• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

Bu dava memurları sevindirecek!

Bu dava memurları sevindirecek!
Emekli Sandığı Kanunu'nun 'emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağına' ilişkin hükmünün iptal edilmesi amacıyla açılan dava kazanıldı.

Memurların emekli olduklarında 30 yılın üstündeki çalışmaları için ikramiye alabilmesine olanak sağlayan davayı açan Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası'nın (ESM) eski Ankara 1 No'lu Şube Başkanı Hasan Hüseyin Kaya, Anayasa Mahkemesi'nin, uygulamayı eşitlik ilkesine aykırı bulduğu için böyle bir karar verdiğini söyledi.

 Emekli Sandığı Kanunu'nun 'emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağına' ilişkin hükmünün iptal edilmesi amacıyla açtığı davayı kazanan Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası'nın eski Ankara 1 No'lu Şube Başkanı Hasan Hüseyin Kaya, konuyla ilgili açıklama yaptı. Öncelikle süreci anlatan Kaya, Orta Anadolu Linyitleri İşletmesi'nde 22 yıl maden teknikeri olarak çalıştıktan sonra 2012 yılında emekli olduğunu ve sendika olarak gündeminde olan konuyu yargıya taşımaya karar verdiğini söyledi.

ESM eski Ankara 1 No'lu Şube Başkanı Hasan Hüseyin Kaya, "2007 sonrası sosyal güvenlik yasasının çıkmasıyla birlikte emeklilik yaşı 65'e çıktı. Sendika olarak kamu çalışanlarına, memurlara 30 yılın üzerinde ikramiye verilmemesi konusunu gündemde tutuyorduk. Emekli olunca da avukatımızla görüşerek konunun Anayasaya aykırı olduğu kanaatine vardık. Dava açmaya hazırlandık. Ankara 10'uncu İdare Mahkemesi'ne başvurduk. Bizi haklı bulan mahkeme yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Geçtiğimiz hafta içinde Anayasa Mahkemesi'nde bizim davamız görüşüldü, haklılığımız tescil edildi" dedi.

Sosyal Güvenlik Yasası'ndan önce Emekli Sandığı'na bağlı olanların 25 yılı doldurduktan sonra emekli olabildiğine dikkati çeken Kaya, "2007 yılında çıkan sosyal güvenlik yasasında bu ortadan kalktı. Yasa diyor ki 'sen 65 yaşına kadar çalışacaksın. Ama 30 yıldan fazla çalıştığını dikkate almam, ikramiyesini vermem.' Sosyal sigortalı olarak çalışanlara şayet 40 yıl çalıştıysa o 40 yılın ikramiyesini ödüyor. Yani ne kadar yıl fiili olarak çalıştıysa onu ödüyor. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, eşitlilik ilkesine aykırı olduğu için iptal kararı verdi" dedi.

EK ÖDEMELERİN DE MAAŞA YANSIMASINI İSTEDİ

Çalışırken verilen ek ödemelerin emekli olduktan sonra da hesaplamalarda maaşa yansıtılmasını isteyen Kaya, "2001 yılında 631 sayılı bir yasayla kanun hükmünde kararname çıktı. Bu 2007 yılına kadar tüm kamu çalışanlarını, yani memurları kapsayacaktı. Bunun anlamı şuydu. Onların maaşlarına bir iyileştirme yapıldı, bu iyileştirme yukarıdan aşağıya kademeli olarak inerek tüm memurları kapsayacaktı. Sonra bu kararname yürürlükten kaldırıldı. Tekrar yürürlüğe konulması yönünde, bizim sendikalarımızdan Yapı-Yol Sen dava açtı. Sendika davayı kazanmasına rağmen, yasa yürürlüğe girmedi. Bunun üzerine tekrar ikinci bir yasa çıkartılarak ek ödemeler getirildi. Ancak bunun emekliliğe yansıması engellendi. Emekliler arasındaki maaşlarda korkunç uçurumlar meydana geldi. Bununla ilgili de sendikaların çalışmaları var. Ancak bunu hukukçularımızla görüşüp dava açılabilir mi bunu araştıracağız. Gerekirse bunun için de dava açarız ama toplu sözleşmeyle bunun aşılabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.

SENDİKALARIN ETKİSİZLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILDIĞINA İNANIYOR

Memurların eylemlere katılmalarını değerlendiren Kaya, "Memurların özlük hakları için meydanlara inip eylem yapması meşru bir hak arama mücadelesi. Çünkü mücadele etmeden herhangi bir hak elde edilmesinin mümkün olmayacağını düşünüyorum. Bu sebeple ne zaman kamu çalışanları, 1989'dan itibaren sendikal mücadelelerini fiili, meşru mücadelelerini siyasi iktidarlara kabul ettirdiler. Fiili ve meşru mücadele olmasaydı bugün kamu çalışanları sendikaları olmazdı. Sendikaların varlık nedeni o, mücadele etmeleri. Fakat daha sonra siyasi iktidarlar bunu hedefinden saptırabilmek için kendi güdümlerinde sendikalar oluşturmaya başladı. Bu sendikalarla, o sendikaları etkisiz hale getirmeye, etkisiz kılmaya çalışıyorlar" dedi.

MADEN KAZALARINI EĞİTİMSİZ TAŞERON İŞÇİ SİSTEMİNE BAĞLADI

Son dönemlerde yaşanan, başta Soma faciası olmak üzere diğer maden kazalarına da dikkati çeken Kaya, eğitimsiz taşeron işçi çalıştıran özel şirketleri işaret etti. Eski bir maden çalışanı olduğunu vurgulayan Kaya, "Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Orta Anadolu İşletmeleri Çayırhan'da maden teknikeri olarak 22 yıl çalıştım. 10 yılım fiili olarak yer altında çalışarak geçti. Bu süreler içerisinde madenle ilgili birçok zorluklarla karşılaştık. Madencilik her şeyden önce uzmanlık isteyen bir konu. Bu uzmanlığın da dışında madenciliğin bir kültür olduğunu düşünüyorum. Yani herhangi bir bilgisi, becerisi olmayan sokaktan geçen insanlarla madencilik yapılamaz. İşe alınacak olan kişilerin belirli bir eğitimden geçirilmesi gerekir. Bunu da iş güvenliği konusunda denetleyecek kurumların toplanılması, örgütlerinde de kurulması lazım. Bu deneticilerden bir tanesi de sendika olması gerekir. Sendika olmazsa o işyerinde denetimlerin de olmayacağını düşünüyorum" dedi. Bu kazaların önüne geçmek için gerekli teknolojilerin kullanılması, çalışanlara iyi bir eğitim verilmesi, madenciler üzerindeki üretim baskısının kaldırılması gerektiğini söyledi.

Bu haber toplam 197 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim