• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Ali Babacan’dan bomba yargı açıklaması

Ali Babacan’dan bomba yargı açıklaması
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yargı konusunda bomba açıklamalar yaptı. Babacan açıklamasında “dışarıdan telkinlere açık bir yargı ile Türkiye orta gelir tuzağına takılabilir” dedi.

Babacan “dışarıdan telkinlere açık bir yargı ile Türkiye orta gelir tuzağına takılabilir. Bunu aşmalıyız. Yeni hakim ve savcılar alacağız, kapasiteyi arttırmak, bağımsız ve tarafsız yargıya hayat vermek için. Yine ciddi bir sorun alanı var, o da bilirkişi. Bilirkişiyi sıfırdan reforme etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, üretime yönelik krediler için yeni uygulamaların olacağını belirterek, "Bankalar üretim ve yatırıma yönelik krediler veriyor. Bunlar için teşvik mekanizmamız olacak. Kredi kanalları ağırlıklı olarak üretim ve yatırımı finanse etmeye yönelsin diye böyle bir mekanizmayı devreye alıyoruz. Özel sektör yatırımları 1 senedir iyi gitmiyor. Durağanlaştı. Özel sektör yatırım harcamaları büyüme temellerinden biri. Şu an özel sektör daha çok üretim ve yatırımı tercih etmeli. Bunun için finans kanallarını o yöne yönlendirmeliyiz. Sanıyorum 1 aya kadar bunu açıklamış oluruz." dedi.

Babacan, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) 10. Kuruluş Yılı Zirvesi’ne konuk oldu. Sabancı Center’da yapılan zirvede ilk olarak dünya ekonomisini yorumlayan Babacan, "Büyüme dünyada güçlü değil. Sürdürülebilir, dengeli büyüme diyemiyoruz. Para ve maliye politikaları adına 2008’den bu yana yapılabilecekler yapıldı. Bundan sonra yapısal reformlar ile daha sürdürülebilir büyüme yakalamak gerekecek." ifadelerini kullandı. Gelişmekte olan ülkeler için yapısal reformun önemli olduğunu anlatan Babacan, "Eğer reform adımları atılırsa işler kolaylaşır, yavaş kalınırsa güçleşir. Yavaş kalınan ülkelerde ekonomi iyiye gitmez." uyarısında bulundu. Zirvede Türkiye ekonomisine de değinen Ali Babacan, şunları kaydetti:

"Türkiye, son 12 senedir önemli dönüşüm gördü. Ama geldiğimiz noktada Türkiye için yapısal reform şiddetli bir ihtiyaç alanı. Kimi temel konularda önemli reformları tamamladık. Bankacılık, sağlık, sosyal güvenlik, kamu maliyesi ile ilgili konular. Bunlarda Türkiye çağ atladı. Borcun milli gelire oranı yüzde 74’ten 33’e geriledi. Sağlık reformumuz şu an Kuzey Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılacak durumda. Sosyal güvenlik reformları orta ve uzun vadede etkili. Yeter ki bunu bozmayalım, parametrelerle oynamayalım, böyle devam ettirelim. Bankacılık en sağlam alanlardan. Bankaların sermaye yeterlilik oranı yüzde 15 bize göre, Basel’e göre yüzde 17-18. Biz daha ihtiyatlıyız. Yine likidite imkanları ve kredi verme iştahı iyi. Bunlar iyi ama rafine etmemiz gereken reform alanları var. Çok sayıda dönüşüm programının üstünde durmalıyız. Kalkınma Planı ve 25 dönüşüm programını açıkladık. Bu programların eylem programını açıklıyoruz. Burada bin 250 eylem planı vardı, bin 350’ye geldi. 25 programın 9’u açıklandı. Bu ay iki paket halinde 8’er paket halinde açıklanacak. Burada neler var? Ne kadar problemli konu varsa her biri var."

"TELKİNLERE AÇIK BİR YARGI İLE TÜRKİYE, ORTA GELİR TUZAĞINA TAKILIR"

"25 konu her şeyi kuşatıyor mu?" diye soran Babacan, şöyle devam etti:

"Hayır kuşatmıyor. Burada iki konu daha var. Yüksek öğretim ve hukuk. Bunlar ile ilgili özel çalışma yapılması gerekiyor. YÖK ve MEB işin o tarafını çalışıyor. Hukuk konusunda Adalet Bakanlığı’nın önemli hazırlıkları var. Biz, çok sayıda hakim ve savcı alacağız. Maalesef önemli bir yüzdenin belli emir-komuta zincirinde çalıştığı görüldü. Yargının bağımsızlığı kadar tarafsızlığı önemli. Evrensel hukuk kanunlarımız ve vicdana göre karar vermeli hukuk. Yoksa dışarıdan telkinlere açık bir yargı ile Türkiye orta gelir tuzağına takılabilir. Bunu aşmalıyız. Yeni hakim ve savcılar alacağız, kapasiteyi arttırmak, bağımsız ve tarafsız yargıya hayat vermek için. Yine ciddi bir sorun alanı var, o da bilirkişi. Bilirkişiyi sıfırdan reforme etmeliyiz. Öte yandan akademik eğitim ile ilgili önemli adım attık. Performans kavramını getirdik. YÖK ve MEB’de direnç oldu. Bize ‘kutsal alan ile performansı bir arada ele almayalım’ dendi. Ama Sayın Başbakan’ın talimatı ile kanuna koyduk. Bundan böyle araştırma görevlisinden profesöre kadar herkesin performansı ölçülecek, gelirin yüzde 20’si ölçümlere bağlanacak. Ölçüm yoksa o kurumdan olumlu başarılı sonuç çıkmaz. Dünyanın 100 üniversitesine bir üniversitemiz giremiyor. Bundan böyle 'Burası kutsal alan maaşı alalım ve çalışalım' yok. Herkes terleyecek, herkes daha iyi olmanın mücadelesini verecek. Öyle rahat gelir alanı yok. Sanayiciler hep rekabet halinde değil mi? İmar ve inşaat konuları var ama o da ayrı. Orada ciddi tedbirler alıyoruz. Yakında açıklayacağız. Orada mini tekel alanları var, buna çare üreteceğiz. Rekabet demek verimlilik demek. Burada rekabet içinde kendini ortaya koyduğun zaman dünyada da başarılı olursun. İşte üniversiteler de öyle olmalı."

Türkiye’nin kamu maliyesi, para politikası ve makro ihtiyati tedbirleri önemle ele alacağını anlatan Başbakan Yardımcısı, şu açıklamalarda bulundu:

"Burada sonuçlar çabuk geliyor. Şu an cari açığı dengeleme çabamız var, sonuçlar geliyor. Yine önlemlerimiz ile iç tüketim daha makul seyrederken, büyüme ağırlıklı ihracattan geliyor. 9 aya baktığımızda büyüme tamamen ihracattan neredeyse. Tarım büyümeyi geri çekti ama bir yerdeyiz. Kredi hacmi süratle büyüyordu, bu durum iç tüketim ile oluyor ve cari açığı arttırıyordu. Şu an kredi hacmi yüzde 15-16 oranında. Çünkü kredi hacmini seçici olarak kontrol altında tuttuk. Çünkü ticari kredilerin, KOBİ kredilerinin önünü açtık, tüketici kredileri ile ilgili tedbir aldık. Şu an ticari kredilerin artışı yüzde 20, KOBİ kredilerinin artışı yüzde 25. Ttüketici kredilerinin artışı yüzde 8-9. Bu arzu ettiğimiz tabloydu. Reklamlar ev, taşıt kredisi ile ilgiliydi, daha evvel. Şu an KOBİ kredileri ile reklamlar ağırlıklı. Bu da iyi. Yani finans kanalları arzu ettiğimiz yönde. Yeni tedbirler var. Ticari krediler iyi ama ithalat yapan şirketin kullandığı krediler de var. Bankalar üretim ve yatırıma yönelik krediler veriyor. Bunlar için teşvik mekanizması hazırlıyoruz. Kredi kanalları ağırlıklı olarak üretim ve yatırımı finanse etmeye yönelsin diye böyle bir uygulamaya gidiyoruz. Özel sektör yatırımları 1 senedir iyi gitmiyor. Durağanlaştı. Özel sektör yatırım harcamaları büyüme temellerinden biri. Şu an özel sektör daha çok üretim ve yatırımı tercih etmeli. Bunun için finans kanallarını o yöne yönlendirmeliyiz. Sanıyorum 1 aya kadar bunu açıklamış oluruz."

Bu haber toplam 510 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim