• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 9 °C

Barışçıl başlayan eylemler iç savaşa dönüştü

Barışçıl başlayan eylemler iç savaşa dönüştü
Ukranya'nın başkenti Kiev'de başlayan Maidan eylemleri yerini 4 binden fazla insanın hayatını kaybettiği bir iç savaşa bıraktı.

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’yle yakınlaşmasını isteyen eylemcilerin, ülkenin başkenti Kiev’de bulunan Bağımsızlık Meydanı’na çıkmasının üzerinden bir yıl geçti. Barışçıl başlayan eylemler, kısa bir süre sonra can kayıplarının meydana geldiği çatışmalara ve son olarak iç savaşa dönüştü. Russia Today, 4 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan iç savaşa adım adım nasıl gelindiğini derledi. 


1. Dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in Avrupa Birliği’yle ortaklık anlaşması imzalamak konusunda isteksiz tutumu üzerine, 21 Kasım 2013’te eylemciler Bağımsızlık Meydanı’nda protesto düzenledi. Eyleme katılanlar, el ele tutuştu, bayraklarını salladı ve “Ukrayna Avrupa’dır” benzeri sloganlar attı. 

2. 30 Kasım sabahı eylemcilerin kampının şiddetli bir şekilde dağıtılması Ukrayna için bir dönüm noktası oldu. Bugün kadar, eylemcilere karşı güç kullanma emrini kimin verdiği henüz netleşmese de, Yanukoviç kentin polis şefinin suçlu olduğunu açıklayarak görevden aldı. Ne var ki bu, AB anlaşması isteklerinden çok hükümeti istifaya çağıran Maidan eylemcileri için yeterli olmadı.

3. İlerleyen haftalarda, Maidan’ın barışçıl eylemcileri yerlerini, genellikle aşırı sağcı maskeli ve silahlı kişilere bıraktı. Radikal görüşlere sahip Sağ Sektör de bu grubun içinde en dikkat çekeni oldu. Barışçıl eylemler, bu kişilerle polis arasında aralıksız devam eden çatışmalara dönüştü. 

4. Maidan eylemlerinin en kanlı günü, Kiev’in merkezinde 100’den fazla kişinin kesin nişancılar tarafından öldürüldüğü 20 Şubat oldu. Olayın arkasında, Ukrayna’nın özel polis birimi Berkut’un olduğu açıklandı. Ancak, katliamın hükümet karşıtı eylemcilerden biri tarafından gerçekleştirildiği şüphesi de bir kesim için devam etti. 

5. Onlarca kişinin hayatını kaybettiği günün ardından, Yanukoviç ve muhalefet liderleri, krizi bitirmek için AB’nin arabuluculuğunda bir anlaşma imzaladı. Kiev’deki eylemler ise buna rağmen devam etti. Bir sonraki gün ise Ukrayna parlamentosunda olağanüstü oturum düzenlendi ve Yanukoviç’in liderliğinin sona erdiği duyuruldu. Yanukoviç ülkeyi terk etti ve yaşananları darbe olarak nitelendirdi. 

6. Darbenin ardından Ukrayna parlamentosu, Rusça ve diğer dillerin çok kültürlü bölgelerde resmî dil olarak kabul edilmesini içeren bir kararı geri çekti. Bu hamle, çoğunluğun Rusça konuştuğu Kırım’da ve Ukrayna’nın doğusunda huzursuzluğa yok açtı. 

7. Aşırı sağcı milliyetçilerin “muhalif bölgelere gidip güç yoluyla bağlılık sağlama” çağrılarının üzerine, yerel halk savunma birlikleri oluşturdu ve tıpkı Maidan eylemcileri gibi hükümet binalarını işgal etmeye başladı. Kırım’da bu hareketin başını, genellikle seçilmiş yerel yetkililer çekti. 

8. Kırım’da Ukrayna’dan bağımsız olmak ve yeniden Rusya’ya bağlanmak için 16 Mart’ta bir referandum yapıldı. Bağımsızlık kararını 1.2 milyon kişi, başka bir deyişle yüzde 97 verdi. Referandumun sonucu birçok Batı ülkesi tarafından, “Rusya’nın silah zoruyla” yapıldığı gerekçesiyle tanınmadı. Batı, “Rusya’nın Kırım’ı işgal ettiğini” sıklıkla dile getirdi. 

9. Kiev karşıtı düşüncelerin yaygın olduğu Lugansk, Donetsk, Dnepropetrovsk, Harkov ve Mariupol gibi doğu bölgelerde, ayrılma ihtimali güçlenmeye başladı. Kiev, bu bölgede “işi şansa bırakmak” istemedi ve 15 Nisan’da doğudaki hükümet karşıtlarına yönelik “anti-terörist operasyonunu” başlattı. Operasyonda yer almak üzere özel gönüllü taburlar kuruldu. Savunma Bakanlığı tarafından denetlenen taburların geliri ise birçok farklı kaynak tarafından sağlandı. Bunlar arasında, Ukraynalı oligarkların bulunduğu biliniyor. 

10. Ukrayna’da bir sene içinde meydana gelen en korkunç olay ise 2 Mayıs’ta, onlarca insan Odessa’da yakılarak öldürüldüğünde yaşandı. Radikal eylemciler, içinde darbe sonrası Kiev hükümeti karşıtlarının bulunduğu sendika binasını ateşe verdi. Olayın sorumlusu henüz bulunamazken, Kiev’in katliamla ilgili yayınladığı raporun “yanlışlarla dolu” olduğu iddia edildi. 

11. Mayıs 2013’te, Donetsk ve Lugansk’taki ayrılıkçılar Kiev’den ayrılmak amacıyla bir referandum düzenledi. Bu, hükümetin engellemeye çalıştığı bir senaryoydu ve 25 Mayıs’ta görevi üstlenen Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, bölgeye askerî müdahaleyi yoğunlaştırdı. 

12. Artık tam anlamıyla iç savaşa dönüşmüş silahlı çatışmalar esnasında, 17 Temmuz’da Malezya Havayolları’na ait MH17 sefer sayılı uçak Donetsk’te düşürüldü. Kiev ve Batı’nın Rus yanlısı ayrılıkçıları suçladığı felakette, Rusya’da Ukrayna ordusunu suçlamaya devam ediyor. Uçağın düşmesi sonucu 298 kişi hayatını kaybederken, kazayla ilgili incelemeler devam ediyor. 

13. Birleşmiş Milletler’in açıklamalarına göre, Ağustos’un ortasında Ukrayna’daki can kaybı 2 bini aşmış durumdaydı. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun kaçma şansı omayan veya evini terk etmek istemeyen siviller olduğu biliniyor. 

14. Ukrayna hükümeti, sivillerin yaşadığı bölgelerde ayrılıkçılara karşı ağır silahlara başvurmaya başladı. İnsan hakları örgütleri, hem Kiev’in hem de ayrılıkçıların savaş suçu işlediğini öne sürdü. 

15. İç savaşın hakim olduğu bölgede binlerce kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler’e göre, Eylül’ün sonunda Ukrayna’yı terk edenlerin sayısı, 260 bini ülkenin başka yerlerine ve 814 bini Rusya’ya gitmek üzere bir milyonu geçti. 

16. 5 Eylül’de, Kiev ve ayrılıkçıların temsilcileri arasında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı aracılığında, Minsk’te bir ateşkes anlaşması imzalandı. Yarı resmî Minsk anlaşması şiddetin azalması ve nihaî anlaşmaya varılması konusunda umutları artırdı. Ne var ki, çatışmalar devam etti ve ateşkesten Kasım’ın ortasına kadar geçen sürede bin kişi daha hayatını kaybetti. 

17. Ukrayna iç savaşından etkilenen bölgelerde su, gıda, ilaç ve hasarlı binaları onarmak için yapı malzemesi gibi temel ihtiyaçların eksikliğinin sıkıntısı yaşanıyor. Rusya’dan Donetsk ve Lugansk’a konvoylar halinde yardımlar yapılıyor. İlki 12 Ağustos’ta gönderilen insanî yardım konvoyu Kiev’in tepkisini çekmiş ve Poroşenko yönetimi, “Rusya’nın ülkeyi işgal edeceğini” vurgulamıştı. İki hafta boyunca beklemenin ardından ise Kremlin yönetimi Kiev’in rızası olmadan kamyonlarını Ukrayna sınırından geçirdi. 

18. 16 Eylül’de Ukrayna ve Avrupa Birliği arasında ticaret konusunda ortaklık anlaşması imzalandı. Anlaşmanın çok tartışılan maddeleri 2016’ya kadar uygulanmayacak.

19. Ayrılıkçılar ve Kiev, birbirlerinin savaş suçu işlediğini öne sürüyor. Her iki taraf da, çatışmalar esnasında ele geçirdikleri topraklarda toplu mezarlar buldu. Uluslararası Af Örgütü ise, ayrılıkçılar ve Ukrayna ordusunun suç işlediğini açıklarken, olayın boyutuyla ilgili herhangi bir detay vermedi. 

20. Kasım’ın başlarında Ukrayna’nın doğusunda yeni bir gerilim başladı. 2 Kasım’da Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri liderlerini belirlemek amacıyla bir seçim düzenledi. Kiev, seçimleri Minsk ateşkesinin ihlali olarak nitelerken, ayrılıkçıların hakim olduğu bölgelere özel statü veren yasayı geri çekti. Birleşmiş Milletler, en az 4 bin 317 kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, gerçek rakamın daha fazla olduğuna kesin gözüyle bakılıyor. 

21. Ağustos’un başında, Kiev’in daha önce muhalefet lideri olan Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Maidan’daki son eylemcilerin de alanı terk etmesi yönünde emir verdi.

Bu haber toplam 217 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim