• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

AK Parti'den CHP'nin çağrısına yanıt!

AK Parti'den CHP'nin çağrısına yanıt!
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP'nin fezleke çağrısı üzerine yaptığı açıklamada "Biz Meclis'ten kaçmayız böyle bir çağrı olursa biz de olumlu yanıt vereceğiz" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP'nin TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırmasına ilişkin, "AK Parti hiçbir zaman Meclis'ten kaçan bir parti olmaz. Orası milletin meclisidir. Ne zaman makul bir zeminde çağrı söz konusu olursa tabii ki biz Meclis'te olacağız. Dolayısıyla muhalefetin Meclis'te toplanması çağrısına biz de olumlu cevap vereceğiz. AK Parti de Meclis'te bulunacak" şeklinde konuştu.

Çelik, Şahsenem Çelik ve Ayten Yumuşak'ın yaptığı 60'a yakın yağlı boya tablonun yer aldığı serginin açılışını yaptı.

Açılışın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, CHP'nin, dört eski bakan hakkındaki fezlekelerin görüşülmesi talebiyle TBMM'yi 18 Mart'ta olağanüstü toplantıya çağırdığını hatırlatması ve "AK Parti toplantı tarihinde Meclis'te olacak mı? Fezlekelerin, soruşturmanın gizliliği çerçevesinde sadece üst yazısının okunacağı, milletvekillerinin bilgisine sunulmayacağı değerlendirmeleri var. Siz nasıl bakıyorsunuz, fezlekeler gizli mi olmalı?" sorusu üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

"Malumunuz yasalarımız gereği 110 milletvekilinin imzası olduğu zaman zaten TBMM toplantıya çağrılabiliyor. CHP'nin de zaten tek başına bu sayısı var. Diğer muhalefet partileriyle birlikte 184'ü bulmak gibi çabaları var, buna da gerek yok. AK Parti, hiçbir zaman Meclis'ten kaçan bir parti olmaz. Orası milletin meclisidir. Ne zaman makul bir zeminde çağrı söz konusu olursa tabii ki biz Meclis'te olacağız. Dolayısıyla muhalefetin Meclis'te toplanması çağrısına biz de olumlu cevap vereceğiz. AK Parti de Meclis'te bulunacak. Fezlekelerin hangi bölümü okunacak, hangi bölümü okunmayacak doğrusunu isterseniz o konuda detaylı bilgiye sahip değilim. TBMM Başkanının, Başkanlık Yönetiminin bu konudaki tavrı nedir onu orada o gün birlikte göreceğiz. Tabii mahkemelerin özellikle bir soruşturmayla ilgili gizlilik kararı olduğu zaman, burası hukuk devletiyse orada azami derecede dikkat edilmesi gerekiyor ama dediğim gibi TBMM'de hangi bölümler okunur, orada nasıl bir tutum ortaya konur onu Meclis yönetimine bırakalım, ben detaylı bilgiye sahip değil. "

-BERKİN ELVAN'IN ÖLÜMÜ

Berkin Elvan'ın ölümü ve ardından çıkan olaylarla ilgili soru üzerine Çelik, genç bir insanın ölümünü büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını dile getirdi.
Ülkede herhangi bir vatandaşın burnunun kanamasının bile kendilerini kedere, üzüntüye boğacağını ifade eden Çelik, kimsenin kimseyi dövmediği, öldürmediği, insanların medeni ölçüler içerisinde farklılıklarını koruyarak medeni ilişkiler içerisinde bulunduğu toplumun herkesin özlemi olduğunu söyledi.

Çelik, Berkin'in vefatından dolayı yaşanan acıyı millet olarak paylaştıklarını belirterek, Elvan'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine de başsağlığı dileğinde bulundu.

Vatandaşların buna tepki göstermesi ve cenazeye katılmasının son derece normal olduğuna işaret eden Çelik, "Ancak böyle bir elim hadiseden yola çıkarak, birilerinin vandalizme yönelmesi, birilerinin bizim Şişli'deki seçim koordinasyon merkezimizi ateşe vermesi, birilerinin polise saldırması, birilerinin itfaiyeciyi linç etmeye çalışması, birilerinin kamu mallarına zarar verme çabası kabul edilemez. Biz acılardan yeni acılar üreten bir toplum olmamalıyız. Acıları paylaşarak hafifletmeliyiz" şeklinde konuştu.

Çelik, Tunceli'de bir polis memurunun şehit olduğunu, İstanbul'daki çatışmalarda da bir kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, şöyle konuştu:

"Bir taraftan Berkin'in ölümüne, Berkin'in böyle acı bir şekilde vefat etmesine üzülürken, bu kederi, bu elemi paylaşırken puslu havadan yararlanmaya çalışan bazı çakallar da ortalıkta maalesef kol geziyor. Genellikle illegal örgütler, kötü niyetliler, ülkede kaos, kargaşa çıkarmaya çalışanlar, provokasyon peşinde olanlar bu tür zamanlarda ortaya çıkarlar ve bu tür hadiseleri kendi emelleri doğrultusunda yönlendirmeye çalışırlar. Biz Müslümanız. Bir Müslüman vefat ettiği zaman onun cenazesine katılmak, onun cenazesinde gereken vecibeleri yerine getirmek bizim asli görevimizdir, olması gerekendir. Ama işin diğer tarafı kesinlikle kabul edilemez."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve diğer siyasi partilerin genel başkanlarının kamuoyunu, toplumu itidale davet ettiğini hatırlatan Çelik, bunu sorumlu tavırlar olarak değerlendirdiklerini söyledi. "Acılar, başka acıları doğurmasın. Acıları protesto ederken, yanlışları protesto ederken başka türlü yanlışların da ortaya çıkmasına zemin hazırlamamalıyız" diyen Çelik, herkesin bu konuda üzerine düşen duyarlılığı gösterirse herhalde böyle hadiselerin bir daha yaşanmayacağını anlattı.

-OBAMA'YA RAPOR SUNULDUĞU İDDİASI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl ABD ziyareti sırasında Başkan Barack Obama'ya rapor sunduğu yönündeki iddialara ilişkin soru üzerine Çelik, böyle bir iddiadan ya da rapordan haberi olmadığını vurguladı.

Bunun sadece bir iddia olduğunu ve doğruluğuna inanmadığını dile getiren Çelik, eğer doğruluğu bulunsaydı haberlerinin olacağını kaydetti.

-KILIÇDAROĞLU'NUN PROVOKASYON İDDİASI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Başbakan Erdoğan ve yakın çevresinin provokasyon hazırlığında olduğunu iddia ettiğinin hatırlatılması üzerine ise Çelik, "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bu duyumları kimden alıyor, hangi kargalar ona haber getiriyor onu bilmiyorum. Kılıçdaroğlu, Sayın Başbakan'ın İsviçre bankalarında parasının olduğuna dair duyumlar almış, hesaplarının olduğuna dair duyumlar almış. Sayın Başbakan da dedi ki iddia sahibi iddiasını ispatlamakla yükümlüdür, görevlidir, mükelleftir. İspat etsin bütün o paraları ona vereyim. Kemal Kılıçdaroğlu, maalesef siyaseti çirkinleştirmeye devam ediyor" dedi.

Türkiye'nin şu anda hayati öneme sahip olan bir seçim atmosferi içinde bulunduğunu belirten Çelik, başından beri seçimin, barış içinde yarış olmasını, karnaval, düğün ve bayram havasında geçmesini istediklerine işaret etti.

Siyasetin dilini çirkinleştiren, sokak dilinden daha öteye taşıyan maalesef bazı söylemlerin bulunduğuna dikkati çeken Çelik, bunları da kınadığını söyledi.

-"HİÇBİR DÖNEM KARGAŞA, KAOS İKTİDAR LEHİNE OLMAZ"

İktidar partisinin ülkede kargaşa yaratacak provokasyonların içerisinde olmayacağını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
"Hiçbir dönem kargaşa, kaos iktidar lehine olmaz. İktidar sükunet ister. Ama biliyorsunuz bizim muhalefetin muhalefet anlayışı, şu komşunun evi yansa da ben de yumurtamı pişirsem anlayışıdır. Bugüne kadar hep böyle olmuştur. AK Parti sorumlu davranmaktadır. Doğuda, Güneydoğu'da BDP'lilere de değişik vesilelerle seslendim. Seçimde bu saldırıları yapmayın. Başka taraflarda maalesef bazı nahoş şeyler meydana geliyor. Kaba kuvveti bir sonuç alma işi olarak görenler genellikle hayvanlardır. İnsanlar daha çok aklıyla sonuç almaya çalışır. Sadece akılsız kuvvet, çok kötü sonuçlara yol açar. Duygularımızı aklımızın önüne geçirmeyelim. Bir de iktidara zarar verelim, hükümete zarar verelim diye kendi ülkemize zarar vermeyelim. Hepimiz bu geminin içerisindeyiz. Gemi su alırsa, gemi batarsa hep birlikte batarız. Birinin süvari kaptan olması, birinin mürettebattan olması, birinin yolcu olması sonucu değiştirmez. Onun için rekabet olsun ama nezaketten mahrum bir rekabet olmasın."

-"KİMSENİN ŞAMAR OĞLANI DEĞİLİZ"

Nezaketten taviz verildiğinde, siyasetten nezaket dili sıyrıldığında vatandaşlara kötü örnek olunacağını vurgulayan Çelik, "Ana muhalefet partisinin, ülkenin Başbakanına söylediği sözleri taşa vursanız taş yarılır. Başbakan sabrediyor, sabrediyor, sabrediyor. Netice itibarıyla o da insandır. Bir yerden ister istemez isyan ediyor. Biz iktidarda olmanın verdiği bir nezaket içerisindeyiz, iktidarda olmak gibi sorumluluğumuz var. Ama iktidardayız diye kimsenin şamar oğlanı falan da değiliz" ifadelerini kullandı.

Muhalefete, seçimleri demokrasi bayramı içerisinde geçirme çağrısında bulunan Çelik, herkesin bu konudaki sorumluluğunu bilmesi gerektiğini söyledi.

Çelik, AK Parti'nin provokasyon içinde olmayacağını, provokasyon içerisinde olanlara iltifat etmeyeceğini, onlara asla prim ve taviz vermeyeceğini bildirdi.

Seçimlere 17 gün kaldığını anımsatan Çelik, önlerinde 2 seçim daha bulunduğunu ve Türkiye'nin artık bunlara alışması gerektiğini kaydetti.

-"HERHANGİ BİR PROBLEM OLMAYACAĞINA İNANIYORUM"

Seçimlerde Çin malı uçan kalemlerle hile yapılacağı iddialarına ilişkin Çelik, seçimin huzur içinde gerçekleşmesi için İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Jandarma Teşkilatı ve bütün yetkili kurumların üzerilerine düşeni yaptığını söyledi.
Çelik, Yüksek Seçim Kurulunun özellikle belirlediği çerçevede, hukuk hakimiyeti altında ve hukukun gözetiminde bu seçimlerin en ufak bir şaibe karışmadan yapılması için ellerinden geleni yaptıklarını kaydetti.

Türkiye'nin seçimler konusunda rüştünü ispatlamış bir ülke olduğuna işaret eden Çelik, 24 saat geçmeden net sonuçlara ulaşabilen seçim sistemiyle Türkiye'nin birçok dünya ülkesine örnek olduğunu belirtti.

Bir haftada, bir ayda, iki ayda seçim sonuçlarını açıklayamayan, kesin sonuçlara ulaşamayan ülkeler olduğunu dile getiren Çelik, Doğu'da, Güneydoğu'da ve Doğu Karadeniz'de saat 16.00'da biten oylamanın, saat 18.00'de üç aşağı beş yukarı gayri resmi sonuçların alınabildiğini anlattı.

Ülke genelinde saat 20.00-21.00 gibi gayri resmi sonuçların alınabildiğini belirten Çelik, vatandaşların bu seçimlerde birden fazla oy kullanacağını bildirdi.

-"TÜRKİYE YÜZÜNÜN AKIYLA BU SEÇİMLERİ SONUÇLANDIRACAK"

Çelik, benzer bir durumun en son 1999'da milletvekili seçimlerinde yaşandığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"O zaman bile bir kargaşa, kaos olmadı. Biz bunların altından yüzümüzün akıyla çıkarız ama yeter ki birileri Türkiye'nin başına çorap örecek bir faaliyet içinde olmasın. Bu ülkenin istihbaratı, polis teşkilatı, jandarma teşkilatı, kurumları, hakimi, savcısı var. Dolayısıyla endişemizi dile getirebiliriz. Birilerinin kötü niyetlerine karşı vatandaşı teyakkuz halinde olmaya, yani uyanık olmaya davet edebiliriz ama vahim bir şey olacakmış gibi vatandaşı beklenti içine sokmak da doğru değildir. Türkiye'nin yüzünün akıyla bu seçimleri sonuçlandıracağını ve millet iradesinin 30 Mart'ta ortaya çıkacağını düşünüyorum ve buna inanıyorum. Herhangi bir problem olmayacağına inanıyorum."

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 363 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim