• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 19 °C

Bipolar bozukluk nedir? Bipolar bozukluğun nedenleri ve tedavisi

Bipolar bozukluk nedir? Bipolar bozukluğun nedenleri ve tedavisi
Dünyada her 50 kişiden birini etkileyen bipolar bozukluk nedir? Kimlerin bipolar bozukluğa yatkınlığı var? Bipolar bozukluğunun belirtileri neler ve tedavisi nasıl yapılır? Bipolar bozukluk için hangi ilaçlar kullanılır? İşte yanıtları...

İSTANBUL - Bipolar bozukluk, iki uçlu duygudurum bozukluğu, manik depresif., ipolar disorder... Tümü aynı hastalığın isimleri. Bipolar bozukluk duygudurumunda aşırı yükselmelerden çöküşlere uzanan, arada normal durumların da yaşandığı tabloyla seyreden bir rahatsızlık. Bipolar hastalığı, tedavi edilebilir, tıbbi bir bozukluk olarak nitelendiriliyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bipolar Bozukluklar Kliniği tarafından hazırlanan ‘bipolar bozukluk’ rehberi şöyle:

Neden, bipolar bozukluk-diğer adı ile iki uçlu duygudurum bozukluğu veya manik depresif hastalık-bir hastalık olarak tanımlanır?
Günlük yaşamda herkesin duygusal dünyasında inişiler-çıkışlar olur. Duygularımız öfke, sevinç, üzüntü, coşku, keder, huzursuzluk ve endişe arasında gidip gelir. Ancak bipolar bozuklukta yaşamsal olaylarla kısmen veya tamamen ilişkisiz olarak süren ve yoğun duygudurum değişimleri olur. Bu değişimler düşünceleri, duyguları, fiziksel sağlığı, davranışları ve kişinin işlevlerini, yaşamını etkiler.

Bipolar bozukluk ne zaman başlar?
Genelde ergenlik dönemi ve erken erişkinlikte ortaya çıkar. Ancak ilk hastalık belirtilerinin her yaşta başlayabildiği gösterilmiştir.

Bipolar bozukluğun erken tanı ve tedavisinin önemi nedir?
Bipolar bozukluk sıklıkla depresyon dönemi ile başlamakta, manik dönemler sonraki yıllarda ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden, hastalar doğru tanı ve doğru tedavi ile karşılaşana kadar yıllar geçebilir.
Erken tanı ve uygun tedaviyle aşağıdakiler önlenebilir:
- Okul, evlilik ve iş sorunları
- Alkol / madde kullanımı
- İntihar girişimleri
- Tedavi öncesi karşılaşılabilecek sorunlar: Kişi tedavi öncesi ne kadar çok hastalık dönemi yaşadıysa, sonraki atakların tedavisi de o kadar güç olur.

- Yanlış, uygunsuz tedavi: Kişi bipolar bozukluk yerine örneğin sadece depresyon tedavisi görürse, sonuçta manik atak gelişimine neden olunabilir. Depresyon yani çökkünlük tedavisi için kullanılan antidepresif ilaçlar tek başına kullanıldıklarında maniye yol açabilir.

Bipolar bozuklukta genetik geçiş var mı?
Evet, hastalığın genetik geçişi gösterilmiştir. Araştırmacılar, bipolar bozukluğu olanlarda bazı biyokimyasal sorunların geliştiğini ve bunun genler aracılığıyla taşındığını göstermişlerdir. Evli çiftlerden birinde bipolar bozukluk var, diğerinde yoksa, çocuklarında bu hastalığın görülme oranı yedide bir olarak kabul edilmektedir.

Bipolar bozukluğun nedenleri nedir?
Kanıtlanabilen bir neden yoktur, ancak genetik geçiş olabileceği gösterilmiştir. Beyindeki biyokimyasal problemler bu kişileri duygusal ve fiziksel strese daha duyarlı hale getirir. Bipolar bozukluk her yaşta ve her cinsiyette ortaya çıkabilir, kişilerin psikolojik yapıları, sosyal durumları ile ilişkili değildir.

Bipolar bozukluğun bulguları nelerdir?
4 farklı duygudurum süreci olabilir:
1) MANİ
Genelde aşırı keyifli olma, enerji artışı, yaratıcılık, uykuya gereksinim duymama, yorgunluk hissetmeme gibi kişiye hoş gelen duygularla başlar. Bazen hastalandığını o sırada kabul etmeme ve çabuk sinirlenme, aşırı tepki gösterme gibi belirtiler de eşlik edebilir.
Manik dönemde aşağıdaki bulgular günler boyunca devam eder:
Kendini aşırı mutlu ve taşkın, enerjisini artmış hisseder, bazen de aşırı öfkeli olabilir.
Çok az uykuya rağmen çok fazla enerjiktir.
Diğerlerinin yetişemeyeceği kadar hızlı konuşur.
Düşüncede hızlanma olur, zihninde düşünceleri hızla akmaya başlar.
Konsantrasyon kaybı vardır, dikkati çabuk dağılır.
Kendini güçlü, önemli, diğerlerinden üstün görür.
Fazla para harcama, cinsel aktivitede artma, hızlı araba kullanma, aşırı miktarlarda iş yapma gibi davranış değişiklikleri görülebilir.
Daha ciddi olgularda gerçekte olmayan sesler duymak, nesneler görmek gibi halüsinasyonlar ve dış gerçeklikle ilişkisiz hatalı inanışlar yani hezeyanlar (şüphecilik, takip edildiğini düşünmek, kendini önemli ve üstün özellikleri olan biri zannetmek vb.) görülür.

2) HİPOMANİ
Maninin daha hafif formudur. Hipomanik dönemde hastanın duygudurumu yükselmiştir, normalden daha iyi hisseder, bu dönemde daha üretkendir. Belirtiler hasta ve yakınları tarafından fark edilebilir ancak manide olduğu kadar hayatı güçleştirmez. Kişi genelde bu duygudurumdan hoşnuttur ve ilaçlarını bile kesebilir. Bu dönemden sonra birden mani veya depresyon gelişebilir.

3) DEPRESYON
Haftalar boyunca hemen her gün ve bütün gün boyu devam eden belirtiler bulunur:
Üzgün, kederli hisseder veya normalde zevk aldığı şeylere karşı ilgisini kaybeder.
Kendine bakımı azalır.
Çok uyumaktan veya hiç uyuyamamaktan, sabah çok erken uyanmaktan yakınır.
İştah kaybı veya artışı görülür.
Konsantrasyon problemleri veya karar vermede güçlükler yaşanır.
Kendini değersiz, suçlu hissedebilir.
Enerji kaybı vardır.
İntihar, ölüm düşünceleri olabilir.
Gündelik hayatını sürdürmekte güçlük çekebilir.
Ağır depresyonda da halüsinasyon veya hezeyan görülebilir.

4) KARMA DÖNEM
Gün içinde sıkça değişen mani ve depresyon belirtilerinin aynı anda yaşanmasıdır.
Bazı hastalar bu dönemlerin hepsiyle zaman zaman karşılaşırken, bazı hastalar sadece manik dönem veya depresyon ve hipomani dönemleri geçiriyor olabilir.

Bipolar bozukluk nasıl tedavi edilebilir?

İLAÇLA TEDAVİ
Bipolar bozukluğun belirtilerini kontrol etmekte en önemli ilaçlar duygudurum dengeleyicileridir. Ayrıca uykusuzluk, kaygı gibi belirtiler için doktor ek ilaç verebilir.

Duygudurum dengeleyicileri
Hem mani, hipomani, depresyon ve karma dönemlerde, hem de uzun süreli koruyucu tedavide kullanılırlar. Yan etkiler nedeniyle birinden diğerine doktor kontrolüyle geçilebilir.

Antidepresif ilaçlar
Sadece depresyon yani çökkünlük dönemi sırasında kullanılırlar. Bipolar bozuklukta antidepresanlar tek başına kullanılmaz; duygudurum düzenleyicilere ek olarak verilir.

Antipsikotikler
Özellikle maninin tedavisinde, bazen de depresyon tedavisi sırasında kullanılırlar. Daha seyrek olmakla birlikte, koruyucu tedavi olarak da uzun dönemde kullanılabilirler.

ELEKTROKONVÜLSİF TEDAVİ (EKT)
Halk arasında hakkında oldukça olumsuz düşünceler ve yanlış inanışlar varolmasına karşın EKT özellikle şiddetli depresyonda hayat kurtarıcı, güvenilir ve etkili bir tedavidir. Özellikle önceden başarısızlıkla sonuçlanmamış antidepresif ilaç kullanımı varsa, antidepresif ilaçlarla birlikte sakıncalı olabilecek başka ilaçlar kullanılmaktaysa, ayrıca gebelerde ve yaşlılarda EKT güvenle uygulanabilir. Bazen ilaçlara yanıt alınamayan manik dönemlerde de kullanılabilir.

PSİKOTERAPİ
Psikoterapi ile birlikte manik veya depresif atakları tetikleyebilecek stres faktörlerini etkisinin azalması, stresle başa çıkma yöntemlerinin geliştirilmesi sağlanabilir. Hastalık dönemlerinin kişinin hayat akışını olumsuz etkilemesi sonucunda ortaya çıkan dolaylı sorunların çözümünde de psikoterapiden yararlanılabilir. Ayrıca psikoterapi, yeni bir atağın gelmekte olduğunu işaret eden erken bulguları tanıma konusunda yardımcı olabilir. Psikoterapi bazen bireysel bazen de grup ya da aile terapisi şeklinde planlanabilir. Bipolar bozuklukta özellikle bilişsel-davranışçı ve kişilerarası terapi yöntemlerinin etkili olduğu bilinmektedir.

HASTANEYE YATIŞ
Tedavi için hastaneye yatış sıklıkla gerekir. Manik hastaların genelde içgörüsü yoktur (hasta olduklarını kabul etmezler). Eğer intihar girişimi riski varsa, hastaneye yatış gereklidir. Manik ve depresif dönemlerin erken tanı ve tedavisi, hastaneye yatış olasılığını azaltır.

YAŞAM BOYU ÖNLEYİCİ TEDAVİ
Yapılan çalışmalarda düzenli olarak 5 yıl boyunca koruyucu tedavi kullanan ve bu dönemde hiç hastalanmamış kişilerin önemli bir bölümünde bile ilaç tedavisi kesildikten sonra hastalığın tekrarlamaya başladığı ortaya konmuştur.

İLAÇ KULLANIMINDA DİKKAT EDİLECEKLER 
Manik dönemin tedavisinde ilk seçilecek ilaçlar duygudurum dengeleyicileridir. İlaçların etkisi 1-2 hafta içinde ortaya çıkar.

Manik dönemde ek ilaç seçimi:
- Kaygı bozukluğu varlığında bazı ek ilaçlar,
- Antipsikotikler kullanılabilir.
Bu ilaçlar uykusuzluk ve psikolojik ya da fiziksel huzursuzluğun (yerinde duramama, öfkeli davranışlar vb.) azaltılması için kullanılabilir. Anksiyete giderici ve antipsikotik ilaçlar yan etki olarak sersemlik yapabilirler. Antipsikotik ilaçların kas gerginliği gibi yan etkileri olabilir. Yan etkiler varsa doktora anlatılmalı. Doktorunuz ilaç dozunu ayarlayacak veya başka ilaç ekleyecektir.

Antidepresif ilaç seçimi:
Duygudurum dengeleyiciler, özellikle lityum, depresyondan çıkarabilse de, depresif dönem tedavisi için antidepresif ilaç kullanmak gerekebilir. Ancak antidepresif ilaçların tek başına kullanımları, bipolar bozuklukta hipomani veya mani gelişmesine neden olabilir. Antidepresif ilaçlar etkilerini birkaç haftada gösterir, sabırlı olmak gerekir.
Etkisi görülene kadar, uykusuzluk, kaygı, huzursuzluk için doktor yatıştırıcı ilaç ekleyebilir. Depresyondan çıkıldığında doktor ilacı uygun şekilde kesecektir.
Hastaların birçoğunda, hastalık dönemlerinin sayısı ve ciddiyeti yaşla birlikte azalır. Eğer bu hastalık varsa durumunuzdaki değişiklikleri doktorunuza hemen haber verin, çünkü, ilk belirtilerde ilaçlarınızda yapılacak düzenlemeyle normal duydurumuna kavuşabilirsiniz.

İLAÇLAR MUTLAKA ÖNERİLEN ŞEKİLDE KULLANILMALI
Bazen hastalar birkaç yıl boyunca kendilerini iyi hissettiklerinde, bipolar bozukluğun tedavi olduğunu ve ilaca gereksinimlerinin kalmadığını düşünürler.
Ancak unutulmamalıdır ki; ilaçlar, bipolar bozukluğu “tedavi” etmezler, belirtilerin ortaya çıkmasını engellerler (Soğuk algınlığı, diyabet veya yüksek tansiyon hastalığında kullanılan ilaçların hastalığın belirtilerine iyi gelmesi; hastalığı tümden tedavi etmemesi gibi). İlaçların kesilmesiyle birkaç ay içinde hastalık tekrarlar. İlaçların neden olduğu yan etkiler, doktora anlatılmalı. Bu yan etkiler kişiden kişiye değişebilir veya uykuya eğilim gibi bir yan etki, uykusuzluk çeken bir hasta için iyi gelebilir.

İlaçların yol açtığı yan etkiler şunlara bağlıdır:
Kullanılan ilaç ve dozu
Vücut kimyası
Yaş
Kullanılan diğer ilaçlar
Diğer hastalıklar 
Akut tedavide yüksek doz ilaç kullanımı veya birkaç ilacın bir arada kullanımı yan etkileri artırabilir. Bazı hastalarda görülen ciddi yan etkiler yüzünden ilaç değişikliği yapmak gerekebilir.

Eğer yan etkiler sorun çıkarıyorsa, doktor şunları önerebilir:
1- İlaç miktarını azaltmak
2- Başka bir ilaca geçmek
3- İlacı akşam almak
4- Yan etkiyi azaltacak başka bir ilaca geçmek

SIK SORULAR SORULAR
Hastalığım için kendimin yapması gereken şeyler var mı?
Kesinlikle, evet
Öncelikle hastalığınız hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bipolar bozukluk örneğin, şeker hastalığı gibi yaşam boyu süren bir hastalık olduğundan siz ve yakın çevreniz hastalık ve tedavisi konusunda bilgilenmelisiniz.
Aşağıdaki konulara dikkat ederek, ufak duygudurum değişiklerini ve stresi azaltabilirsiniz;
Düzenli uyku: Genelde aynı saatte uyumak ve uyanmak. Bozuk uyku düzeni vücudunuzda kimyasal değişikliklere yok açar ki bu da duygudurum bozukluklarını tetikleyebilir.
Düzenli aktivitenin sağlanması
Alkol veya başka bir madde kullanmayın: Bunlar beyin işleyişinde dengesizlikler yapabilir, duygudurum bozukluğuna yol açabilir, kullandığınız ilaçlarla etkileşebilir. Özellikle kendinizi iyi hissetmek veya uyku problemi için bunları kullanabilirsiniz ancak durumunuzun daha da kötüleşmesine sebep olabilirler. Her gün kullanılan düşük miktardaki alkol, kafein, grip/alerji/ağrı için alınan ilaçlar uykunuzu, duygudurumunuzu etkileyebilir, ilaçlarınızla etkileşebilir.
Aile, arkadaş desteği yardımcı olacaktır: Bunun için doktorunuz, terapistiniz sizin ve ailenizin eğitiminde yardımcı olacaktır.
İşinizdeki stresi azaltmak: Mutlaka işinizde en iyisini yapmak isteyeceksinizdir, ancak hastalıktan korunmanın da sizin için çok önemli olduğunu unutmayın. İşe gidemeyeceğinizi hissettiğinizde, patronunuza bunu söylemelisiniz.

Duygudurum değişikliğinin erken bulguları nelerdir?
Bu kişiden kişiye değişir; mani ve depresyon için de farklıdır. Ancak bu belirtileri ne kadar erken fark ederseniz, atağın şiddetini de o kadar hafifletmek mümkün olur.
Uzun süreli duygusal iniş-çıkışlar, uyku-enerji-cinsel istek-konsantrasyon değişikleri, yeni konulara girişkenlik, ölüm düşünceleri, giyim kuşama aşırı önem verme veya hiç önemsememeye başlama gibi değişiklikler mani veya depresyonun bulguları olabilir. Uyku düzeninizdeki belirgin değişiklik birçok hastada ortak olan erken bulgudur. Ayrıca içgörü kaybı da erken bulgu olabilir. Tüm bu bulgular konusunda yakın çevrenizin de uyanık olmasını sağlamalısınız.

Tedaviyi bırakma hissi doğduğunda ne yapmalı?
Tedaviniz konusunda bazen endişelenmeniz doğaldır. Ancak tedaviyle ilgili her şeyi doktorunuzla, terapistinizle, ailenizle konuşmalısınız. Eğer tedaviyle başarı sağlanamıyor diye düşünüyorsanız veya yan etkilerden şikâyetçiyseniz doktorunuza başvurmalısınız, asla ilaçlarınızı kendiniz kesmemelisiniz. Doktorunuz ve siz, size en iyi gelecek ilacı birlikte bulmaya çalışmalısınız.

Hangi sıklıkla doktorla görüşmeli?
Hastaneye yatmadan, ayakta geçirilen mani veya depresyon ataklarında belirtileri gözden geçirmek, ilaç dozunu kontrol etmek, yan etkileri konuşmak için haftada en az 1 kez, gerektiğinde her gün doktorunuzla görüşmelisiniz. Düzelme sağlandığında birkaç ayda bir görüşebilirsiniz.

Ne zaman doktoru aramalı?
Eğer aşağıdakiler varsa, randevunuzu olmasa da doktorunuzu aramalısınız:
İntihar düşüncesi veya şiddet hissi olduğunda
Duygu durumunuzda, uykuda, enerjide değişiklik olduğunda
İlaç yan etkilerinde değişiklik varsa
Başka ilaçlar kullanmanız gerektiğinde
Ani cerrahi müdahale kararında, dişle ilgili cerrahi girişim öncesinde

Tedavi seyri nasıl kaydedilmeli?
Gerektiğinde duygularınızı, aktivitelerinizi, uyku düzeninizi, ilaçlarınızı ve yan etkilerinizi, sizin için önemli olayları kaydedin. Böylece mani veya depresyonun erken bulgularını keşfedebilirsiniz. Ayrıca aylar, hatta yıllar içinde hangi ilaçlardan fayda gördüğünüz de bu arada ortaya çıkar.

Hasta yakınları nasıl davranmalı?
Aile bireyleri, hastanın arkadaşları hastalık konusunda bilgilendirilmelidir. Hastanın doktoruyla görüşebilirler. Manik veya depresif atak öncesinde hastaya nasıl davranılabilir, öğrenebilirler.
Hastayı tedavi konusunda teşvik etmelisiniz; alkol ve ilaç kullanımını önlemelisiniz. Eğer hasta uzun süredir tedavi görüyor ve az bir gelişme varsa veya yan etkilerden yakınıyorsa, hastanın tekrar doktorunu görmesini sağlayabilirsiniz.
Hasta, atak sırasında sizi müdahaleci olmakla suçlayabilir; ama unutmayın, o sırada “hastadır”.
İntihar girişiminin erken uyarıcı bulgularını bilmelisiniz. İntihar düşüncesinin hastalıktan kaynaklandığını söylemelisiniz.
Manik döneme eğilim gördüğünüzde, hasta normal duygudurumdayken yaptığınız anlaşmadaki gibi güvenliğiyle ilgili önlemler almalısınız. Kredi kartını, banka işlemleriyle ilgili haklarını, araba anahtarlarını almalısınız.
İntihar düşüncelerinin olduğu depresyon gibi, kontrolsüz manik ataklar da tehlikeli olabilir. Bu durumlarda hastaneye yatış hayat kurtarıcıdır.
Hasta bir ataktan çıkarken, kendi ayakları üstünde durmasını sağlamalısınız. Hayattan ne daha fazla ne de daha az beklentisi olmalıdır. Duygudurumunu dengelemesini sağlamalısınız. Çok koruyucu olmamalısınız. İşleri onunla birlikte yapabilirsiniz, onun yerine değil. Böylece kendilerine güvenebilirler.
Atak sonrası onlara normal davranmalısınız. Erken bulgular konusunda uyanık olmalı ve doktora başvurmasını sağlamalısınız.
Siz ve hastanız iyi bir gün ile hipomani ve kötü bir gün ile depresyon arasındaki farkı bilmelisiniz. Bu farkları doktorunuzdan öğrenmelisiniz. Bipolar bozukluğu olan kişiler de sağlıklı insanlar gibi bazen iyi veya kötü günler yaşayabilir, bunlar hastalıktan ayrı tutulabilmelidir. 

Kaynak: Radikal

 

Bu haber toplam 546 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim