| DOLAR | ![]() |
|
| EURO | ![]() |
|
| IMKB | ![]() |
| Ankara | 7 / 26 °C |
| Antalya | 12 / 19 °C |
| İstanbul | 15 / 20 °C |
| İzmir | 12 / 22 °C |
Büyük tehlike: Evlilik yorgunluğu
Yüzyıllardır kutsal kurum olarak adlandırılan evlilik, çoğu insanın hayallerini süslerken, kimileri için de ciddi bir korku kaynağı. Çeşitli zorlukları aşarak evlenen çiftleri bekleyen en kötü sürpriz ise evlilik yorgunluğu. İlişkinin belirli dönemlerinde ortaya çıkan bu problemin nedenlerini ve önleme yollarını Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Uzman Nörolog Mehmet Yavuz anlatıyor…
4 bin yıllık toplumsal bir kurum olan evlilik; kimilerinin rüyası kiminin de kabusu. Çoğunluk için gereklilik olan bu kurum, bazı çiftleri zamanla yoruyor ve evlilik hüsranla sonuçlanıyor. Eskiden "şiddetli geçimsizlik" olarak adlandırılan boşanma nedeni günümüzde "evlilik yorgunluğu" denilen evlilik yozlaşması halini aldı ve deyim yerindeyse boşanmalarda moda haline geldi.
"Aşkım, sevgim bitti, artık heyecanım kalmadı" gibi ifadelerle sonlandırılan evliliklerde biten aslında aşk ve sevgi değil, dostluk ve paylaşımdır. Yapılan araştırmalarda evlilik yorgunluğunun evlendikten 2,5 yıl sonra başladığı ortaya çıktı.
Günümüzde birçok çift aşkı, dostluk ve sevgiye dönüştürebiliyor; bunu beceremeyenlerse soluğu mahkemede alıyor.
Ekonomik ve fiziksel uyum, yaş uyumu, inanç uyumu ve cinsel uyum gibi benzerliklerin hiçbiri evlilik yorgunluğunu önlemede belirleyici değildir. Çiftlerden biri çok zengin diğeri çok yoksul olabilir ya da biri genç diğeri yaşlı olabilir.
Evlilik yorgunluğunu önleyen en önemli faktör, eğitim uyumudur. Böyle çiftler birbirini anlayabilir, birçok konuyu birlikte tartışıp paylaşabilir ve en önemlisi konuşabilir. Konuşan bir çiftin de çok önemli sorunlar olmadıkça evlilik yorgunluğuna yakalanma riski çok azdır.
Evliliklerde boşanma riskinin yüksek olduğu dönemler; ilk bir yıl, daha sonraki altı yıl ve evliliğin 20'nci yılıdır. Ani evliliklerde, nişanlılık dönemi geçirenlere göre ilk yıl boşanma riski daha fazladır. Aniden evlenenler birbirlerini aynı evde yaşamaya başlayınca tanırlar ve uyumlu olmamaları halinde ilk bir yıl içinde boşanırlar genelde.
Görücü usulü ile bir süre nişanlı kalıp evlenenlerin ilişkileri aile büyüklerinin seçimleri ve tecrübeleri ile şekillendiği için flört evliliğine göre biraz daha sağlam olabilir. Bu noktada çiftler arası sorunlarda aile büyüklerinin hemen devreye girip arabuluculuk yapması önemli bir faktördür. 20'nci yıldan sonra boşanmalarda görücü usulü evlilik ve flört evliliği arasında sayısal açıdan bir fark yoktur.
Günlük hayatımızı kolaylaştıran teknoloji, özel hayatımızı tehlikeye atıyor. Çok odalı evler, yazlıklar, kışlıklar, farklı televizyon ve bilgisayarlar, çiftleri birbirinden koparıyor ve yalnızlaştırıyor. Bunlar duygusal yönden kopma ve ayrışmalara neden oluyor. Teknolojik imkanların daha az kullanıldığı kırsal kesimlerde boşanma olaylarının nadir görülmesini de buna bağlayabiliriz.
Akraba ziyaretleri ve komşuluk ilişkileri evliliği sürekli dinamik tutarak yorgunluğa engel olabiliyor. Haftada en az iki defa akraba ya da komşu ziyaretinde bulunanlarda, evlilik yorgunluğu riski azalıyor.
Bu ziyaretler hem eşler arasında paylaşımı artırır hem de monotonluğu yok eder. Evlerinde hizmetçi ya da bakıcı olanlarda da olmayanlara göre boşanmalar daha fazla görülür. Yemek sonrası çay-kahve sohbetleri evliliği pekiştirir.
Elinizdekilerin değerini bilin: Sahip olduğumuz birçok şeyin kıymetini kaybettiğimizde anlarız. Sağlığınızın, ailenizin, çocuklarınızın, dostlarınızın değerini bilin. Eşinizle ortak arkadaşlıklar ve dostluklar kurun. Ne yazık ki bazı eşler, yaptıkları her işte mükemmel olmaları gerektiğine inanır ve dolayısıyla bir türlü kendilerini yeterli bulmazlar. Bu tür insanlar kendileriyle barışık olmadıkları ve kendilerinden kapasitelerinin çok üstünde beklentileri olduğu için evliliklerinde de mutlu olamazlar. Hayat düz bir çizgi değildir, inişli çıkışlıdır. Başarı kadar başarısızlıkların da doğal olduğunu kabul etmek gerekir.
Mutluluğunuz için araya hedefler koymayın: Kendinize ev, araba alınca, çocuğumuz olunca ya da başka bir olay gerçekleşince mutlu olacağız gibi hedefler koymayın. Mutluluk hedef değil uzun bir yolculuktur ve her an yaşanacak bir duygudur.
Birlikte hobiler edinin: Çeşitli spor ya da sanat dallarında ortak zevklere yönelmek evliliği güçlendirir.
















