• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Başçı: Tedbirler cari açığı iyileştirecek

Başçı: Tedbirler cari açığı iyileştirecek
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı, "Hane halkının aşırı borçlanmasıyla ilgili tedbirler cari işlemler açığındaki iyileşmeyi destekleyecektir" dedi.

Merkezi'nde düzenlenen "Para Politikaları" konulu konferansta yaptığı konuşmada, bu toplantıları üç ayda bir yaptıklarını, sonuncusunu da Denizli'de gerçekleştirdiklerini belirtti.

Son toplantıdan bu yana önemli gelişmeler olduğunu ifade eden Başçı şunları söyledi:

"Yurt içi nihai talep ve ihracat ılımlı büyüme eğilimlerini korumaktadır. Altın ticareti hariç tutulduğunda cari işlemler açığındaki kademeli iyileşme eğiliminin 2014'de süreceği tahmin edilmektedir. Hane halkının aşırı borçlanmasıyla ilgili tedbirler cari işlemler açığındaki iyileşmeyi destekleyecektir. Merkez Bankası enflasyon görünümü orta vadeli hedeflerle uyumlu olana kadar para politikasındaki temkinli duruşunu koruyacaktır. Büyüme açısından baktığınızda ılımlı bir büyüme, dış denge açısından baktığınızda kademeli bir iyileşmenin devam etmesi, enflasyon açısından baktığınızda da yine enflasyonda da kademeli bir düşüş öngörüyoruz. Üç boyutta resim bu şekilde."

- İhracatın ithalatı karşıla oranı

Başçı, ihracatın ithalatı karşılamasının tarihsel ortalamasına bakıldığında ortalama yüzde 65'ler seviyesinde olduğunu anımsattı.

2010'dan itibaren bu oranın yüzde 55'li rakamlara kadar düştüğünü hatırlatan Başçı, "Türk lirası haddinden fazla değer kazandı, ayrıca tüketici kredilerinin bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı. Buna karşı Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Maliye Bakanlığı devreye girip önemli tedbirler aldı" dedi.

Bu tedbirler sayesinde kredi büyüme hızının yavaşlayıp liradaki aşırı değerlenme eğiliminin makul seviyeye geldiğin vurgulayan Başçı, şunları kaydetti:

"Kasım ayında bu tedbirlerle ihracatın ithalatı karşılama oranı kademeli artarak tarihsel ortalaması yüzde 65'in üzerine çıkmış görünüyor. Kasım ayı verileri henüz yayınlanmadı ancak biz burada ihracat için Türkiye İhracatçılar Meclisi, ithalat için de Gümrük Müsteşarlığının bizimle paylaştığı bazı verilere bakıyoruz. Öncü göstergelere bakıyoruz. Burada altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 68'ler seviyesine kadar yükseldiğini görüyoruz. Bir önceki yılın ortalamasına göre baktığımızda pozitif bir eğilim var. Bu demektir ki trend cari giderek iyileşecek 2014'te de biz bu iyileşmenin devam etmesini bekliyoruz. Biz bu iyileşmenin devam etmesini bekliyoruz. İhracatın ithalatı karşılama oranının büyük ihtimalle önümüzdeki sene yüzde 65-70 bandında hareket etmesi mümkün. "

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı, "Büyümenin arkasında yatan temel dinamiklerin en önemlilerinden bir tanesi bence Türkiye'de kamu borcuyla ilgili olumlu gelişme" dedi.Başçı, Şehitkamil Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Para Politikaları" konferansında yaptığı konuşmada, yılın ilk 4 ayındaki portföy girişlerinin çok kuvvetli olduğunu belirtti.

Portföy girişinin mayıstan itibaren önce çıkış daha sonra yatay ve dalgalı bir seyir izlendiğini ifade eden Başçı, portföyde çok kuvvetli bir giriş beklemediklerini vurguladı.

"Portföy yatırımları hiç olmazsa Türkiye bu cari açığı finanse edebilir mi" sorusunun cevabının "evet" olduğunu söyleyen Başçı, "Banka, banka dışı borçlanma ve doğrudan yatırımlar cari açığı finanse etmeye yetiyor. Cari açık önümüzdeki yıl biraz daha azalacağı için biz bunu finanse edebileceğiz" dedi.

Başçı, son verilere göre ihracatın oldukça ümit verdiğini, aralık ayındaki öncü verilere bakıldığında da kasım ayındaki başarının devam edeceğinin işaret edildiğini dile getirdi.

İhracatta İspanya ve İngiltere'nin öne çıktığını aktaran Başçı, "İngiltere'ye son 3 ayda yapılan ihracat geçen yıla göre yüzde 15, İspanya'ya ise yüzde 18'in üzerine çıktı. Yaptığımız iktisadi yönelim anketinde de ihracatta gelecek üç ay olumlu görünüyor" diye konuştu.

İç piyasadaki gidişin de iyi olduğuna dikkati çeken Başçı, şöyle konuştu:

"Talep kademeli şekilde artıyor. 'Gelecek üç ayda ihracatta ne sipariş bekliyorsunuz' sorusunun cevabı olumlu. Dolayısıyla aralık, ocak, şubattan ihracat açısından ümitli olabiliriz. Herhangi öngörmediğimiz ciddi bir problem olmadığı sürece ihracatımız artmaya devam edecek gibi görünüyor. ABD Merkez Bankasının mayıs ayındaki sinyallerinden sonra dünyada gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda faiz ve döviz oranlarında bir miktar artış gözlendi. Cari açık veren ve parası değer kaybeden ülkeler arasında Türkiye'nin nispi durumu daha orta bir yerde."

Sermaye yatırımlarındaki en ufak bir yön değişikliğinin tekrar TL'nin değeri artırıp, dövizi düşürebileceğine işaret eden Başçı, "Dövizin değer kaybetme ihtimali daha zayıf. Çok anormal şeyler, birtakım gelişmeler olacak ki... Dolar veya avroda daha fazla anormal bir değer kaybı beklemiyoruz" ifadelerini kullandı.

- Merkez Bankasının rezervi

Başçı, döviz rezervlerinde yaz mevsiminde azalma olduğunu, şu anda ise satışları düşük gerçekleştirdiklerini belirtti.

Rezerv biriktirmeye bir süre devam ettiklerini anlatan Başçı, şöyle devam etti:

"Şu anda Merkez Bankasının altın dahil toplam rezervleri 135 milyar doların üzerinde. Bunun 21 milyar dolar kadarı altın, kalan kısmı da döviz. Bunların hepsi likit, hepsi anında nakde çevrilebilir. İhtiyaç olursa gerek bankacılık sektörümüzün kullanımına gerekse döviz satış ihaleleri yoluyla sektörün ihtiyaçlarını karşılamakta kullanılabilir. En yoğun döviz satışını temmuzda yaptık. Son aylarda aylık 1 ila 2 milyar dolar arasında bir tempoda satış gerçekleştirdik. Bu yılın tamamında ihracatçılarımızdan 13 milyar dolar civarında döviz satın almış olacağımızı tahmin ediyoruz. Gelecek yıl bunun biraz üzerinde olabilir. Rezervlerimizi bu açıdan dikkatli kullanıyoruz. Prensip olarak sakin dönemlerde daha düzenli döviz satışı yapıyoruz."

- "Kamu borç yükü aşağıya iniyor"

Geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,4 büyüme yaşandığını anımsatan Başçı, net ihracatın büyümeye olumlu katkı vermeye başladığını ancak bir önceki yılın aynı dönemindeki gibi katkının henüz artı bölgeye geçmediğini dile getirdi.

Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çok kuvvetli olmayan büyüme olduğunu, önümüzdeki yıl biraz daha artmasının beklendiğini ifade eden Başçı, şunları söyledi:

"Büyümenin arkasında yatan temel dinamiklerin en önemlilerinden bir tanesi bence Türkiye'de kamu borcuyla ilgili olumlu gelişme. Yıllardan beri Türkiye'de kamu borç yükü azalıyor. 2001'deki krizden sonra o trendle kamu borç yükü azalıyor. Bu yıl yüzde 35 bekleniyor. Dolayısıyla kamu borç yükü aşağı iniyor. Bu çok önemli. Çünkü Avrupa'da bir çok ülkede halen bu yukarıya doğru çıkmaya devam ediyor. Avrupa'da bütçe açıkları halen kontrol altına alınabilmiş değil."

Başçı, ABD ve İngiltere'de işsizlik oranının düştüğünü, avro bölgesinde ise yükseldiğini belirtti.

ABD'de son açıklanan istihdam verilerine göre işsizlik oranının yüzde 7'ye kadar düştüğünü ifade eden Başçı, "Bu yönüyle 'ABD'de işsizlik düşerse para basma hızını azaltacak korkusu' var. Bunun etkisi 10 dakika sürdü. Döviz kurları, faiz oranları biraz yükseldi. Bizim mayıs ayından itibaren aldığımız en güzel haber bu. Piyasa yavaş yavaş artık fiyatlama işini doğru yapmaya başlıyorlar. Diyorlar ki 'ABD ayrı diğer ülkeler ayrı'. Bunu biz aylardır söylüyorduk. Ama piyasaların bu noktaya gelmesi güzel" şeklinde konuştu.

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı, "Her ay enflasyon düşüyor. Belki bu ay enflasyon beklenenin ötesine düşebilir" dedi.Başçı, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Dünya Gazetesi işbirliğinde Şehitkamil Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Para Politikaları" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin mali disiplin olduğu için kolay kolay küresel türbülanslardan kalıcı bir şekilde etkilenmeyeceğini belirtti.

Sigorta prim fiyatları ve hazinenin borçlanma maliyetleri hakkında bilgi veren Başçı, şöyle konuştu:

"Yatırımların gayri safi hasılaya oranı yüzde 19-20 mertebesinde. Daha yüksek olabilir mi bu? Aslında daha yüksek olsa daha iyi olur. Yani yüzde 20'nin üzerinde yatırım yapsak büyüme potansiyelimiz daha da yukarıya gider. Fakat bunu hemen yapamıyoruz. Çünkü tasarruflarımız yüzde 13 seviyesinde ve 12,6 en son beklenen bir tasarruf oranı var. Aradaki farkı yabancıların tasarruflarıyla karşılamak zorundayız. O bizim için bir kısıt."

Başçı, Türkiye'nin tasarruflarını artırması halinde daha fazla büyüyeceğini ifade etti.

Mali disiplinle özel sektörün önünün açıldığını ve Türkiye'de istihdamın çok kuvvetli bir şekilde arttığını dile getiren Başçı, mali disipline en çok önem veren ve en hızlı istihdam artışı sağlayan ülkenin Türkiye olduğunu savundu.

Kapasite kullanım oranlarına da değinen Başçı, ekime göre kasımda daha olumlu bir veri beklediklerini aktardı. Başçı, "Çok kuvvetli bir büyüme değil ama ılımlı bir büyüme devam edecek diye tahmin ediyoruz" diye konuştu.

Bireysel krediler ve firma kredilerinde gecikmiş alacak oranının düştüğünü vurgulayan Başçı, şöyle devam etti:

"Bu iyi bir haber. Firmalarımızın borçlarını rahatlıkla geri ödediklerine dair bir işaret. Karşılıksız çeklere bakıyoruz. Yeni düzenlemelerin devreye girmesiyle burada yavaş yavaş karşılıksız çek, döviz oranlarında bir iyileşme söz konusu. Benzer bir birim kurulan firma sayısında da görülüyor. Sonraki ay kurulan firma sayısında da bir gözle görülür bir artış var."

Merkez Bankasının temel görevinin "fiyat istikrarı" olduğuna işaret eden Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de yakın zamanlarda döviz kurlarında bir miktar geçiş oldu. O yüzden enflasyon biraz 8'i gördü. Fakat şimdi güzel haberler arka arkaya gelmeye başladı. Her ay enflasyon düşüyor. Belki bu ay enflasyon beklenenin ötesine düşebilir. Bu tabi ki geçici bir dalgalanma ama sonuçta yıl sonunu görmek lazım. Bizim aralığa ilişkin verilerimiz de oldu. Aralıkta yine aynı şekilde bakıyoruz. Oynak olan kalemlerde gidişat çok olumsuz. O yüzden acele etmeyelim, yıl sonunu bekleyelim. Bizim en son verdiğimiz tahmin 6,8. Şu anda yılın ilk 11 ayındaki birikimli kümülatif enflasyon 6,9. Dolayısıyla sıfır gelse 6,9 ile bitiririz. 0,1 gelse 7 olur."

Narenciye fiyatlarında iniş çıkışların çok fazla olduğunu kaydeden Başçı, LPG'ye yapılan zammın da enflasyonu etkileyeceğini savundu.

Yüzde 7,75 olan marjinal faiz oranının yeterli olduğunu belirten Başçı, bugün itibariyle bir artırıma ihtiyaç olmadığını düşündüklerini söyledi.

24 Aralık'ta bir basın toplantısı düzenleyeceklerini ifade eden Başçı, toplantıda 1 haftalık repo ile fonlamanın zorunlu karşılıklarla ilişkilendirilmesine yönelik çalışmanın sonucunu açıklayacaklarını bildirdi.

- GSO Başkanı Adil Konukoğlu

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Konukoğlu da Gaziantep ekonomisinin Türkiye ortalamasından daha hızlı büyüdüğünü belirtti.

2013'te küresel ekonomide toparlanmanın zayıf bir seyir izlediğini ifade eden Konukoğlu, şunları söyledi:

"Özellikle ABD Merkez Bankasının tahvil alımlarını azaltacağını açıklaması, finansal piyasalarda kırılganlığı artırdı. Gelişmekte olan ülkeler, sermaye çıkışından olumsuz etkilendi. Türkiye ise ilk dokuz ayda yüzde 4 büyüdü. Global olumsuzluklara rağmen, Türkiye'nin bunu gerçekleştirmesi önemli başarıdır. 2013 yılı sonunda öngörülen büyüme hedefini de yakalayacağız. Şimdi gözler 2014 yılında. Küresel ekonomide durgunluk sürecinin geride bırakılarak, ılımlı bir büyüme ve iyileşme sürecine girmesini bekliyoruz."

Ekonomide güvenin en önemli faktör olduğunu vurgulayan Konukoğlu, şöyle devam etti:

"İş adamları olarak en büyük beklentimiz, yakaladığımız siyasi ve ekonomik istikrarın devam etmesidir. Bu çerçevede Türkiye'nin büyük ve dinamik iç pazara, sağlıklı kamu maliyesine, sağlam bankacılık sektörüne, yüksek sanayi üretimiyle istihdam yaratma kapasitesine sahip olması, hane halkı borçluluk oranının düşük olması büyümesini destekleyici faktörlerdir. Diğer yandan, çevremizdeki ülkelerde belirsizlik ortamının ihracatımızı olumsuz etkilemesi, cari açık sorunu, dış finansman ihtiyacının büyüklüğü, yüksek enflasyon ve istikrarsız bir kur, üzerinde durulması gereken riskler arasındadır."

Mevcut risklerin iyi yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Konukoğlu, ekonominin lokomotifi olan reel sektörün verimliliğini ve rekabet gücünü artıracak yapısal reformların devam etmesi gerektiğini söyledi.

Kur konusuna da değinen Konukoğlu, "Dalgalanmanın yüksek olduğu bir ortamda kurun daha yukarılara çıkması, üreticilerin girdi maliyetlerinde sıkıntı yaratacaktır. Oysa istikrarlı bir kur, dünya piyasalarında rekabet gücümüzü artıracaktır" diye konuştu.

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 338 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim