• BIST 107.801
  • Altın 151,636
  • Dolar 3,6976
  • Euro 4,3407
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Bahçeli: Erdoğan kara cahil!

Bahçeli: Erdoğan kara cahil!
MHP lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında konuştu. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yüklenen Devlet Bahçeli, Erdoğan'ın "ya kara cahil ya da fırsatçı" olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.

Bahçeli konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu hedef aldı. 

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

Konuşmamın başında şu açık gerçeğe temas etmek isterim ki, demokrasi ve ekonomi birleşik kaplar gibidir. Demokrasinin yara aldığı demokratik kültürün yozlaştığı bir ülkede ekonominin güvencede kalması akla ve bilime aykırıdır. Toplumsal güven sarsılıyor, gelecekle ilgili beklentiler bozuluyorsa elbette ekonomi bundan olumsuz şekilde etkilenecektir. 
 
UMUT SATICILIĞINA DEVAM ETMEKTEDİR
 
Kaygıyla izliyoruz ki Türkiye’nin ekonomik direnci sorumsuz iktidar tarafından devamlı zayıflatılmaktadır. Ancak başbakan hala hayal tacirlerine süslediği umut satıcılığına devam etmektedir. Davutoğlu geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da gerçekleştirilen konferansta kalıplaşmış açıklamalarına yenilerini eklemiştir. Nitekim işsizlikten kırılırken, geçen yıl türkiye’nin istihdam konusunda başarılı olduğunu ve bir milyon 500 bin üzerinde yeni istihdam oluşturulduğunu ifade etmiştir. Hükümet zihniyeti iş bulmada bu kadar başarılıysa, milyonlarca vatandaşımızın işsiz kalmasını nasıl açıklayacaktır?
 
ELİNE KİMSE SU DÖKEMEYECEKTİR
 
Yandaşlarına iş bulmayı marifet görüyorsa hakkı vardır, bu alanda eline kimse su dökemeyecektir. Eşe dosta akrabaya ballı ve bol kazançlı iş kapılarını açmayla övünüyorsa, bu konuda ustalık belgesi alacak seviyelere gelmiştir. Ancak hiçbir torpili hatırlı tanıdığı olmayan, arkası bulunmayan masum insanlarımız işsizlik zulmüyle mücadele etmektedir. Sınav yolsuzluğu yapan çeteler kardeşlerimizin hakkını gasp etmektedir. Bir yanda Erzurumlu yoksul Mehmet bir işe girmek yuva kurmak için gece gündüz çalışırken, diğer yanda yan gelip yatan asalak ve tembel yandaşlar kolaylıkla işe yerleştirilmektedir.
 
BUNUN VEBALİ FAZLADIR
 
Başbakan’ın vicdanlara sığmayan bu hazin gerçekleri bilmemesi duymaması mümkün değildir. Aksi takdirde ülke gerçeklerinden tamamen kopmuş olacaktır ki bunun vebali fazladır. Davutoğlu, kişi başına milli gelirin de 19 bin doları aştığını iddia etmektedir. Zannederim son günlerdeki siyasi tartışmalardan, sarayın müdahalelerinden ayarı kaçmıştır. Davutoğlu, kişi başına düşen geliri söylerken ciddi midir? Hangi arada 19 bin dolarlık gelire ulaşmıştır? Davutoğlu senin aklın başında mıdır? 4 şubat 2015 tarihinde, kaçak sarayda hitap eden cumhurbaşkanı kişi başı gelirde şu anda 10 bin dolar demişti. Hatırlarsanız aynı Erdoğan 3 nisan 2012 tarihinde grup toplantısında bu rakamın 10 bin 444 dolar olduğunu ifade etmişti. 2014’te 10 537 dolar olan gelirin, 2015’in ilk aylarında 19 bin’e çıkması, sırrını hiç kimsenin bilmediği matematik yöntemlerinin bir sonucu olsa gerektir. Çamur Ahmet bu sefer de cebir Ahmet olup çıkmıştır. IMF’nin 2015’te kişi başı milli gelirinin 11 bin 018 dolara çıkmasını tahmin etmesi henüz çok yenidir.
 
SERVETİNE SERVET KATAN...
 
Servetine servet katan kaymak tabakanın, rüşvetçilerin kimler olduğunu pek tabidir ki Davutoğlu bilmektedir. Birkaç gündür birleşik krallık menşeili bir bankanın İsviçre koluyla ilgili haberler dikkatimizi çekmiştir. Usulsüz ve ahlak dışı para transferlerine ev sahipliği yaptığı iddia edilmektedir. 30 binden fazla hesapla ilgili sızıntı ülke gündemine oturmuştur. Bu bankada 2711 Türk vatandaşının 3,5 milyar dolara yakın parasının bulunduğu anlaşılmaktadır. AKP iktidara geldiğinde Türk vatandaşlarına ait 800 hesap varken 5 yıl içinde bu sayı 2711’e çıkmıştır. Her şey meydandadır, AKP durmak yok çalmaya devam etmiştir. Başbakan İsviçre bankalarına kaçırılan paraları baz alıyorsa, kişi başına geliri hesaplıyorsa açıkladığı rakam azdır.
 
BAŞBAKANIN VİCDANINI TÖRPÜLEMİŞTİR
 
17-25 Aralık lobisi Başbakanın vicdanını törpülemiştir. Bu yüzden Davutoğlu’nun şuur kapakları kapanmıştır. Buna rağmen Davutoğlu bizimle mahcup olacağı altından kalkmayacağı polemiklere girmeye yeltenmektedir. Davutoğlu, şahsımın piramitler elipsler çizdiğini geçtiğimiz hafta söylemiş, biraz da paralelle ilgilenmemi tavsiye etmiştir. Bize tavsiye vermeye akıl öğretmeye kalkan cüret eden Davutoğlu’na diyorum ki, aritmetikle uğraşan asıl sen ve çevrendir. Biz küp yapıp içini haram lokmayla doldurmadık. Allah’a şükür etrafımızda ne yamuk ne de ahlaksızlıkla yamulan namert gördük. Yanımızda ne ihanetten dört köşeye dönmüş millet hasımları, ne de kalbi silindire çevrilmiş şeref fukaraları bulduk. Siz kendinize bakın, kendi çukurunuzda birbirinizle uğraşın. 12 yıl boyunca paraleli çizen siz, doğrudan sapan siz, 17-25 aralık çemberine sığan siz, Oslo’da ihanet karesine giren siz, Türkiye’ye BOP prizmasından bakan yine sizsiniz. Sayın Davutoğlu sen git de saraydaki abin gelsin. Karşımıza 17-25 Erdoğan çıksın.
 
ERDOĞAN DÖVİZİN TANSİYONUNU YÜKSELTİYOR
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın merkez bankasına dönük eleştirileri dövizin tansiyonunu yükseltmiştir. Öyle ki Erdoğan konuştukça döviz tırmanmış, dövizin ateşi artmıştır. Enflasyona göre faizin ayarlanamayacağını söyleyen Erdoğan ekonomiyi zora sokmaktadır. “Kendine çeki düzen ver, dalga mı geçiyorsun mesajdan nasibini almamış” sözleriyle güvensizliği tetiklemiştir. Bir ay bile dolmadan Türk lirasındaki değer kaybı yüzde 10’u bulmuştur. Bütün oklar gizli devalüasyonu göstermektedir. Faiz enflasyon arasında kurduğu sakat mantık ilişkisi insanımıza fatura edilmektedir.
 
ORTADA VAHİM BİR YANLIŞ VARDIR
 
Erdoğan’ın düzenlediği basın toplantısında doların alçalması yükselmesi bu süreci değerlendirmek bana ait bir şey değil demesi tamamen sorumsuzluk örneğidir. Merkez bankasına saldıran, faizin aşağı çekilmesini dayatan, piyasaları endişelendiren Erdoğan, döviz pahalılaşmasında bir numaralı suçlusudur. Merkez bankası yönetemiyorsa hesabını verecektir diyen Erdoğan sanki sütten çıkmış ak kaşıktır. Ortada vahim bir yanlış vardır. Çıkan dövizin hesabını önce Erdoğan vermelidir.
 
Madem ekonominin temel kaideleri görmezden gelinmektedir, o zaman Erdoğan merkez bankası kanununda değişiklik yaparak faizle istediği gibi oynayabilecektir. Yürekleri yetiyorsa bir kanun değişikliği yaparak faize son darbeyi indirebileceklerdir. Fakat bu oluyorken vatandaşlarımızın aşırı borçlanmasını hesaba katmak, düşen faizden artacak olan döviz fiyatının nerede duracağını iyi kestirmek lazımdır. Cari açık büyüyebilecek, buna bağlı olarak enflasyon yukarıya tırmanacaktır. Çoktandır merkez bankası en iyi seçeneği belirlemek durumundadır. 

"ERDOĞAN KARA CAHİL"

Erdoğan ya kara cahil ya fırsatçıdır. AKP zihniyeti karaborsa ve kapkaççı zihniyettir. Erdoğan yüzünden döviz artmakta ve memurumuz işçimiz kaybetmektedir. Çünkü maaşları erimektedir. Kıdem tazminatları azalmaktadır. 

Erdoğan ekonomi tetikçilerine fırsat vermiştir. Türkiye ekonomisi imdat çağrısı vermektedir. Rüşvet ve yolsuzluk faaillerinin emellerine mahkum edilmektedir. Erdoğan malum bir bankanın yönetimine kanunsuz bir şekilde el koydurmuştur. Vatandaşın ekonomik güvenliği yoktur. Erdoğan gerilim mucidi kavga meraklısıdır. AKP iktidarında ekonomi düzlüğe çıkamaz. 

"LATİN AMERİKA'DA TURİST GİBİ GEZİYOR"

Erdoğan'ın cumhurbaşkanı makamının vicdani hukuki ve manevi ağırlığına aykırı davranması cevapsız bırakılmayacaktır. Anayasada ifade edildiği gibi cumhurbaşkanı devletin başıdır ve birliği temsil eder. Anayasanın uygulanmasını devlet organlarının çalışmasını gözetmek de Cumhurbaşkanına ait bir görevdir. Latin Amerika'da turist gibi gezen Erdoğan birliği gözetmekten uzaktır. Anayasayı sekteye uğratmakta sabote etmekte ve hukuka suikast düzenlemektedir. Erdoğan başkan olmak için AKP'ye oy istemekte ve 400 milletvekili düşünü kurmaktadır. Hükümet sözcüsü başbakan yardımcısının yüzde 50 oy alıyoruz ama diğer yüzde 50'de nefret seziyorum kamplaşma var sözleri aslında Erdoğan'a örtülü bir suçlama ve ikazdır. Başkanlık sistemi olsaydı diyen Erdoğan ülkemizi siyasi kamplaşmanın doruklarına çıkarmıştır. 

 

"GİTSEN DE SİYASET YAPMAYACAKSIN"

Yetki alanlarını aşan Erdoğan Türkiye'nin sinir uçlarıyla oynamaktadır. Tamamen kendisine odaklanmış ve kirli çamaşırlarını aklama hevesine kapılmıştır. Gelmiş geçmiş hangi cumhurbaşkanı bu kadar frensiz hareket etmiştir? Birliği temsil edecek bir Cumhurbaşkanı bir parti için ne zaman oy istemiş alenen miting organize etmiştir? Anayasanın 103. maddesinde yazılı olan yemini okuması olan herkes bilmektedir. Biz okuyunca tarafsızlık üzerine edilen şeref ve namus yeminini görüyoruz. Peki Erdoğan bunu okuyunca ne anlıyor? Erdoğan tarafım demekle milletin etrafında durduğunu söylemektedir. Millet Erdoğan için neyi ifade etmektedir? Erdoğan davet edililyorum gitmeyecek miyim diye soruyor. Biz de diyoruz ki gitsen de siyaset yapmayacaksın. Herkese eşit mesafede duracak devletin başı olmaktan kaynaklanan sorumluluklarına leke sürdürmeyeceksin. Eğer ısrarla siyasi üsluba devam edersen bilesin ki nefesimiz 17-25'in derin izleriyle kararmış kalın ensenden ayrılmayacaktır. 

"YÜCE DİNİMİZİ İSTİSMAR EDEREK MEVKİ ELDE EDENLER"

Öteden beri Erdoğan'ın yetiştiği ideolojik muhit cumhuriyetin temel değerleriyle zıtlaşmaktadır. Milli emanetler bu çevrelerin değerler sıralamasında ilgi görmemiştir. Yüce dinimizi istismar ederek mevki elde edenler milletin temiz duygularını malzeme yapmıştır. MHP'yi bunlardan ayıran çok bariz farklar vardır. 1969'dan beri süren mücadelemizde hep milli olduk doğruları söyledik. 46 yıl önce milliyetçilik yalnızca bir aydın hareketi olmaktan çıkarak siyasallaşmış ve toplumun en ücra köşelerinde taban tutmuştur.  

DAVUTOĞLU İÇİN ATIŞ SERBESTTİR

İç güvenlik paketinin görüşülmesi AKP tarafından ertelenmiştir. Dileriz hiç görüşülmez. Bu bir polis devleti yaratmayı amaçlamaktadır. Teröristler bırakın molotofu uzun namlulu silahlarla korkusuzca dolaşmaktadır. AKP sadece korku devletinin yasal kılıfını oluşturmaktadır. Muhalif sesleri kısmaya demokratik tepkileri bastırmaya çalışmaktadır. MHP iç güvenlik yasa tasarısının sakıncalı olduğunu görerek itiraz etmiştir. Başbakan adımın Devlet olduğunu ama devlete sahip çıkmadığımı söylemiştir. Davutoğlu için atış serbesttir. Mikrofon müsaittir nasılsa kendini çılgınca alkışlayan bindirilmiş kıtalar hazırdır. Bilmiyorsan sana öğreteyim adım Devlet olduğu kadar devletime sahip çıkarım milletime asla toz kondurmam. Biz yıllar evvel ya devlet başa ya kuzgun leşe diyorken biz yıllarca Türk devletinin izzet ve iffetini savunuyorken acaba sen nerede geziyordun? Vandallarla işbirlikçilerle ihanetten vicdanları kapkara olmuş hainlerle düşüp kalkan sensin. 

"İMRALI'YLA KONUŞURKEN BÖLÜCÜ MÜ OLDUNUZ?"

Başbakan hatırlarsan 13 ocak 2015’te şöyle söylemiştin “Paris’te bulunduğumuzda Avrupalı olarak, semerkand’da hoca Ahmet yesevi gibi konuşuruz, saraybosna’da evladı fatihan gibi konuşuruz” İtiraf ediniz, imralı’da cani başıyla konuşurken bölücü mü oldunuz? Kandil’de PKK’yla aynı masayı paylaşırken terörist mi kesildiniz? Biz her yerde konuştuğumuz gibi olur, olduğumuz gibi konuşuruz. Müslüman Türk olarak aleme sesleniriz. Sayın Davutoğlu sana ve zihniyetine farklı farklı konuşma konusunda başarılar dilerim, yüzünüzün de kızarmayacağını biliyorum. Bu ülkeyi sizlere bırakmayacağız. Tezgahlarınızı senaryolarınızı inşallah başınıza yıkacağız. Bu da size Devlet sözü olsun." 

Bu haber toplam 437 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim