• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 4 °C

400 kişilik Gezi davası başlıyor

400 kişilik Gezi davası başlıyor
1-17 Haziran arasında Kırklareli Dingiloğlu Parkı önünden trafiğe kapalı olan Karaumur Caddesi güzergahında yapılan yürüyüşlere katılan ve emniyet güçleri tarafından tespit edilen 400 kişi hakkında dava açıldı.

Kırklareli'de 1-17 Haziran tarihlerinde 'Gezi Parkı' eylemlerine destek için trafiğe kapalı yolda yürüyüş yapan yaklaşık 400 kişi hakkında bin 238 dava açıldı. 4 savcı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında toplam 3 bin 700 yıl hapis cezası isteniyor.
1-17 Haziran arasında Kırklareli Dingiloğlu Parkı önünden trafiğe kapalı olan Karaumur Caddesi güzergahında yapılan yürüyüşlere katılan ve emniyet güçleri tarafından tespit edilen 400 kişi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet iddiasıyla dava açıldı. Kırklareli, bu davalarla Gezi olaylarında en çok dava açılan il olurken, 1 kişiye 16 farklı davanın açıldığı tek yer olma özelliğini koruyor. Kırklareli'de Gezi davasının ilk duruşması ise 21 Şubat'ta gerçekleştirilecek.
Öte yandan hazırlanan iddianamede trafiğe kapalı Karaumur Caddesi'nde yapılan yürüyüş için 'trafiğin akışını engellediği' ibaresi yazdığı iddia edildi.

Eğitim -Sen Hukuk Komisyonu'na ulaşan iddianamelere göre, 1 Haziran: 46, 2 Haziran: 105, 3 Haziran: 60, 4 Haziran: 124, 5 Haziran: 67, 6 Haziran: 89, 7 Haziran: 60, 8 Haziran: 60, 10 Haziran: 54, 11 Haziran: 109, 12 Haziran: 117, 13 Haziran: 73, 14 Haziran: 38, 15 Haziran: 54 16 Haziran: 122 ve 17 Haziran'da gerçekleştirilen eylemlerde 60 kişi hakkında dava açıldı. Bazı sanıkların isimleri ise tüm dosyalarda yer aldı.

"İSTANBUL'DA DAHİ BU HUKUK SÜRECİ YAŞANMAMIŞTIR"
Konu hakkında açıklama yapan Kırklareli Eğitim-Sen İl Başkanı Seyfi Meriç, Kırklareli'deki halkın sokağa inmesinin tamamıyla barışçıl eylem ve demokratik hakkını kullanmak olduğunu savunarak, "Halkımızı sokağa ne bir örgüt, ne bir güç, ne de başka bir şey çıkarmamıştır. Kırklareli halkı, ilimizde son derece barışçıl, hiçbir şiddet içermeyen yalnızca, insanların temel demokratik taleplerini ve çocuklarına gençlerine, insanlarına, yurttaşlarına yapılan saldırıya karşı duyarlılığını göstermiştir. Buna karşılık 17 gün süresince yapılan ve 10 binlerce insanın katıldığı tepkilerini yürüyerek gösteren insanlara karşı, ilimizde toplam bin 238 dava açılmıştır. Bu bin 238 dava yaklaşık 400 kişi üzerinden ikame edilmiştir. Ancak sonuç itibariyle benim hakkımda şuan itibariyle daha gelecek olanları bilmiyorum. Benim hakkımda 13 dava açılmıştır. Buna benzer birçok arkadaşımız birden fazla dava ile karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Bu bin 238 davanın karşılığı olarak da toplam 3 bin 700 yıl hapis cezası ve kamu haklarından men talep edilmektedir. Bu bir hukuk garabetidir. Çünkü aslında Gezi olaylarının en yoğun şekilde yaşandığı İstanbul'da dahi böylesine bir hukuk süreci yargılama süreci yaşanmamıştır" ifadelerini kullandı.

"KIRKLARELİ HALKI CEZALANDIRILMAK İSTENİYOR"
Meriç, açıklamalarına şöyle devam etti: "Bu davaların halkımızın sessizleştirilmesi, hiçbir talebi sesli olarak yerine getirememesi, itiraz etmeyen bir toplum yaratmak olgusunda bir mühendislik yaratmak olduğuna inanıyoruz. Çünkü Kırklareli son yapılan anayasa oylamasına da en yüksek oranda 'hayır' diyen illerin başındadır. Belki de Kırklareli halkı bu anlamda da belli bir şekilde cezalandırılmak istenmektedir. Zaten yargılama sürecinin uzun olması, her gün birden çok dava ile karşı karşıya kalınması da insanların belli bir şekilde cezalandırılması anlamına gelmektedir."

"SUÇ OLUŞMAMIŞTIR"
2911 sayılı yasaya göre suçun oluşmadığını savunan Seyfi Meriç, "Suçun oluşması için güvenlik güçlerinin engelleme yapması, eylemcilerin de buna karşı direnmesi veya buna karşı saldırı başlatması ve barikat kurması gerekmektedir. Bunların hiçbiri Kırklareli'de yaşanmamıştır. Eylemler başından sonuna kadar son derece barışçıl ve demokratik anlamda yürütülmüştür. Bu anlamda da 2911 sayılı yasaya dayanarak dahi suçun oluşmadığı kanaatindeyiz. Ancak demokratikleşme paketlerinin açıldığı söylenen bir ortamda, ülkenin daha da fazla demokratikleşmeye ihtiyacı olan bu anda insanların Kırklareli halkının bu anlamda baskılanmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz" diye konuştu.

"BENİM HİÇ İFADEM ALINMADI"
Gezi davalarında 13 dosyada adı geçen ve yargılanacak olan Sedat Evren, kendisinin emniyette hiç ifadesi alınmadığını iddia ederek "13 tane dosya tarafıma tebliğ edildi. Ancak bugüne kadar ne emniyet ne de savcılıkta herhangi bir ifade vermiş değilim. Sadece tebligat elime ulaştı. 21 Şubat'ta ilk duruşma günü mahkemeye giderek ifademi vereceğim. Bunun yanı sıra adımın geçtiği ve eylemlerin gerçekleştirildiği günlerin bazılarında ben yoktum ve eylemlere katılmadım. Buna rağmen dosyalarda adım geçti" ifadelerini kullandı.

Davada adı geçenlerden Mehmet Ali Ataman ise, "Kırklareli'de yaşanan tepki aslında bir başlangıcı oluşturmuştur. Gelinen noktada savcılığın hazırladığı iddianame ile Kırklareli halkının püskürtüleceği yanılgısını herkes yaşayarak öğrenecektir. Suç delillerinde sanık beyanları demektedir, oysa sanık beyanları mevcut değildir. Bir başka iddianamede Karaumur Caddesi trafiğe açık bir alan olarak söylenmiştir, oysaki Karaumur Caddesi trafiğe kapalı olan bir yoldur. Bu trafiğe kapalı olan yolu dahi bilmezmiş gibi, yürüyüşçülerin bu caddeyi trafiğe kapadığı üzerinden bir iddianame oluşturulmaya çalışılmıştır. Yargılanmak istenen Kırklareli halkıdır" dedi.
400 kişinin yargılanacağı dava 21 Şubat günü saat 08.30'da başlayacak.

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 242 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim