ilişkilendirilmesi fevkalade uygunsuzdur.

Seçimlerden sonra görürsünüz oyumuzun rengini, erkeklerin maaşı, kadınların yaşı bir de oyumuzun rengi sorulmaz."

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 988 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim