• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 28 °C

28 Şubat'ta idamla yargılanmıştı

28 Şubatta idamla yargılanmıştı
28 Şubat sürecinde terör örgütü lideri olduğu iddiasıyla idamla yargılanan, 15 ay tutukluluktan sonra beraat eden Ramazan Kayan, aynı suçlamayla onsekizer yıl hüküm giyen iki arkadaşının yeniden yargılanarak serbest kalacağı günü bekliyor.

Kayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Malatya'nın 28 Şubat sürecinde pilot bölge ilan edildiğini ve çok sayıda insanın yargılandığını söyledi.
Malatya'da üniversite okuyan başörtülü öğrencilerin yaptıkları eylemlere kent halkının da destek verdiğine işaret eden Kayan, "Türkiye'nin her tarafında olduğu gibi sadece gösteriler yapıldı ve herhangi bir suç işlenmedi ama buna rağmen yüzlerce insan acımasızca sorgulandı ve işkenceden geçirildi. Başörtü eylemlerinin yapıldığı gün, Isparta'da konferansta olmama rağmen bu olayın tertipçisi olarak sorgulandım ve beni terör örgütünün dini lideri olarak suçladılar" diye konuştu.

Kayan, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, bir süre imamlık yapmasından dolayı örgütün dini lideri olmakla suçlandığını belirtti.

Kod adı: Ramazan Hoca

Yaşamı boyunca herhangi bir suça karışmadığını savunan Kayan, suç işleyebilme olasılığı nedeniyle uzun yıllar yargılandığını aktardı.

"Malatya'da bir dönem imamlık görevi yürüttüm" diyen Kayan, "Cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianamede imam olarak namaz kıldırmam dayanak gösterilerek, "Ramazan Hoca" kod adıyla terör örgütünün dini lideri yaptılar beni. Bu suçlamalar nedeniyle beni idamla yargıladılar.

Cezaevinde kaldım bir süre, serbest bırakıldıktan sonra tekrar tutuklandım. Bir yıl tekrar cezaevinde kaldım. Bu suçlamalar nedeniyle 15 ayımı cezaevinde geçirdim" ifadesini kullandı.
Kayan, şöyle devam etti:

"İmamlık yapıp, namaz kıldırdım' diye hayali bir terör örgütünün dini lideri yaptılar beni. Malatya halkının tepkisi nedeniyle hayali bir terör örgütü oluşturuldu ve bizler de olasılıklar üzerinden yargılandık. Bu örgütün dini lideri rolünü bana biçtiler ama çok şükür o süreçte önceki anlayışımızı sürdürerek herkesin çektiği zulmü çektik.

'Terör örgütünün dini lideri sensin' dediler ama böyle yapacaklarını anlamıştım. Her türlü psikolojik baskıya maruz kaldım. İşkencelerle toplumu sindirmeye çalıştılar. Bu işin arkasında Batı Çalışma Grubu, onun arkasında da bu toplumu, İslam'ı ortadan kaldırma zihniyeti vardı. Bu konuda çok ciddi bedeller ödedik ama vazgeçmedik çok şükür. Malatya genelinde 300'ün üstünde arkadaşımız tutuklandı. Bursa'da yaşayan kardeşim, 'beni misafir etti' diye ceza yedi."
Arkadaşlarının özgürlüğünü istiyor
Kayan, kendisiyle beraber terör örgütü liderliğiyle suçlanan, onsekizer yıl hüküm giyen Zekeriya Şengöz ve Fahri Memur'un, Yargıtayın cezalarını 2006'da onamasının ardından 7 yıldır cezaevinde yattığını dile getirdi.

28 Şubat sürecinin hedefinde İslami kesimin bulunduğunu öne süren Kayan, "Komünizmin çökmesinden sonra Batı kendine İslamiyet'i düşman seçti. Özellikle direnen ve sorgulayan İslam'ın üzerine gidiyorlar. Türkiye'deki tüm İslami kesimler bu süreçten etkilendi" diye konuştu.
Kayan, idamla yargılandığı dava sürecinde yazdığı kitapların suç unsuru gösterildiğini ileri sürdü.
"28 Şubat sürecinde idamla yargılandım, bu yargılamada yazdığım kitaplar da suç unsuru olarak önüme konuldu" diyen Kayan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu kitaplar, piyasada satılan ve yasaklılar arasında bulunmayan kitaplardı. Buna rağmen suç unsuru olarak kabul edip beni idamla yargıladılar. İstihbarat raporlarını delil kabul eden mahkeme, 'ileride suç işleyebilir' diye beni yıllarca yargıladı. O zamana kadar hiçbir suç eylemim olmadı ama idamla yargılandım.
Suç aletleri kitap olan bir insanın idamla yargılanması kadar saçma bir şey olamaz ama bu durum Türkiye'de zaman zaman yaşandı. İskilipli Atıf Hoca, Şapka Kanunu'yla ilgili yazdığı yazılar nedeniyle idam edildi. Dolayısıyla aynı gelenek, bugün de devam ettiği için fazla şaşırmadım. Alıştık bu tür idamlara. 'Rabbimiz Allah'tır' dediğimiz için terör örgütü lideri olup idamla yargıladılar beni.

'Sadece namaz kıldırdım ve dini toplantılar yapılan bir dernek kurdum' diye terör suçlusu oldum. Şu an Zekeriya Şengöz ve Fahri Memur, bu ikisi de benim kardeşim ve aynı terör suçlamasından dolayı cezaevinde yatıyor. 7 yıldır cezaevindeler. 30 bin kişinin katiliyle aynı kefeye konuldular. Bir karıncayı dahi incitmemiş insanlar, PKK'nın eli kanlı lideriyle aynı suçlamalarla yargılanıyor. Bu kadar üzücü bir durum olabilir mi?"

www.aksiyonhaber.com

Bu haber toplam 464 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aksiyon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02122937548 | Haber Yazılımı: CM Bilişim