• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

Bakan Işık: Türkiye için artık kaçınılmaz

Bakan Işık: Türkiye için artık kaçınılmaz
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "Türkiye'nin yükseköğretiminin tekrar yapılandırılması artık Türkiye için kaçınılmaz noktada" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin yükseköğretiminin tekrar yapılandırılmasının artık kaçınılmaz noktada olduğunu belirterek, "Ümit ediyorum ve inanıyorum ki Türkiye önümüzdeki dönemde ideolojinin girdabına girmeden bu konuyu tamamen bilimsel temelde, sosyal ihtiyaçlar bağlamında ele alacak ve artık Türkiye, hak ettiği yükseköğretim sistemine kavuşacak" dedi.  Bakan Işık, Türkiye Bilimler Akademisince (TÜBA) Rixos Otelde gerçekleştirilen Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü (GEBİP) ve Bilimsel Telif ve Çeviri Eser Ödülleri (TEÇEP) töreninde yaptığı konuşmada, ödüllerin genç bilim insanları teşvik edeceğine olan inancını dile getirdi. Ödüllerin, bilimsel çalışmaların gelişimine de hız katacağını belirten Işık, bilimin ancak aş ve tutkuyla yapılabildiğini ifade etti.

Cumhuriyetin kurucularının da aklı, bilimi ve feni olmazsa olmaz gördüklerini hatırlatan Işık, bu kapsamda Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye'de bilime önemli katkılarda bulunulduğunu söyledi. Işık, 1930'larda 1 üniversiteye sahip olan Türkiye'de bugün 180 üniversite bulunduğunu belirterek, şu anda üniversite öğrenci sayısının da 5,5 milyonu aştığını bildirdi.

Hükümet olarak üniversitelerin niceliği kadar niteliğini artırmak için ciddi gayret gösterdiklerini anlatan Işık, şunları kaydetti: "Bu kapsamda TÜBİTAk eliyle ilköğretimden doktora sonrasına kadar 29 ayrı eğitim, burs ve destek programını hayata geçirdik. TÜBİTAK'ın bu desteklerine her geçen yıl ilginin artmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz. 2013 yılında bu desteklere başvuru, bir önceki yıla göre yüzde 72, desteklerden faydalanma oranı da yüzde 38 oranında arttı. 2013 yılında 25 binin üzerinde öğrenci, araştırmacı ve akademisyene TÜBİTAK olarak 105 milyon lira destek verdik. Ayrıca TÜBİTAK desteklerinde sosyal ve beşeri bilimlerin oranı da arttı ve yüzde 29 mertebesine çıktı."

"İş noktasında da bazı çalışmaları olgunlaştırıp sunmak istiyoruz"

Türkiye'nin bilimde temel iki problemi olduğunu ve bunların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayan Işık, bunlardan birinin temel bilimler olduğunu söyledi.

Temel bilimlerdeki zaafın, Türkiye'yi her alanda zaafa sokma ihtimalini barındırdığına dikkati çeken Işık, bununla ilgili çalışmaları da yürüttüklerini ifade etti. Bu kapsamda TÜBİTAK eliyle temel bilimlere yönelik ciddi bir burs programı başlattıklarına işaret eden Işık, "Bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Esas unsurun iş bulma olduğu günümüzde daha farklı hangi çalışmaları yapabiliriz, arkadaşlarımız bunun üzerinde de çalışıyor. Belki iş noktasında da bazı çalışmaları olgunlaştırıp genç kardeşlerimize sunmak istiyoruz" diye konuştu.

Fikri Işık, bu açıdan özellikle temel bilimleri ve ikinci olarak da beşeri ve sosyal bilimlerin gelişmesini istediklerini belirterek, İslam dünyasının geri kalmasının, beşeri bilimlerde geri kalmasıyla çok paralel olduğunu ifade etti. "Siz felsefi tartışmalardan kendinizi çekerseniz, o zaman bilimi geliştiremezsiniz" diyen Işık, bu bağlamda sosyal bilimlere verilen destekleri çok önemsediklerini kaydetti.

"Üretimi kas gücünden beyin gücüne doğru kaydırmak durumundayız"

Bilimin temelinin merak olduğunun altını çizen Işık, bunun için TÜBA'dan da bilimin sevdirilmesi noktasında daha aktif olmasını istedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, hükümet olarak Türkiye'de bilimin gelişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması için artık üretimi kas gücünden beyin gücüne doğru kaydırmak durumundayız. Türkiye'nin yeraltı zenginlikleri yok. Belli madenlerin dışında şu anda paraya çevirecek çok fazla kaynağımız yok ama Türkiye'nin çok güçlü bir insan kaynağı potansiyeli var. İşte bu insan kaynağı potansiyelinin değere dönüşmesi noktasında almamız gereken çok mesafe var. Burada da hükümet olarak hedefimizi, tüm bu sıçramaları yapabilmenin tek yolunu ülkenin bilimsel altyapısını, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini mutlaka çok daha yukarıya çekmek olarak belirledik."

"Orta vadede Türkiye en az bin Ar-Ge merkezine ulaşacak"

Bu kapsamda kamunun Ar-Ge harcamasının arttığını ve özel sektörün de buna destek verdiğini belirten Işık, bunların sevindirici olduğunu söyledi.

Yapılan yeni yasal düzenlemeler neticesinde Türkiye'deki Ar-Ge merkezi sayısının 157'ye ulaştığına işaret eden Işık, "İnanıyorum ki Türkiye kısa zamanda 300'ü geçecek. Orta vadede de Türkiye en az bin Ar-Ge merkezine ulaşacak" dedi.

Akademik personelin özlük haklarına da değinen Işık, bu konunun geçen hafta gerçekleştirilen Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) toplantısında da gündeme geldiğini bildirdi. Işık, "Çalışmaların sürdüğünü bizzat sayın Başbakanımız ve Maliye Bakanımız da ifade etti. Ümit ediyorum bu konu en kısa zamanda sonuçlandırılır" diye konuştu.

"Yükseköğretiminin tekrar yapılandırılması artık kaçınılmaz"

Bir diğer konunun ise üniversitelerin yapısının, Türkiye'nin yükseköğretiminin tekrar yapılandırılması olduğunu belirten Işık, şunları söyledi: "Bu artık Türkiye için kaçınılmaz noktada. Özellikle de Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının (YÖK), 22, 23 tane üniversiteye göre kurgulanmış bir yükseköğretim sisteminin artık bugün 180'e dayanan bir yapıyı kaldırmasının mümkün olmadığını biliyoruz ama maalesef Türkiye'de ne zaman böyle bir tartışma olsa, Türkiye hızlı bir şekilde ideolojinin girdabına giriyor ve o ideolojinin girdabından gerçekten çağdaş, gerçekten ülkenin geleceğine ışık tutacak bir üniversite reformu çıkarmak mümkün olmuyor. Ümit ediyorum ve inanıyorum ki Türkiye önümüzdeki dönemde ideolojinin girdabına girmeden, kendisini ideolojik tartışmalara hapsetmeden bu konuyu tamamen bilimsel temelde, sosyal ihtiyaçlar bağlamında ele alacak ve artık Türkiye hak ettiği yükseköğretim sistemine kavuşacak. Bu noktada Hükümet olarak kararımız net, açık. İnşallah önümüzdeki süreçte bunu da hayata geçireceğiz."

"Temel bilimlere parasal destek önemli ama yeterli değil"

TÜBA Başkanı Ahmet Cevat Acar da üye bilişimi bakımından Akademinin temsil kabiliyetinin geçmişe göre hayli geliştiğini ifade etti. TÜBA'yı, ulusal akademi olma vasfı adına Türkiye'yi gerek ulusal gerekse de uluslararası düzeyde en iyi biçimde temsil eden milli bir kuruluş haline getirmek için çalışmalar yaptıklarını anlatan Acar, bu çalışmaları sürdüreceklerini bildirdi. Acar, bilimsel çalışmalara daha fazla hız verebilmek için bazı konularda destek beklediklerini de belirterek, bu kapsamda TÜBA olarak yasa ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Öte yandan, temel bilimler alanına lisans düzeyinde olan talepte ciddi düşüş yaşandığının herkesin malumu olduğuna işaret eden Acar, bunu tersine çevirmek için TÜBİTAK'ın başlattığı burs programının önemli olduğunu ancak bunu yeterli bulmadıklarını kaydetti. Acar, "Sadece parasal desteklerle bu konunun çözülebilir olduğundan emin olmadığımı ifade etmek isterim" dedi. Ahmet Cevat Acar, ücretler başta olmak üzere bilim insanlarının özlük haklarında iyileştirme yapılmasını da beklediklerini kaydetti.
Ödüller

2001 yılından bu yana verilen TÜBA-GEBİP ve 2008 yılından bu yana verilen TÜBA-TEÇEP ödülleri, hak kazanan bilim insanlarına Bakan Işık tarafından takdim edildi. GEBİP 2013 yılı uygulamasında doğa, mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler alanında toplam 26 genç bilim insanı, GEBİP 2014 yılı uygulamasında ise 15 genç bilim insanı ödül almaya hak kazandı. GEBİP Ödülü ile sahiplerine üç yıllık süreyle her yıl 20 bin liralık mali destek ve tez aşamasındaki doktora öğrencileri için her yıl 6 bin lira ek destek sağlanıyor. TEÇEP 2013 uygulamasında doğa, mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler alanında toplam 7 eser "Telif ve Çeviri Eser Ödülü"nü kazanırken, 12 eser "Kayda Değer Eser Ödülü (Mansiyon)" layık görüldü. TEÇEP 2014 yılı uygulamasında; doğa, mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler alanında toplam 6 eser "Telif ve Çeviri Eser Ödülü"nü elde ederken, 10 eser "Kayda Değer Eser Ödülü (Mansiyon)" aldı. 2013 ve 2014 yılı için Telif Eser Ödülü 20 bin lira, Kayda Değer Telif Eser (Mansiyon) Ödülü 7 bin lira, Çeviri Eser Ödülü 12 bin 500 lira ve Kayda Değer Çeviri Eser (Mansiyon) Ödülü 4 bin lira olarak belirlendi. 2013 ve 2014 ödülleriyle TÜBA-GEBİP kapsamında ödüllendirilen üstün başarılı genç bilim insanı sayısı 335'e, TÜBA-TEÇEP kapsamında ödüllendirilen eser sayısı da 161'e ulaştı.

Bu haber toplam 197 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim