• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

Bahçeli: Erdoğan, fazla sulanma...

Bahçeli: Erdoğan, fazla sulanma...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin bugüne ertelenen grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olamayacağını vurgulayarak, "Fazla sulanma, fazla havaya girme" sözleriyle Erdoğan'a seslendi...

Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Dün yapılması gereken MHP grup toplantısı bugüne ertelenmişti.

Bahçeli konuşmasında MGK'yı sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "BU MGK yapısıyla güvenliği samimiyetle savunmak nasıl mümkün olacaktır. Bir tek terör kelimesinin geçmediği PKK'nın hiç hatırlanmadığı MGK açıklamalarına kim inanacak kim güvenecektir. MGK'ya bakarsak Türkiye sanki güllük gülistanlıktır. Paralel hayalet haricinde hiçbir sorun yoktur. Bildiğimzi ve inandığımız bir şey var ki devletin milli güvenliks iyasetinin tayini ile ilgili konularda tavsiye kararı almak Erdoğan'ın çakma dombrasına alkış tutmak değildir. Merak ediyorum MGK'da rüşvetin ve yolsuzluğun milli güvenliğin milli ruhun ve milli bekanın en büyük düşmanlarından birisi olduğunu haykıracak bir babayiğit ne zaman çıkacak." dedi.

ALLAH İLE ALDATIYORLAR

Erdoğan ve kabinesinin dini istismar ettiğini vurgulayan Bahçeli, "Rüşvet aldıkları belli olan bu bakanların kendilerini savunmak adına düştükleri haller hakikaten çok acıklıdır. 

AB eski bakanının konuşmasında başörtüsü ve irticaya kadar her konuya girip çıkması ahlaksızlıktır. Ekonomi eski bakanının hac ve umreyi istismarı tıpkı Başbakan'a has bir kepazeliktir. Başbakan ve çevresi çalıyorlar çok şükür diyorlar. Soyuyorlar elhamdulillah diyorlar. Kul hakkını gaspediyorlar inşallah maşallah diyorlar. Hortumluyorlar Allah bes baki heves diyorlar. Hazineyi yağmalıyorlar hamdolsun diyorlar. İhanet ediyorlar başörtüsüne bürünüyorlar. İftira atıyorlar kurban olduğum Allah verdikçe veriyor diyorlar. Sorarım size günahla sevap ne zaman yer değiştirdi. Şeytani emellerle rahmani duruş ne zamandan beri birbirine kavuştu. Beytül mala el uzatanların devlet malına göz koyanların cenaze namazını kılmayan Efendimizi siyasete malzeme yapmak nasıl bir cürettir. Başbakana dört eski bakana ve yandaş taifeye büyük şair Ömer Hayyam ile seslenmek istiyorum...

"İçin temiz olmadıktan sonra hacı hoca olmuşsun kaç para... Hırka tesbih seccade güzel ama Allah kanar mı bunlara"... Şimdi ben de soruyorum size... Milleti kandıranlardan Allah'la aldatanlardan dini mesajları sinsi niyetlerine alet edenden cumhurbaşkanı olur mu?" dedi.  

ERDOĞAN YOLSUZLUĞUN USTA BAŞI

Bahçeli, Erdoğan'ın yolsuzluk ve rüşvete göz yumduğunu çünkü kendisinin yolsuzluğun ustabaşı olduğunu belirterek, "700 bin liralık saati koluna takan, hava sahamızda kaçak altınların dolaşmasına müsade eden ekonomi eski bakanının hesabının verememitir. İranlı hayırsever dostunun önüne yatmaktan dolayı rüşvete boğulan evladıyla birlikte parayla vatandaşlık dağıtan içişleri eski bakanına gerekli müdahaleyi yapamamıştır. Yüzsüzce namertçe 30 Mart'ta balkona çıkarıp selamlattığı çikolata kutularında çantalarda rüşvet alan bakara makara karakterli AB eski bakanına bu ne iştir diyememiş aksine sahiplenmiştir. Çünkü Başbakan bunların kıdemli üstadı ve yolsuzluğun ustabaşıdır." dedi. 

ERDOĞAN FAZLA SULANMA

MHP'nin bir Cumhurbaşkanı adayını çok yakında duyuracağını söyleyen Bahçeli ayrıca Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olamayacağını vurgulayarak, "Sayın Erdoğan fazla sulanma fazla şartlanma fazla havaya girme hem vallahi hem billahi senden Cumhurbaşkanı olmaz. Bu makam sana uymaz." ifadelerini kullandı.

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

Siyasi hezimet, ahlaktaki mağlubiyet, yönetimdeki garabet Türkiye'yi içten içe tüketiyor. Önlem alınmazsa felaket kapıdadır. Birbirimize düşmemiz kaçınılmazdır. Çocukları katledilen tecavüze uğrayan bir ülkenin ekonomik büyümesi iktidardaki partinin oy seviyesi şöyle dursun medeni olmasından gücünden bahsedilemeyecektir. 

İç dengesini kuramamış adaleti fiyaskoya dönmüş kardeşliği sorgulanır hale gelmiş bir ülkenün başarı şansı eşyanın tabiatına aykırıdır. Bugün ağlayan her çocuğun vebali bozguncu iktidarın omuzlarındadır. Mazlum kadınların anaların ahı, yavaş yavaş iflas eden toplumsal dirliğimizin sorumluluğu başbakanın sırtındadır. Çocuklarımız güvencede değilse, azılı bir katil her an minicik umutları söndürmek için hazırlık yapıyorsa söz bitmiş sabır tükenmiş demektir. Kadına kıza çocuğa veya herhangi bir insana kast eden caniye en ağır müeyyideler hemen uygulanmalıdır. 

Bize göre her neviden şiddetin artmasında başlıca altı neden vardır. 1. Milli ve manevi değerlerdeki yozlaşma... 2. Gittikçe genişleyen ahlaki çöküntü... 3. Aile bağlarındaki gevşeklik.. 4. Allah korkusundaki zayıflama... 5. Eğitim ve öğretimdeki bunalım... 6. Alarm veren siyasal kutuplaşma sonucunda suç ve suçlu sayısında dehşet verici artış. 

Şiddetin sebepleri isabetle teşhis edilmeden kaynağı kurutulmadan yalnızda yasal düzenlemeyle neticeye varmak mümkün değildir. Huzursuzluğun mhrak noktası AKP ve Başbakan Erdoğan'dır. Türkiye'nin manevi havasının temizlemek iktidarın sebebiyet verdiği kirli ortamı temizlemek milli sorumluluğumuzdur. 

İnsanlığı yok sayan olayları kökten bitirmek zorundayız. Vakit geç olmadan idari kültürel sosyolojik psikolojik ve yasal adımları atmasını hükümetten bekliyor ve konuyla ilgili mecliste üzerimize düşeni yapacağımızı ifade etmek istiyorum. 

Komşuluk hukuku bulunan ülkelerin tamamı diken üstündedir. Ortadoğu'da kronikleşen iktidarsızlık radikal kopuşlara kapı aralamaktadır. Sınırların emniyeti kalmamıştır. Bu kadar yoğun bir kaosun yaşandığı bölgemizde harita değişiklikleri sınır oynamaları bölünmeler ve oldu bittiler yaşanması ciddiyetle ele alınmalıdır. İçte ve dışta merkez kaç güçlerin kontrol dışı unsurların etkinliği bir hayli fazladır. Ülkemiz özelinde başlı başına bir güvenlik ve beka sorununa işaret etmektedir. 

Uluslarlarası hukuk ve ilklelerle bağdaşmayan olaylar dizisi ilave riskler doğurmaktadır. Bunu görmek bilmek ve ihtiyatlı davranmak geleceğimiz açısından çok önemlidir. 

Başbakan ve hükümetinin bir defa bu olası tehlikeleri iyi okuması gerekir. Türkiye'yi çevreleyen önünü kapatan her ihtimal ve vakanın milli politikalarla karşılanması aktif ön alan ve hazırlıklı tedbirlerle hafifletilmesi acil bir ihtiyaçtır. Ülkemiz üzerinde hesap ve hedefi olan güç merkezlerinin terör kartını etkili bir şekidle devreye sokacağı anlaşılmaktadır. Kürdistan nifakının kurulması için gerek AKP hükümeti gerek bölücü çevreler ve küresel odaklar iştahla devrededir. PKK terör örgütü c.başkanlığı seçimi öncesi ve sonrasında tetiğe basmak için sahiplerimnden son talimatları almaktadır. Allah muhafaza ama her an şehadet haberleri alma ihtimalimiz artmaktadır. 

Tuncelinin merkez Sütlüce köyündeki Jandarma karakolunu denetleyen komutanın bulunduğu konvoya saldırı en açık kanıttır. Karayoluna döşenen 70 kilo patlayıcının saniyelerle geç infilak etmesi büyük bir acıyı önlemiştir. PKK meydanı boş bulmuş bombaları sağa sola yerleştirmeye başlamıştır. Teröristler başbakandan aldıkları güçle saldırı pozisyonuna geçmiştir. Kaçırılan askerlerin serbest bırakılma mizansenleri pKK'nın hükümetle danışıklı dövüş halinde ilerlettiği rezil pazarlık sürecinin sonucudur. PKK fiilen özerkliğin temelini kazarken Başbakan Ankara'da başka telden çalmaktadır. 

Artık ölüm haberlerinin gelmediğini her fırsatta tekrarlamaktadır. Üstelik 17 ve 25 aralıktaki operasyonlarının bunu akamete uğratmak istediğini milletimizi enayi yerine koyarak ileri sürmektedir. PKK'nın yan örgütü HDP'nin eş başkanı Özerk Kürdistanı inşa edeceğiz derken Başbakan sözde çözüm şarkısına ve bitmeyen ihanet şarkısına devam etmektedir. PYD El Kaide'nin türevi Nusra ile emel ve ittifak birliği sağlarken Başbakan bulanık suda balık avlamaktadır. IŞİD sınırlarımızın hemen dibinde yakaladığı hasımlarını çarmıha gererek infaz ederken Başbakan paralel örgütün ulusal güvenliğe verdiği ne idüğü belirsiz zararlardan bahsetmektedir. Kendi beslediği büyüttüğü bizatihi devlete yerleştirerek mevki ve ünvan verdiği gruplarla ağrılı bir ayrılık sürecinin makus vebaline katlanmaktadır. Ortada paralel bir yapı varsa bunun hazırlayıcısı ve mucidinin Recep Tayyip Erdoğan olduğu aşikardır. 

Başbakan'ın Kürdistan'a yeşil ışık yakması milli güvenlik sorunu değildir, İmralı canisinin tehditlerine kulak tıkaması milli güvenlik sorunu değildir, PKK ile taviz senedi imzalaması milli güvenlik sorunu değildir, sınırlarımızda mevzilenen teröristlere yardım ve yataklık yapması, tırlarla silah taşıması milli güvenlik sorunu değildir de Bşabakan'a göre rüşvet ve yolsuzlukların ortayaç ıkarılması, İranlı şarlatanın içieri tıkılması AKP 'li bakanların yolsuzluklarının ortaya çıkarılması darbedir ve milli güvenlik sorunudr. 

Bana göre bu ülkenin çok daha büyük bir sorunu vardır ki o da Recep Tayyip Erdoğan sorunudur. Şayet bu sorun giderilmezse milli varlığımız son yurdumuz şanlı bayrağımız yerle yeksan olacaktır. Başbakan sorundur, sorumsuzdur. Bölücülüğün başbakanlıktaki serumu bölücü koronun iktidardaki baş sorumlusudur. 

Ulusal güvenliğimzi tehdit eden yapılanmalar ve alınan tedbirler MGK'da değerlendirlimişti... Merak ediyorum MGK'da rüşvetin ve yolsuzluğun milli güvenliğin milli ruhun ve milli bekanın en büyük düşmanlarından birisi olduğunu haykıracak bir babayiğit ne zaman çıkacak. BU MGK yapısıyla güvenliği samimiyetle savunmak nasıl mümkün olacaktır. Bir tek terör kelimesinin geçmediği PKK'nın hiç hatırlanmadığı MGK açıklamalarına kim inanacak kim güvenecektir. MGK'ya bakarsak Türkiye sanki güllük gülistanlıktır. Paralel hayalet haricinde hiçbir sorun yoktur. Bildiğimzi ve inandığımız bir şey var ki devletin milli güvenliks iyasetinin tayini ile ilgili konularda tavsiye kararı almak Erdoğan'ın çakma dombrasına alkış tutmak değildir. 

Ayakkabı kutularına para yığanların ihale kesintileriyle havuz medyası kuranların Zarrab denilen rüşvet simsarının kuklası olanların harcı değildir Milli güvenlik. Milli güvenliği korumak için önce milli olmak lazımdır. 

Orada HDP ve Kandilden temsilciler oturursa ancak bu kadar ülkemize zarar verir ve altını oyabilirdi. 

Temiz toplum ve siyaset hepimizin arzusudur. Demokrasinin sağlıklı işlemesi için düzgün dengeli ve şaibesiz yönetimlerin varlığı gerekir. Dürüst ve ahlaklı olmak hem hukuken hem dinen taşımamız gereken niteliklerdir. Helal kazanca kilit vuran hak ve hukuka leke süren yasadışı ilişkilerle menfaat temin eden iktidarların neden olduğu yıkımlar zannedilenden fazladır. Yolsuzluk ve rüşvet bir ülkeyi yönetimi bir toplumu içten içe çürüten en ciddi hastalıktır. Bir devletin çöküşüne yol açan amillerin başında rüşvet ve yolsuzluk virüsü gelir. Rüşvet devlet idaresinin iğfalidir. Devletin itibarını kamunun ali çıkarlarını üst düzeyde zedeler. Rüşvet alan ve veren milli iradeye karşı taarruza geçmiştir. Rüşvet devlete ve milete karşı işlenmiş en ağır cürümdür. 

Türkiye 141 gündür rüşveti konuşuyor. Türk milleti 141 gündür iktidarı gölgeleyen yolsuzluğa kilitlenmiştir. AKP hükümeit rüüşvetçilerin limanı, haram yiyenlerin konağı, soyguncuların yağmacıların sığınağı haline gelmiştir. 17 aralık başbakanın maskesini düşürmüş keyfini kaçırmış ayarını bozmuştur. Bu vaka hükümette deprem etkisi yaratmıştşır. Rüşvetçi bakanlar, evlatlar, yandaş işadamları, altın kaçakçıları hayali ihracatçılar arazi vurguncuları açığa çıkmıştır. Teknik ve fiziki takipler neticesinde elde edilen belge bilgi ve bulgular başbakanın karşı saldırısı ile değersizleştirilmeye çalışılmıştır. Başbakan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını karalamak için çırpınmıştır. Tezgah uydurması oyun ve senaryo ithamlarıyla yaftalamıştır. Başbakan bizim abdestimizden şüphemiz yok ki diyerek küçücük aklınca vicdan istismarına girmiştir. 

700 bin liralık saati koluna takan, hava sahamızda kaçak altınların dolaşmasına müsade eden ekonomi eski bakanının hesabının verememitir. İranlı hayırsever dostunun önüne yatmaktan dolayı rüşvete boğulan evladıyla birlikte parayla vatandaşlık dağıtan içişleri eski bakanına gerekli müdahaleyi yapamamıştır. Yüzsüzce namertçe 30 Mart'ta balkona çıkarıp selamlattığı çikolata kutularında çantalarda rüşvet alan bakara makara karakterli AB eski bakanına bu ne iştir diyememiş aksine sahiplenmiştir. Çünkü Başbakan bunların kıdemli üstadı ve yolsuzluğun ustabaşıdır. 

Önce oğluyla birlikte villasındaki para sıfırlama trafiğini dublaja bağlamadan başörtüyle ilişkilendirmeden lafı imam hatipe getirmeden mertçe izah etmelidir. Önce işadamlarından aldığı haracın medyaya koyduğu ambargoyla alo hattında soytarıya çevirdiği sözde gazetecilerle ilgili hesap vermelidir. Cari açığın yüzde 15'ini kapattığı Türk bayraklı arka planla açıklamaya çalışan İranlı rüşvet dellalını açıklamalıdır. Bu şarlatanın vergi rekortmenleri listesinde esamesi okunmamaktadır. Başbakan'ın zenginleştirdiği işadamları vergi veren ilk 100'de yer almamaktadır. Bunlar vergi kaçırmakta da zirveye oynamaktadır. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim derler. Başbakan'ın kim olduğunu İmralı canisinden İranlı şarlatana kadar bakarak anlaşılabilir. 

4 eski bakan hakkında meclis soruşturması fezlekeleri milletten gizlenmeye çalışıldı. Milletvekillerinden 4 eski bakanın dosyası gizlenmiştir. Bu keyfi antidemokrastik ve şeffaf olmayan uygulama Başbakan ve partisinin eseridir ki açıkça kınanmalıdır. AKP milli egemenliğin ruhuna aykırı davranmıştır. Meclis başkanının bildiği fezlekelerin el çabukluğuyla meclisten uzak tutulması Türk milletine nankörlüktür. Bunu doğru görmemiz düşünülemez. AKP dört eski bakanını sayısal sorumluluğa sahip olduğu komisyonda aklamak istemektedir. Şunu herkes bilsin ki bu rüşvetçilerin yüce divana gitmesi ve suçlarından dolayı yargılanmaları ahlaki ve hukuki bir zorunluluktur. Bununla da yetinilmemelidir Recep Tayyip Erdoğan da en kısa zamanda yargı huzuruna oğluyla birlikte çıkarılmalıdır. Erdoğan bunu yaparsa kendisine bir iyilik yapacak bir kıyak geçecek 17-25 sıfatını da geri alacağız. Sayın Erdoğan böyelsi bir mükafatı kimselerden göremezsin. Hiçbir yerde bulamazsın. Bildiğiniz gibi TBMM'de genel kurulda fezlekeli bakanlar birer birer konuştu. Pişkince iddiaları reddettiler. Ahlak adalet ve insanlık dersi vermeye kalktılar. Suçlamalara iftira dediler. Darbe diyerek reddettiler. Anlaşılan Erdoğan bakanların konuşma metinlerinde tashih ve ilaveler yapmıştır. Rüşvet aldıkları belli olan bu bakanların kendilerini savunmak adına düştükleri haller hakikaten çok acıklıdır. 

AB eski bakanının konuşmasında başörtüsü ve irticaya kadar her konuya girip çıkması ahlaksızlıktır. Ekonomi eski bakanının hac ve umreyi istismarı tıpkı Başbakan'a has bir kepazeliktir. Başbakan ve çevresi çalıyorlar çok şükür diyorlar. Soyuyorlar elhamdulillah diyorlar. Kul hakkını gaspediyorlar inşallah maşallah diyorlar. Hortumluyorlar Allah bes baki heves diyorlar. Hazineyi yağmalıyorlar hamdolsun diyorlar. İhanet ediyorlar başörtüsüne bürünüyorlar. İftira atıyorlar kurban olduğum Allah verdikçe veriyor diyorlar. Sorarım size günahla sevap ne zaman yer değiştirdi. Şeytani emellerle rahmani duruş ne zamandan beri birbirine kavuştu. Beytül mala el uzatanların devlet malına göz koyanların cenaze namazını kılmayan Efendimizi siyasete malzeme yapmak nasıl bir cürettir. Başbakana dört eski bakana ve yandaş taifeye büyük şair Ömer Hayyam ile seslenmek istiyorum...

"İçin temiz olmadıktan sonra hacı hoca olmuşsun kaç para... Hırka tesbih seccade güzel ama Allah kanar mı bunlara"... Şimdi ben de soruyorum size... Milleti kandıranlardan Allah'la aldatanlardan dini mesajları sinsi niyetlerine alet edenden cumhurbaşkanı olur mu?

Damarlarında rüşvetin haram lokması gezen günahın baş aktörüne cumhura baş olmak yakışır mı? Günah denizinde gemicik yüzdürene devletin zirvesi helal midir? Türk milleti ilk defa doğrudan doğruya cumhurbaşkanı seçecek. Erdoğan c.başkanı olma hayaliyle sözde istişareleri harekete geçirerek adaylığını onatmak istemektedir. Hükümetin özgül ağırlığı keten tohumuna dönmüş gözleri nemli ruhu nevrozlu beyni narkozlu üyesi Başbakan'ın yüzde yüz aday olduğunu söylemiştir. Görünüşe bakılırsa Erdoğan kardeşim dediği sayın Gül'e dirsek çevirmiştir. Postu dostluğa tercih etmiştir. 

Bize öyle geliyor ki Başbakan uzatmaları oynuyor. Sayın Gül de Çankaya'da son günlerini geçiriyor. Başbakan Çankaya için kararını vermiş görünüyor. Yandaş ve işporta mantığıyla çalışan kamuoyu araştırma kuruluşları algılar üzerinde oynamak için gün aşırı anket yayınlıyor. Başbakan Erdoğan'ı parlatarak Çankaya podyumuna çıkarmak için bildik taktikleri uygulamaktadır. Medyaya göre Erdoğan C.başkanlığı makamına çoktan oturdu. Uzmanım gazeteciyim diye böbürlenen kim varsa ekranlarda Cumhurbaşkanlığı müşahitliği yapmaktadır. Bu zevat sonucu erkenden belli olmuş bir seçimi nasıl ve hangi yüzle demokratik olarak görmektedir. Henüz takvimi dahi işlemeye başlamamış bir seçimle ilgili böyle olacak şöyle olacak demenin milli egemenliği inkar olduğu hiç mi farkedilmez?

Cumhurbaşkanı seçim sürecinde muhalefetin etkisiz olduğu isnadında bulunanlar acaba bize neyi kabullendirmeye çalışmaktadır? Bizim önerimiz Erdoğan'ın yüzde 51 ile C.başkanı olacağı kanaatinde bulunanlara YSK'nın duyarsız kalmaması ve bugünden yeni Cumhurbaşkanını ilan etmesidir. Bu zavallılara meşgale arıyorlarsa Recep Tayyip Erdoğan'dan yeni bir randevu alsınlar. Bize göre bunların çok yakın zamanda mahcubiyetten başları öne eğilecektir. Muhalefetin adayını merak edenler bizim zaferle çıkacağımızdan ürken ısmarlama aydınlardan başkası değildir. 

MHP herkesi kucaklayacak kimseyi ayırmayan kimseyi dışlamayan iyi yetişmiş ve göz dolduracak çok değerli bir ismi Allah'ın izniyle aziz milletimizle buluşturacaktır. Biz de kendi mekanizmalarımızı çalıştırarak Çankaya'ya en layık adayı tespit etmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede sona yaklaştığımızı açıklamak istiyoruz. MHP kendi adayını çıkaracaktır. Başbakan Erdoğan şayet aday olacaksa Cumhurbaşkanlığı seçim takvimi başlar başlamaz derhal istifa etmelidir. Başbakanlık makamıyla C.başkanlığı adaylığı ahlaken bir arada yürütülemez. Devletin imkanlarını kullanmak adil demokratik rekabetle uyuşmaz. Bize göre Cumhurbaşkanlığı siyasi inat meselesi olmamalıdır. Bilhassa Erdoğan Çankaya hevesinden vazgeçmelidir. Erdoğan 3 dönem engeline takılarak safdışı olacak 71 arkadaşını harcamak yerine kendini dinlendirmeli ve o esnada yolsuzluklar konusunda hakim karşısına çıkmalıdır. Bu 71 kişi siyasete ara veriyor da sen niye onları satıyorsun da aniden dümeni Çankaya'ya kırıyorsun. Dün gömlek değiştirmiştin peki bu gün neyini takas ediyorsun? Alemin akıllısı kurnazı sen misin? Erdoğan boşuna dolduruşa gelmesin çünkü Cumhurbaşkanı olamayacaktır. Çankaya yolları kendisine tıkalıdır. Türk milleit rüşvet ve yolsuzluktan sabıkalı birine Cumhurbaşkanlığını vermeyecektir. 
Erdoğan'ı bir kez daha uyarmak istiyorum. Cumhurbaşkanı devletin başı olarak Türkiye'nin birliğini temsil eder. Bu yüce makama seçilecek şahsiyetin geçmişi siyasi hüviyeti hayati önem taşır. Cumhurbaşkanı olacak kişinin her tür şaibeden uzak ve temiz olması vazgeçilmez ön şarttır. Hakkında çok dosya ve iddia bulunanların aklanmadan bu göreve talip olmaları sözkonusu dahi değildir. Cumhurbşakanlığı yüce divanlık suçlardan kaçma vasıtası olamayacaktır. 

Cumhurbaşkanlığı Çanakkale kıyılarından Dumlupınar'a kadar adım adım büyüyen yenilgileri yırtarak zaferleri doğuran kutlu milli iradenin eşsiz hatırasıdır. Ancak bunu bilen ve hak eden Cumhurbaşkanı olabilir. Tarihte kurulmuş 16 Türk devletinin manevi haklarının temsilcisidir. Türke yabancı ve hasım olandan siz söyleyiniz CUmhurbaşkanı olur mu? Cumhurbaşkanlığı gazi Mustafa Kemal'in 1923'te diktiği şeref payesidir. Yeni istiklal mücadelsi diyerek yolsuzluk çetelerinin istikbalini düşünenden cumhurbaşkanı olur mu?

Sayın Erdoğan fazla sulanma fazla şartlanma fazla havaya girme hem vallahi hem billahi senden Cumhurbaşkanı olmaz. Bu makam sana uymaz. Hiç kimse merak etmesin 10 Ağustos, 29 Ekim'den intikam almak için hayal kırıklığına uğrayacağı gündür. 10 Ağustos'ta olmazsa 24 Ağustos'ta kazanan millet olacaktır. 

MHP her mücadeleyi verecek devletin tepesini ona buna peşkeş çektirmeyecektir.

Bu haber toplam 884 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim