• BIST 104.918
  • Altın 146,976
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1810
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 34 °C

Bülent Arınç: Ölen madencilerin şehit sayılmaları kararı yok

Bülent Arınç: Ölen madencilerin şehit sayılmaları kararı yok
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu'nun ardından yaptığı açıklamada Soma'da hayatını kaybeden madencilerin şehit sayılması konusunda alınmış bir karar olmadığını söyledi.

Bakanlar Kurulu, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Başbakanlık Merkez Bina'da toplandı. 

Yaklaşık 8 saat süren toplantı sonrası, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç kameralar karşısına geçti. 

Basın toplantısının ana gündem maddesi, Soma'da 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasıydı. 
Madenlerin çıkartılmasının ekonomik bir faaliyet olduğunu ve kapatılmasının söz konusu olmadığını söyleyen Arınç, "Ama çıkaracağımız 15 milyar ton kömür rezervi 1 kişinin canının bedeli değildir, bu şartlar altında üretim devam etmemeli" dedi. 

Soma ziyareti sırasında Başbakan'ın bir protestocuya tokat attığı iddiasını da yalanlayan Arınç, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in yerdeki bir göstericiye tekme atarken görüntülenmesine de değindi. 

"Bu çok feci bir olay" diyen Arınç, Yusuf Yerkel'in olay sonra rapor almasını ise "Trajikomik bir olay" sözleriyle değerlendirdi. 

Arınç'ın açıklamalarından satır başları şöyle: 

"Elim faciadan dolayı yapılacaklar üzerinde ciddi bir çalışma yaptık. Bu konular üzerinde bakan arkadaşlarımıza görevlendirmeler yapıldı. Yasalar çıkmıştır ve gerekirse yine çıkar ama önemli olan uygulanması ve hayata geçirilmesidir. Uygulanmadığında tespit edilmesi de bizim görevimizdir. Adli yönden soruşturma başlamış ve birkaç kişi tutuklanmıştır. Sadece adli soruşturmanın yapılmasıyla sınırlı değiliz. 

İdari bir soruşturma da başlatıldı. Bazı kurumların ihlal ve hataları söz konusuyla idari soruşturma yapılacaktır. İlgili bakanlıklar konuyla ilgili soruşturma başlattı. Başbakanlığımız da gerekli gördüğü takdirde idari soruşturma mekanizmalarını harekete geçirecektir. 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız bir taslağı bizimle paylaştı. Şehit sayılmaları konuşuldu ama henüz verilmiş bir karar yok. Bu insanlar genç insanlar, hepsi erkek. Bu arkadaşlarımızın ailelerini düşünüyoruz. Kendileri büyük bir mesai harcayarak zor şartlar altında ekmek parası için vefat ettiler. 

Onları geri getirme imkanımız yok. Ama devlet olarak aileleri için ne yapacağız onu düşünüyoruz. Adli sürece bir dahlimiz olamaz. İş kanununda, iş kazası sonucu ölenler için, işe başlama süresine bakılmaksızın aylık bağlanmasını öngörüyor. Toplanan yardımlar da hak sahiplerine dağıtılacak. Bu aileler için bazı işadamlarımızın da talepleri var, kendilerine teşekkür ediyoruz. 

Onların şehit olduğuna inanıyoruz. Benzer olayları da dikkate alarak, kanun içerisine yeni bazı hükümler koyarak hak sahibinin alacağı imkanı devlet olarak verebilir miyiz? Hak sahiplerinin acısını dindirecek, çocuklarının istikbalini garanti altına alabilecek çalışmayı kısa sürede tamamlayacağız. 

Çok tehlikeli işkolu içerisinde madenciliği sayabiliriz. Özellikle buna yönelik tedbirlerin de buna uygun olması gerekiyor. Enerji Bakanı ilgili kanunda değişiklik yapılmasını öngören teklifi bize sundu. Biz meseleye daha kapsamlı baktık. 

Adli soruşturmada bilirkişi incelemeleriyle bu iş kazasının sebebini mutlaka öğreneceğiz. Nedeni nedir, bunu öğreneceğiz. İşveren bunu düşünmüyor olabilir ama hükümet düşünmek durumundadır. Sadece maden kanununda değişiklikle sınırlı değil işimiz. 

Madenlerin kapatılması konusunu gerçekçi bulmuyoruz. Türkiye için gerçekçi değil. Mesele ekonomik açıdan sürdürülmesi gereken bir iştir. 15 milyar ton rezervi bulunan bir Türkiye'de her şeyi ithalat yoluyla ikame etmeye çalışırsanız cari açığımız bundan 100 misli fazla olur ve bu dünyanın hiçbir yerinde ekonomik karşılanmaz. 

Madenlerimizi çıkartmalıyız, aydınlatmada, ısınmada kullanmalıyız. Bu sektör kendi içinde tek değil, başka sektörleri de besliyor. Soma'daki kömür nakliyesinde çalışan nakliyeciler kooperatifinin 3 bine yakın kamyonu var. Son yıllarda bu üretimi Türkiye'ni her tarafına taşımak için ayrı bir sektör haline geldi. 

Madenlere sahipsek, çıkarmalı ve değerlendirmeliyiz. Bu bir ekonomik bir faaliyettir. Ama çıkaracağımız 15 milyar ton kömür rezervi 1 kişinin canının bedeli değildir. Bizim bütün bu işler yapılırken, kazaları önleyecek tedbirleri almamız gerekir. Eğer bu tedbirleri alamıyorsak, 301 değil, 10 kişi 20 kişi 30 kişinin ölümüyle karşılaşacaksak o zaman madenleri kapatmaktan söz edebiliriz. 

Her sektörün kendi içinde riski vardır. Madende de ağır risk var. Bir insan olarak şunu söylemeliyim; bu şartlar altında üretim devam etmemeli. Alınan bütün tedbirlere rağmen yetersizse, ölüm mukadderse kapatmayı düşünmemiz lazım. Ama yüzlerce maden ocağı var, tüm dünyada var ve çıkartılıyor.

Bu haber toplam 277 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim